Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ramazan yemekleri, akademik ve idari personelin kaynaşmasına ve üniversite içindeki dayanışmanın güçlenmesine önemli katkı sağladı.
Türkiye’de akademik dünyada iz bırakan bazı isimler vardır ki, onların hikâyesi yalnızca bilimsel çalışmalarla sınırlı kalmaz; aynı zamanda topluma dokunan, ilham veren ve yeni yollar açan bir yaşam öyküsüne dönüşür. İşte bu isimlerden biri de Gazi Üniversitesi’nden bir süre önce emekli olan Prof. Dr. Emin Kuru’dur. Uzun yıllar üniversitelerde bilim üreten, spor psikolojisi alanında Türkiye’de öncü çalışmalara imza atan, uluslararası akademik çevrelerde saygın bir yer edinmiş olan Kuru, yalnızca bir akademisyen değil; aynı zamanda vizyoner bir eğitimci ve üretim kültürünü savunan bir düşünce insanıdır.
Ortadoğu’da bugün yaşanan gerilimleri yalnızca güncel gelişmelerle açıklamaya çalışmak, büyük resmi gözden kaçırmak anlamına gelir. Özellikle ABD, İsrail ve İran arasında giderek sertleşen jeopolitik rekabeti anlamak için 1990’ların ortasında hazırlanan Clean Break (Temiz Kopuş) doktrinine bakmak gerekir. Çünkü bu proje yalnızca bir strateji metni değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun son otuz yılını şekillendiren zihinsel bir haritadır.
28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve artık fiilî bir savaş niteliği kazanan İran-ABD-İsrail çatışması, yalnızca üç aktör arasında cereyan eden bir askerî hesaplaşma değildir. Bu savaş, küresel sistemin kırılgan fay hatlarını harekete geçiren çok katmanlı bir jeopolitik sarsıntıdır. Bir yönüyle bölgesel güç mücadelesi, diğer yönüyle enerji güvenliği savaşı, daha derinde ise yeni dünya düzeninin sınandığı bir eşiktir.
Uluslararası ilişkiler tarihinin bazı kırılma noktaları vardır ki, etkileri yalnızca gerçekleştiği dönemi değil, sonraki on yılları da derinden şekillendirir. 2003 yılında başlayan ve küresel siyasetin yönünü değiştiren Irak Savaşı, bu kırılma noktalarından biridir. Bugün Avrupa siyasetinde yapılan birçok değerlendirme, bu savaşın sonuçlarının hâlâ uluslararası sistem üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.
Prof. Dr. Enver Hasanoğlu için düzenlenecek veda töreni, onu sevenlerin, öğrencilerinin ve meslektaşlarının son görevlerini yerine getireceği anlamlı bir buluşma olacaktır. 9 Mart 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da Gazi Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindeki Mimar Kemaleddin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek anma töreninin ardından, merhum hocamız Gölbaşı Mezarlığı Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Gölbaşı Mezarlığı’nda ebedî istirahatgâhına uğurlanacaktır.
Değerli Gazete Ankara Okurları, Ortadoğu’daki çatışmaları yalnızca askeri hamleler, enerji politikaları ya da diplomatik gerilimlerle açıklamak çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Günümüz siyasetini doğru anlayabilmek için, bu çatışmaların arka planında yer alan tarihsel hafızayı, dini sembolleri ve ideolojik anlatıları da dikkate almak gerekir. ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimler ve zaman zaman savaşa dönüşen krizler, görünürdeki stratejik çıkarların ötesinde, bu derin tarihsel ve inanç temelli unsurların etkisiyle şekillenmektedir.
Hayat, kimi zaman sessiz ama derin izler bırakan insanların hikâyeleriyle anlam kazanır. Bugün, sevgili Rektörümüz ve değerli büyüğümüz Prof. Dr. Enver Hasanoğlu Hocamızı kaybetmenin tarifsiz hüznünü yaşıyoruz. Kerkük’ten başlayıp Gazi Üniversitesi’ne, oradan dünyaya uzanan bir yaşamın sahibi olan hocamız, yalnızca bir akademisyen ya da hekim değildi; O, insanlığa adanmış bir ömrün somut örneğiydi.
Küresel jeopolitiğin bugünkü seyrine yakından bakıldığında, yalnızca enerji yollarının değil; su ve gıda güvenliğinin de giderek stratejik güç unsurlarına dönüştüğü açıkça görülmektedir. Orta Doğu’da son yıllarda yaşanan gelişmeler, özellikle Körfez bölgesinin altyapı bağımlılıklarının ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu yeniden gözler önüne sermektedir. Bu çerçevede İran’ın geliştirdiği stratejinin yalnızca askeri hedefleri değil, aynı zamanda ekonomik ve altyapısal zayıflıkları da kapsayan çok katmanlı bir yaklaşım içerdiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bölgemizdeki güç dengeleri, tarihsel ve mezhepsel eksenler üzerinden şekillenmekte, İran ise hem ekonomik hem de askeri kapasitesi ile bu dengelerin belirleyici aktörlerinden biri olmaktadır. Ancak olası bir senaryoda İran’ın ekonomik ve askeri olarak "zayıflatılması" veya “imha edilmesi", sadece İran’ı değil, Türkiye başta olmak üzere çevresindeki tüm ülkeleri çok boyutlu bir belirsizlik ortamına sokacaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin çıkarlarını ve risklerini anlamak, bölgesel stratejilerin doğru kurgulanması açısından kritik önem taşımaktadır.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.