Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ve Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi: Cumhuriyet’in Ateşi, Türkiye’nin Geleceği
Cumhuriyet, 1930’lu yıllarda genç ve kararlı bir irade ile ayağa kalkarken, ülkenin kalkınması yalnızca yasalar ve kurumlarla değil; bilgili ve üretken insanlarla mümkündü. İşte bu vizyonun en önemli simgesi olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1937 yılında Ankara’da bir okul kuruldu: Erkek Meslek Öğretmen Okulu, daha sonra Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu ve nihayet Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu olarak tarih sahnesine çıktı. Bu okul, Cumhuriyet’in modernleşme ve sanayileşme ideallerinin en somut temsilcisi ve Türkiye’nin teknik eğitimdeki öncüsü oldu.
Sıradan bir eğitim kurumu değil, bir üretim iradesi, bir medeniyet tasavvuru ve Türkiye’nin geleceğine atılmış bir adımdı. Burada yetişen her öğrenci, sadece teknik bilgi öğrenmekle kalmadı; aynı zamanda kendi sanayisini kurabilecek, kendi fabrikasını yönetebilecek ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlayabilecek bir bilinç kazandı. Şimdi bu değerli kurumu kronolojik olarak inceleyelim.
I. Cumhuriyet’in İlk Meşalesi: 1937-1945
1937… Cumhuriyet hâlâ genç, idealler taze, umutlar büyük. Ankara’nın kalbinde Ulus’ta bir okul yükseliyordu: Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’nun ilk temeli olan Erkek Meslek Öğretmen Okulu. Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle kurulan bu kurum, Türkiye’de mesleki ve teknik ortaöğretime öğretmen yetiştirmek ve Türk sanayiine öncülük etmek üzere açılmıştı.
O yıllarda Türkiye’nin teknik bilgi ve makina üretimi çoğunlukla yurtdışından geliyordu. Ustalık yabancı ellerde şekilleniyordu. Ancak bu okul yalnızca öğretmen yetiştirmekle kalmadı; aynı zamanda Türkiye’nin sanayi vizyonunu ete kemiğe büründürdü. Tesviye, demir ve marangoz bölümleriyle başlayan eğitim, 1941’de elektrik bölümüyle zenginleşti. Atölyeler, derslikler ve öğrencilerin elleri, Cumhuriyet’in sanayi ve üretim ideallerini taşıyan birer simge hâline geldi.
Bu dönemde Türkiye’ye gelen Alman mühendisler ve bilim insanları, okulun inşasında ve atölye tasarımlarında ve eğitimlerinde görev almışlardır. Bu yüksek nitelikli uzmanlar, Ankara’da bir medeniyet ve bilim iradesi inşa ettiler. Hatta Albert Einstein, Türkiye’den vatandaşlık almayı düşünmüş, Nazi Almanyası’ndan kaçan bilim insanlarının Türkiye’de çalışabilmesi için Atatürk’e bir mektup göndermişti. Einstein’ın kendisi doğrudan gelmemiş olsa da, bu girişim Türkiye’ye gelen yaklaşık 190 bilim insanı ve mühendisin yolunu açtı.
II. Sanayi Hamlesi ve Okulun Genişlemesi: 1945-1970
1945-1949 yılları arasında okul, Motor, Model, Döküm, Dülger, Duvarcı, Taşçı, Kalorifer ve Sıhhi Tesisat, Radyo gibi bölümlerle büyüdü. 1948-1949 eğitim-öğretim yılında adı Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu olarak değiştirildi. Bu yeni isim, artık okulun yalnızca meslek öğretmeni yetiştiren bir kurum olmadığını; Türk sanayisine yön vermeyi, öncülük etmeyi ve yüksek teknik bilgi üretmeyi hedeflediğini ifade ediyordu. 1970’lerden itibaren kız öğrencilerin de kabulüyle isim tekrar tabela olarak da değişerek Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu oldu.
Bu okuldan mezun olan öğretmenler, yalnızca ders anlatmadılar; Türkiye’nin üretim kültürünü Anadolu’nun dört bir yanına taşıdılar. İlk buzdolabı üretimi, radyo yayınları, Devrim Otomobili'nin üretimi ve sanayideki öncü fabrikalarda onların imzası vardı. ASELSAN, HAVELSAN, Tofaş, Renault ve Selnikel Soğutma Sistemleri ve Türk Tratör Fabrikası gibi kuruluşlarda emeği geçen teknik öğretmenler, Türkiye’nin kalkınma tarihine yön verdiler.
III. Üniversiteye Katılım ve Teknik Eğitim Fakültesi: 1982-2009
1982’de YÖK’ün kurulmasıyla, Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu, Gazi Üniversitesi çatısı altında Teknik Eğitim Fakültesi adını aldı. Bu dönüşüm, okulun eğitim yelpazesini genişletti ve yüksek teknik öğretmen yetiştirme misyonunu üniversite düzeyine taşıdı. Öğretmen yetiştirmenin yanı sıra, mühendis adaylarını ve bilim insanlarını da eğitme hedefi güçlendi.
IV. Teknoloji Fakültesi ve Modern Mühendislik Eğitimi: 2009-Günümüz
24 Kasım 2009’da, 27416 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kanunla Teknoloji Fakültesi olarak yeniden yapılandırıldı. Fakülte, uygulamalı mühendislik eğitimine odaklanarak Elektrik-Elektronik, Enerji Sistemleri, İnşaat, İmalat, Metalurji ve Malzeme, Otomotiv, Bilgisayar, Ağaçişleri Endüstri ve Endüstriyel Tasarım gibi dokuz mühendislik bölümüyle genç mühendisler yetiştiriyor. Yüksek lisans ve doktora programları ile bilimsel birikim de güçlendirilmiştir.
Bugün bu fakültenin mezunları, yalnızca öğretmen değil; sanayici, akademisyen ve Türkiye’nin üretim hafızasını oluşturan bireylerdir. Savunma sanayisinden otomotive, makine imalatından elektrik-elektroniğe kadar pek çok alandaki başarıların ardında bu okulun yetiştirdiği insan kaynağında hizmetleri vardır.
V. Bir Kurumun Ruhuna Yolculuk
Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ve Teknoloji Fakültesi, yalnızca bir bina değil, bir iradedir. Bir müfredat değil, bir medeniyet tasavvurudur. II. Ulusal Mimarlık anlayışının izlerini taşıyan yerleşke, Alman mühendislerin titizliği ve üstün becerisiyle temelleri atılmış ve inşa edilmiştir. Derslikler, atölyeler, yatakhaneler… Hepsi Cumhuriyet’in sanayi vizyonunun sessiz tanıklarıdır.
Öğrencileri, Atatürk’ün Dolmabahçe’den Ankara Anıtkabir’e taşınması sırasında görev alacak kadar özel bir misyon üstlenmiştir. Bugün de o meşale hâlâ yanıyor; atölyelerdeki kıvılcımlarda, genç mühendis adaylarının gözlerindeki ışıltıda, üretim bantlarındaki kararlı ritimde yaşamaya devam ediyor.
VI. Einstein ve Bilim İnsanlarının Türkiye’ye Katkısı
Albert Einstein’ın Türkiye’ye ilgisi ve bilim insanlarını buraya yönlendirme çabası, ülkenin erken Cumhuriyet döneminde bilimsel ve teknik modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Türkiye’ye gelen Alman mühendisler ve bilim insanları, Erkek Meslek Öğretmen Okulu’nun inşasında, atölye ve dersliklerin tasarımında görev almış, kuruma ve dolayısıyla Türkiye’nin teknik altyapısına katkı sağlamıştır. Einstein doğrudan gelmese de girişimiyle Türkiye’nin bilimsel kapasitesini artıracak bir insan kaynağının Türkiyey’ye gelmesini sağlanmıştır.
VII. 1937’de Yakılan Meşale Hâlâ Yanıyor
Bu okul ve fakültenin köklü mirası, Türkiye’nin teknik vicdanını ve üretim kültürünü şekillendirmiştir. Cumhuriyet’in ateşi burada hâlâ yanıyor. O meşale sönmedi, sönmeyecek. Çünkü Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ve Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Türkiye’nin üretim hafızasının köklerinden gelen, amiral gemilerinden biridir ve her zaman öyle kalacaktır.
Sonuç ve Değerlendirme
Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi’nin kökleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönemlerinde atılan stratejik ve vizyoner adımlara dayanıyor. 1937’de açılan Erkek Meslek Öğretmen Okulu’ndan başlayan yolculuk, ülkenin sanayi ve teknik öğretmen ihtiyacını karşılamanın çok ötesine geçti. Alman mühendislerin katkıları, Einstein’ın Türkiye’ye olan ilgisi ve okulun mezunlarının sanayideki rolü, bu kurumun Türkiye için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Bugün fakülte, mühendislik ve teknoloji alanında modern, uygulamalı ve evrensel bir eğitim sunarken, geçmişin bilgi birikimi ve üretim kültürünü de nesiller arası bir köprü olarak taşımaktadır. Bu okul, bir binadan, bir tabela değişikliğinden ibaret değildir; bir vizyonun, bir iradenin ve Cumhuriyet ideallerinin yaşayan simgesidir.
1937’de yakılan meşale hâlâ yanıyor; genç mühendislerin gözlerindeki ışıltıda, atölyelerdeki kıvılcımlarda, üretim bantlarındaki kararlı ritimde yaşamaya devam ediyor. Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ve Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Türkiye’nin üretim hafızasının köklerinden biri ve ülkenin teknik geleceğinin güvencesidir. Geçmişin mirasını hatırlamak, yalnızca tarih bilmek değil; Türkiye’nin geleceğini anlamaktır.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Ayhan ERDEM - Köşe Yazarı
aerdem@gazeteankara.com.tr
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara DHP- www.gazeteankara.com.tr
Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Diploma Töreni :İsmet İnönü'nün katılım sağladığı, Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu 28. devre mezuniyet töreninden görüntüler https://filmmirasim.ktb.gov.tr/tr/film/erkek-teknik-yksek-retmen-okulu-diploma-treni için bağlantıya tıklayınız.
YORUM YAP