Teknolojinin hızla gelişmesi, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması Dünyada yönetişim modelleri konusunda yeni anlayış ve konseptleri ortaya çıkarmıştır. Bunlardan biri de yapay devletler kavramıdır. Bu yapıların izlerini son yıllarda daha derin bir şekilde hissetmekteyiz.
Yapay devletler ve yeni yönetişim modelleri, klasik ulus-devlet yapısının, dijitalleşme ve merkeziyetsizlik dalgasıyla dönüşümünü ifade etmektedir. Bu kavramlar, özellikle genç kuşaklar ve teknolojiye yatkın toplumlar arasında daha fazla ilgi görmektedir. Bu başlık altında öne çıkan ana noktaları ele alırsak:
111’inci Yıldönümünde Çanakkale Zaferi Gazi ve Şehitlerine İthaf Olunur
Çanakkale Zaferi, yalnızca bir askeri başarı değil; Türk milletinin vatan savunmasında gösterdiği iman, fedakârlık ve direniş iradesinin dünya tarihine kazınmış en büyük destanlarından biridir.
Sevgili okurlarım, yaklaşık 12-13 yıl önce Gazi Üniversitesi'nde ve Üniversite Sanayi İşbirliği çerçevesinde verdiğim seminerlerde sıkça dile getirdiğim, halen de ülkemiz için önemini artırarak devam eden Türkiye Orta Gelir Tuzağı konusunu önümüzdeki birkaç yazı dizisi ile ele almak, kamuoyunun dikkatini çekmek için bu yazıyı ele aldım.
Hatırlatma Notu
Bu yazı dizisinin ilk bölümünde emeklilerin sahip olduğu bilgi ve tecrübe birikiminin topluma kazandırılması fikrini ele almış ve “Hobi Atölyeleri” modelini bir öneri olarak gündeme getirmiştik. İkinci bölümde dünyada uygulanan aktif yaşlanma politikalarına, üçüncü bölümde ise Türkiye’de emekliliğin sosyolojik ve psikolojik boyutlarına değinmiştik.
Günlük hayatın içinden gözlemlediğim küçük ama anlamlı değişimler, bizi fark etmeden yalnızlaştırıyor. “Yalnızlaşıyoruz”, kaleme aldığım bu satırlarda, kaybetmeye yüz tuttuğumuz değerleri ve yeniden hatırlamamız gereken insani bağları anlatan bir çağrı niteliği taşıyor.
Protokol; kamusal yaşamda, törensel ve biçimsel davranış kuralları bütünüdür. Resmi ve diplomatik törenlerde, resmi ilişkilerde ve toplumsal yaşamda uyulması gereken kurallardır. Kamusal yaşamda törensel ve biçimsel davranış kuralları bütünüdür.
Ortadoğu’da tırmanan İran-İsrail/ABD gerilimi, sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel güç dengelerini yeniden şekillendiren bir kırılma noktasıdır. Türkiye ise bu ateş çemberinin tam ortasında hem diplomasi hem caydırıcılık arasında hassas bir denge kurmaya çalışmaktadır.
Ortadoğu’da savaşların başlangıcı çoğu zaman dramatiktir; buna karşın bitişleri genellikle sessiz, karmaşık ve eksik olur. Günümüzde İran ile ABD ve İsrail ekseninde şekillenen çatışma da klasik bir askeri mücadeleden ziyade çok katmanlı bir güç rekabetine işaret etmektedir. Bu tür krizlerde belirleyici olan yalnızca sahadaki askeri hamleler değil; bu hamlelerin ekonomik maliyetleri, siyasi yansımaları ve uluslararası sistemde yarattığı dalgalardır. Nitekim Buşehr Nükleer Santrali çevresinde gözlemlenen tahliyeler ve Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın uyarıları, çatışmanın yalnızca bölgesel bir denklem olmadığını, küresel hassasiyetleri doğrudan etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır.
Tıpta yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamaları hızla gelişiyor. Peki Türkiye bu dönüşümün neresinde? Akademi, sağlık sistemi ve teknoloji üretimi bu değişime ne kadar hazır?
Kadınların 3. Vardiyasına Çözüm Tradwife’lık mı?
Modern toplumda çalışan kadınların görünmeyen emeği olarak tanımlanan “üçüncü vardiya”, iş hayatı ile aile yaşamı arasındaki görünmeyen zihinsel yükü ifade ediyor. Bu yazımızda, kadınların hayatındaki bu görünmez sorumluluk alanını ve son dönemde tartışılan “tradwife” akımını insan ve toplum perspektifinden ele alıyoruz.
İnsan, varoluşsal bir dürtüyle tabiatın tınılarını anlamlandırma ve bu tınılar üzerinden "Mutlak Olan" ile bağ kurma arayışındadır. Bu analizde, müziğin sadece estetik bir olgu değil, aynı zamanda ruhun tekamülünde ve yaratıcıya ulaşma çabasında temel bir "transandantal" (aşkın) araç olduğu tezi felsefi ve irfani perspektiflerle incelenecektir.
Ramazan Bayramı, Türk kültüründe dini bir bayram olmanın ötesinde güçlü bir gastronomik hafızanın yeniden canlandığı özel bir zaman dilimidir. Bayram sofraları; kimliğin, geleneğin, aile bağlarının ve toplumsal aidiyetin yeniden üretildiği kültürel sahnelerdir. Türk mutfağı açısından bakıldığında Ramazan Bayramı, sürdürülebilir gastronomi, kültürel miras ve duyusal hafıza kavramlarının kesiştiği en önemli dönemlerden biridir.
Gelecek hiç bu kadar belirsiz olmamıştı.
Dünyanın dört bir yanında savaşlar, ekonomik kırılganlıklar, göçler ve iklim krizleri yaşanıyor. Artık bir sabah uyandığımızda dengelerin değiştiğini, haritaların yeniden çizildiğini görebildiğimiz bir çağdayız. Haberler yalnızca bilgi vermiyor; kaygı üretiyor, huzursuzluk yayıyor ve geleceğe dair güven duygumuzu sessizce aşındırıyor.
1915’te dünyanın en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı’na geldiğinde hesap basitti: İstanbul’a ulaşmak ve Osmanlı’yı tarihten silmek. Ancak hesaba katılmayan bir gerçek vardı; vatan toprağından doğan kahramanlar, Nusret’in döktüğü mayınlar ve milletin sarsılmaz direniş iradesi. Çanakkale’de yazılan bu destan, yalnızca bir deniz zaferi değil, bir milletin yeniden doğuşunun da hikâyesiydi.
Değerli Gazete Ankara Okurları,
Geçtiğimiz yazılarda Türkiye'nin yaratıcı enerjisini doğru yönlendirdiğimizde, sanat ve teknolojinin kesişiminde büyük fırsatlar doğduğundan bahsetmiştim. Oyunlarımız dünya listelerine giriyor, tasarımlarımız uluslararası vitrinlerde yer buluyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı ekonomik ve diplomatik güce dönüştürmek için hâlâ kurumsal bir özgüvene ve yapısal vizyona ihtiyacımız var.
İslam düşüncesinde “kul hakkı” kavramı, bireysel sorumlulukların ötesinde toplumsal düzenin temelini oluşturan bir ilke olarak karşımıza çıkar. Kur’an-ı Kerim’de adaletin tesisine yönelik emirler, Hz. Peygamber’in hadislerinde kul hakkının affedilmezliği vurgusu ve tasavvuf geleneğinde vicdan muhasebesi, bu kavramın çok boyutlu bir şekilde ele alınmasını gerekli kılar. “Ateşten gömlek” metaforu ise, kul hakkının ağırlığını ve yakıcılığını sembolik bir dille ifade eder.
Ortadoğu’da yükselen askeri gerilim, yalnızca bölgesel güvenliği değil; enerji piyasalarını, tarım maliyetlerini ve küresel ekonomik dengeleri de doğrudan etkiliyor. İran’a yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan bu tablo, uluslararası güç merkezlerinde farklı ekonomik ve siyasi tartışmaları da beraberinde getiriyor.
İnsan ilişkilerinde küçük dokunuşlar, büyük sonuçlar doğurur
Günlük hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen nezaket, aslında insan ilişkilerinin temel belirleyicisidir.
Günlük hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen nezaket ve iletişim biçimleri, insan ilişkilerinin kalitesini doğrudan etkiler. Bu yazı, nezaketin ve doğru iletişimin bireyler ve toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekmek üzere kaleme alınmıştır.
Türkçe, İngilizce ve Fransızca karşılıklarıyla hazırlanan “Deniz Hukuku Terminoloji Listesi”, uluslararası hukuk, denizcilik ve akademik çalışmalar için referans niteliğinde kapsamlı bir kaynak olarak dikkat çekiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da toplanan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısının ardından bölgedeki çatışma süreci ve Türkiye ekonomisine etkileri üzerine kapsamlı açıklamalarda bulundu. Özel, dış politikada Trump ve Netanyahu ikilisini hedef alırken, iç politikada "19 Mart darbesi" olarak nitelendirdiği sürecin ekonomik yıkımına karşı acil önlem paketini açıkladı.
2026 yılının ilk aylarında İHA pilotluğu için yapılan başvurular yüzde 236 artarak 54 bin 75’e ulaştı. Artan talep, Türkiye’de sivil havacılık ve teknoloji odaklı yeni kariyer alanlarının hızla genişlediğini ortaya koyuyor.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.
ASO Başkanı Ardıç: “Bilimi ve teknolojiyi yalnızca ithal eden değil, bizzat üreten bir ülke olmak zorundayız”