YAZARLAR

  • 24 Ağustos 2026, Pazartesi

Ezanın Yankısı Neden Hiç Susmaz? Kozmik Bir Coğrafya Dersi

Kıymetli okurlarımız, bugün sizlerle üzerinde yaşadığımız bu mavi kürenin belki de en etkileyici, en ritmik ve en muazzam "coğrafi senfoniisini" konuşalım istiyorum. Sıkça sorulur: "Ezan neden dünyanın her yerinde hiç susmadan okunur?" Kimi bunu sadece bir inanç meselesi olarak görür, kimi ise sadece bir tesadüf. Oysa bu durumun ardında, Newton fiziğinden küresel jeodeziye uzanan kusursuz bir matematiksel düzen yatmaktadır. Gelin, bu büyüleyici mekanizmayı, bir akademisyen gözlüğüyle, bilimsel temellerine inerek inceleyelim.

  • 23 Ağustos 2026, Pazar

Yapay Zekâ Çağında Eğitim: 16 Yıllık Okuldan Yaşam Boyu Öğrenmeye

Bir zamanlar eğitim hayatının yolu belliydi: İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite… Çocuk yaşta başlayan eğitim yolculuğu, yaklaşık 16-17 yıl sonra bir yüksekokul diploması ile tamamlanır; ardından insanın öğrendikleriyle meslek hayatına devam etmesi beklenirdi.

  • 22 Ağustos 2026, Cumartesi

Yapay Zekânın Dijital Giyotini: Kitap Katliamı ve Kültürel Hafızanın Tasfiyesi

İnsanlık tarihi boyunca medeniyetlerin çöküşü ya da dönüşümü, sıklıkla kütüphanelerin akıbeti üzerinden okunmuştur. İskenderiye Kütüphanesi’nin yakılması, Bağdat’taki Hikmet Evi’nin istilaya uğraması insanlığın hafızasında birer tarihsel trajedi olarak yer eder. Ancak 21. yüzyılın çeyreğinde, dumanı tütmeyen, alevsiz ve son derece "rasyonel" bir kütüphane kıyımıyla karşı karşıyayız. Teknoloji devlerinin kapalı kapılar arkasında yürüttüğü bu soğukkanlı operasyon, dijital geleceğimizi inşa etme vaadiyle insanlığın somut geçmişini giyotine gönderiyor.

  • 21 Ağustos 2026, Cuma

Savunma Sanayisi İnsanlığın Hizmetine Nasıl Dönüştürülebilir? Bölüm VI (Son)

Savaşların görünmeyen yüzünü anlamaya çalıştığımız bu yazı dizisinin son bölümünde artık temel soruya geliyoruz: İnsanlığın güvenliği için geliştirilen savunma sanayisi, aynı zamanda insanlığın refahına hizmet eden bir güce dönüştürülebilir mi?

  • 20 Ağustos 2026, Perşembe

Savaşların Görünmeyen Yüzü: Silah Ekonomisi ve Küresel Savaş Çarkları. Bölüm-V

Bir savaş başladığında bütün dünyanın gözü cepheye çevrilir. Televizyon ekranlarında bombalanan şehirleri, yıkılan binaları, göç etmek zorunda kalan milyonlarca insanı, hayatını kaybeden sivilleri ve askerleri görürüz. Siyasiler savaşın gerekçelerini anlatır, diplomasi masalarında çözüm arayışları sürdürülür.

  • 19 Ağustos 2026, Çarşamba

Dünya Barışı İçin Yeni Bir Küresel Düzen Mümkün mü?  Bölüm-IV

Adaletin Olmadığı Bir Dünyada Kalıcı Barış Mümkün Değildir!İnsanlık tarihi, bir taraftan büyük medeniyetlerin yükselişine, bilimsel ilerlemelere ve teknolojik dönüşümlere sahne olurken; diğer taraftan savaşların, işgallerin, katliamların ve büyük insani trajedilerin izlerini taşımaktadır. 

  • 18 Ağustos 2026, Salı

İslam Dünyası Nasıl Ayağa Kalkabilir? Bölüm-III

Medeniyetler önce zihinlerde yükselir, sonra şehirleri ve kurumları inşa eder. Bir toplumun geleceğini belirleyen en önemli güç; sahip olduğu petrol, maden veya nüfus değil, yetiştirdiği insanın niteliğidir.

  • 17 Ağustos 2026, Pazartesi

Müslüman Coğrafyası Neden Kan ve Gözyaşı İçinde? Bölüm-II

Tarih boyunca medeniyetlerin yükselişi de çöküşü de aynı temel sorular etrafında şekillenmiştir: Bir toplum bilgi üretiyor mu? Adaleti tesis edebiliyor mu? İnsan kaynağını doğru değerlendiriyor mu? Kurumlarını güçlü kılabiliyor mu?

  • 16 Ağustos 2026, Pazar

İnsanlık Tarihi, Savaşlar ve Barışın Zor Yolculuğu. Bölüm-I

İnsanlık, bilimde büyük ilerlemeler kaydetti. Ay'a ayak bastı, Mars'a araç gönderdi, üretken yapay zekâyı geliştirdi, atomun sırlarını çözdü ve dijital çağın kapılarını ardına kadar açtı. Ancak bütün bu teknolojik ve bilimsel başarıların yanında, hâlâ çözmekte zorlandığı temel bir problem var: Barış içinde birlikte yaşayabilmek.

  • 15 Ağustos 2026, Cumartesi

Yeni Bir Yazı Dizisine Başlarken: İnsanlığın En Büyük İmtihanı - Savaş, Barış ve Geleceğin İnşası

Kıymetli Okurlar, İnsanlık tarihi, ne yazık ki büyük oranda savaşların, çatışmaların ve güç mücadelelerinin tarihi olarak yazılmıştır. Kadim medeniyetlerden günümüzün küresel güç sistemine kadar uzanan bu çalkantılı süreçte adalet, merhamet ve kalıcı barış arayışı insanoğlunun en çetin imtihanı olmaya devam etmektedir. Günümüzde ise bu imtihan, özellikle Müslüman coğrafyasında dökülen kan ve gözyaşı, küresel çaptaki adaletsizlikler ve kontrolden çıkan savaş ekonomileriyle hiç olmadığı kadar kritik bir boyuta ulaşmıştır.