CUMARTESİ OKUMALARI NO:7 Merkez Kampüste Bir Merkez: Gazi’de Geleceği Yakalamanın Vakti
Ankara Üniversitesi’nin araştırma, inovasyon, teknoloji transferi, yapay zekâ ve dijital dönüşüm odaklı birimlerini “ANKARAİM” çatısı altında birleştirerek yeni merkezini hizmete açması, Ankara ekosistemi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Bu tür yapılanmalar, yalnızca fiziki bir mekânın devreye alınması değil; kurumsal kapasitenin tek bir hedef doğrultusunda eşgüdümle işletilmesi anlamına geliyor.
Bu vesileyle, benzer bir bütünleşik yaklaşımın Gazi Üniversitesi özelinde de ele alınmasının yararlı olacağı kanaatindeyim. Zira Gazi Üniversitesi’nin merkez kampüsünde, Teknoloji Fakültesi yerleşkesinde böylesi bir yapılanmaya ilişkin görüşlerimizi ve çeşitli dönemlerdeki çabalarımızı hatırladığımda; bugün geldiğimiz noktada konunun yeniden, daha sistematik bir çerçevede değerlendirilmesine ihtiyaç olduğu açıkça görülüyor.
Yazmak, konuşmak ve kurumsal hafıza
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’nda aralıklı olarak bu konuları gündeme taşıyoruz. Kimin ne ölçüde takip ettiği her zaman görünür olmayabilir; ancak bizi izleyen 1 milyon 280 bin + tekil okur kitlesi ve gelen geri bildirimler, bu tartışmaların kamuoyu ve paydaşlar nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu da, üniversite–sanayi–toplum etkileşimine ilişkin fikirlerin kurumsal hafızada canlı tutulmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Neden “bütünleşik” bir merkez?
Günümüz rekabet ortamında üniversitelerden beklenti; araştırma çıktılarının yalnızca yayınla sınırlı kalmaması, aynı zamanda ürüne, sürece, toplumsal faydaya ve ticarileşebilir değere dönüşmesi yönünde şekilleniyor. Bu dönüşüm, tekil ve dağınık girişimlerle değil; disiplinler arası iş birliğini kurumsal olarak güvence altına alan bütünleşik yapılarla daha sağlıklı yürütülebiliyor.
Bu çerçevede, Gazi Üniversitesi merkez kampüsünde, Teknoloji Fakültesi yerleşkesini de kapsayacak şekilde; Ar-Ge, ürün tasarımı, inovasyon, teknoloji yönetimi, teknoloji transferi ve dijital dönüşüm unsurlarını aynı çatı altında bir araya getiren bir “Bütünleşik Merkez” modelinin değerlendirmeye alınması gerektiğini düşünüyorum.
Burada vurgulamak istediğim husus şudur: “Merkez” ifadesi yalnızca bir tabelayı değil, etkin bir işleyiş mimarisini anlatmalıdır. Başarının anahtarı; doğru yönetişim, doğru süreçler ve ölçülebilir çıktılarla desteklenen bir yapı kurmaktır.
Birleştirilmesi önerilen ana bileşenler
Bütünleşik bir yapılanmanın, en azından aşağıdaki eksenlerde koordinasyonu sağlaması hedeflenebilir:
- Ar-Ge ve ürün geliştirme: Fikirden prototipe ve doğrulamaya uzanan düzenli süreç yönetimi
- Ürün tasarımı ve kullanıcı odağı: Ürünün tercih edilirliğini güçlendiren tasarım ve deneyim yaklaşımı
- İnovasyon ve ticarileştirme: Akademik çıktının sanayiyle buluşması, girişimleşme ve lisanslama süreçleri
- Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları: Ürün ve süreçlerde veriye dayalı iyileştirme ve yeni değer alanları
Bu yaklaşım, hem üniversite içindeki uzmanlıkların birbirini beslemesini kolaylaştıracak hem de sanayi paydaşlarının üniversiteye “tek kapıdan” erişimini mümkün kılacaktır.
Zaman faktörü ve dönüşümün hızı
Çağımızda teknolojik değişim ve dönüşüm hızı çok yükseldi. Günlük değişim ölçeğini öngörmek her geçen gün zorlaşıyor. Bu değişimin yıkıcı etkiler doğuracağına dair güçlü işaretler var; kurumları nasıl etkileyeceğini ise büyük ölçüde kurumların adaptasyon kabiliyeti belirleyecek.
Dolayısıyla üniversitelerde özgün ve yenilikçi yapılanmaların; uzun vadeli niyet beyanlarıyla sınırlı kalmadan, kısa ve orta vadeli uygulanabilir planlarla hayata geçirilmesi önem taşıyor. Bu noktada, karar süreçlerinin veri ve göstergelerle desteklenmesi (trend analizleri, yetkinlik haritaları, öncelikli teknoloji alanları vb.) sürecin kalitesini artıracaktır.
İşleyiş için önerilen temel ilkeler
Böyle bir merkezin “etki üreten” bir yapıya dönüşebilmesi için aşağıdaki ilkeler yol gösterici olabilir:
- Portföy yaklaşımı: Projelerin stratejik öncelik, etki ve uygulanabilirlik kriterleriyle seçilmesi
- Prototipleme ve test kapasitesi: Hızlı dene–öğren döngülerinin mümkün kılınması
- Üniversite–sanayi eşgüdümü: Ortak proje geliştirme ve uygulama mekanizmalarının kurulması
- Öğrenci katılımı: Öğrencilerin yalnızca izleyen değil, üreten ve geliştiren aktörler olarak sürece alınması
- Ölçüm ve izleme: Patent, prototip, ticarileşme, iş birliği, verimlilik gibi çıktılara dayalı performans izleme
Son değerlendirme
Gazi Üniversitesi’nin akademik birikimi, öğrenci potansiyeli ve Ankara’nın güçlü sanayi ekosistemi; bütünleşik bir merkezin kısa sürede anlamlı sonuç üretmesi için önemli bir avantaj sunuyor. Bu nedenle, merkez kampüs ve Teknoloji Fakültesi yerleşkesi odağında böyle bir yapılanmanın; ilgili birimler ve paydaşlarla birlikte değerlendirilmesini, kurumsal stratejiyle uyumlu bir yol haritasına bağlanmasını ve mümkün olan en kısa sürede somut adımlara dönüştürülmesini önemli görüyorum.
Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Gazi Üniv. Öğr. Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
Kurucu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
YORUM YAP