YAZARLAR

  • 20 Mart 2026, Cuma

Kul Olmanın Hakiki Anlamı: Kalabalıkta Kaybolmak mı, Hakikatte Yalnızlaşmak mı?

Değerli Gazete Ankara okurlarımız ve sevgili halkımız; Ramazan ayının manevi iklimini geride bırakırken, kalplerin arındığı, gönüllerin yumuşadığı ve insanın kendisiyle yüzleştiği müstesna bir zaman dilimini daha uğurluyoruz. Bayram ise yalnızca bir sevinç günü değil; kırgınlıkların son bulduğu, dargınlıkların yerini muhabbetin aldığı, kardeşliğin ve merhametin yeniden yeşerdiği bir diriliş anıdır. Bu kutlu zaman dilimi, bizlere yalnızca ibadetle değil, aynı zamanda affetmekle, bağışlamakla ve yeniden gönül köprüleri kurmakla insan olmanın derin anlamını hatırlatır.

  • 19 Mart 2026, Perşembe

Hürmüz Boğazı, Küresel Güç Dengesi ve ABD Hegemonyası Üzerine Bir Değerlendirme

Küresel sistemin jeopolitik mimarisinde “dar geçitler” (chokepoints-küresel ticaret, enerji nakli ve askeri stratejiler için hayati önem taşıyan, trafiğin yoğunlaştığı dar deniz boğazları, kanallar veya stratejik kara geçitleridir), büyük güç rekabetinin en kırılgan ve en stratejik alanlarını teşkil eder. Bu bağlamda Hürmüz Boğazı, yalnızca bölgesel bir enerji koridoru değil; küresel ekonomik düzenin sürekliliği açısından kritik bir düğüm noktasıdır. Dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin bu dar geçitten taşındığı düşünüldüğünde, burada yaşanacak herhangi bir kesinti, zincirleme etkilerle küresel ekonomiyi sarsma potansiyeline sahiptir. Bu tür bir kırılganlık, enerji ithalatçısı ülkeler açısından yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir risk alanı yaratır. Bu çerçevede Türkiye gibi dışa bağımlı ekonomiler için mesele, salt arz güvenliği değil; aynı zamanda bu tür şoklara karşı sistemik dayanıklılık geliştirme kapasitesidir.

  • 18 Mart 2026, Çarşamba

Çanakkale: 18 Mart 1915’de Yazılmış Destan

İnsanlık tarihinin en derin acılarla, en büyük cesaretlerle yoğrulmuş sahnelerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 111. yılını idrak ederken, aslında yalnızca bir tarihi anmıyoruz; bir milletin kalbinde hiç sönmeyen ateşi, nesiller boyu yankılanan bir haykırışı yeniden hissediyoruz. 18 Mart 1915’te denizin serin sularında başlayan o büyük mücadele, kısa sürede toprağın bağrına taşınmış; her karışında gözyaşı, her zerresinde umut taşıyan bir destana dönüşmüştür. Bu destan, Türk milletinin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının, hiçbir kuvvet karşısında eğilmeyen iradesinin en güçlü nişanesidir.

  • 18 Mart 2026, Çarşamba

Üreten Toplum mu, Diploma Toplumu mu? Türkiye’de Meslek Liseleri Üzerine bir Değerlendirme

Bir milletin kalkınma hikâyesi, sadece üniversite amfilerinde değil; atölyelerin talaş kokusunda, torna tezgâhlarının ritminde, elektrik panolarının tıkırtılarıyla yazılır. Ne var ki Türkiye’de meslek liseleri uzun yıllardır hak ettiği değeri görememekte; adeta eğitim sisteminin “üçüncü ligi” olarak konumlandırılmaktadır. Oysa yıllar önce dile getirilen “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” ifadesi, bu okulların yalnızca bir eğitim tercihi değil, doğrudan doğruya ülkenin kalkınma stratejisinin temel unsuru olduğunu vurgulamak için ortaya konulmuş güçlü bir toplumsal çağrıdır. Çünkü mesele yalnızca okul türü değil; üretim gücü, sanayi kapasitesi, teknolojik bağımsızlık ve ekonomik sürdürülebilirlik meselesidir. Bu algı, dolayısıyla yalnızca pedagojik bir sorun değil; aynı zamanda ekonomik, kültürel ve stratejik bir meseledir.

  • 17 Mart 2026, Salı

Şule Gürbüz: Zamanın İçinde Düşünen Bir Yazar

Değerli Gazete Ankara okurları,Bugün sizlere Türk edebiyatının çok değerli ve çok yönlü isimlerinden birini tanıtmak istiyorum. Türk edebiyatında bazı yazarlar vardır ki yalnızca kaleme aldıkları eserlerle değil, aynı zamanda hayat tarzları, düşünce dünyaları ve entelektüel duruşlarıyla da dikkat çekerler. İşte Şule Gürbüz bu nadir ve özgün isimlerden biridir.

  • 16 Mart 2026, Pazartesi

Kalpte Taşınan Sır ve Neyin Feryadı: Bir Tasavvuf Menkıbesi

Bir gün, uzak zamanların bir sabahında, Hz. Ali, Peygamber Efendimiz’i düşünceli ve hüzünlü bir hâlde görür. Yüzünde sıradan bir üzüntü yoktur; derin bir hakikatin ağırlığı vardır. Bu manzara, dostu Hz. Ali'nin kalbinde merak ve endişe kıvılcımları yakar.

  • 15 Mart 2026, Pazar

Savaşın Gölgesinde: Küresel Satrançta Çin Hamlesi

Dünya bugün aynı anda birçok krizle karşı karşıya görünüyor: Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor, Avrupa güvenlik kaygılarıyla sarsılıyor, Latin Amerika’da siyasi krizler yaşanıyor, Pasifik’te ise askeri rekabet giderek sertleşiyor. İlk bakışta bu gelişmeler birbirinden bağımsız olaylar gibi görünebilir. Ancak küresel strateji perspektifinden bakıldığında bu krizlerin çoğu, uluslararası sistemde giderek belirginleşen daha büyük bir güç mücadelesinin farklı cepheleri olarak da okunabilir. 21. yüzyılın jeopolitiği, aslında küresel satranç tahtasında yapılan büyük hamlelerin yavaş yavaş ortaya çıktığı bir dönemi işaret etmektedir.

  • 14 Mart 2026, Cumartesi

Üç Büyük İlahi Dinin Mesajları ve İnsanlığın Unuttuğu Sorumluluk

İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, göçlerin ve siyasal dönüşümlerin tarihi değildir. Aynı zamanda insanın hakikat arayışının, yaşadığı dünyayı anlamlandırma çabasının ve ilahi mesajlarla kurduğu ilişkinin de tarihidir. Bu bağlamda üç büyük ilahi dinin temel referansları olan kutsal kitaplara baktığımızda aslında son derece açık ve yalın mesajlarla karşılaşırız.

  • 13 Mart 2026, Cuma

Bir Âlimin Ardından: Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın Aziz Hatırasına

Bugün 13 Mart 2026, Cuma, Türk tarihçiliğinin mümtaz simalarından biri olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini büyük bir hüzün ve derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyoruz. İlmin vakarını, kültürün zarafetini ve tarih şuurunun derinliğini şahsında mezceden bu büyük mütefekkirin aramızdan ayrılışı, yalnızca akademi dünyası için değil, aynı zamanda milletimizin kültür ve düşünce hayatı için de telafisi güç bir kayıp olmuştur.

  • 13 Mart 2026, Cuma

Arap Dünyası Aynı mı Düşünür? Kimlik, Çıkar ve Jeopolitik Gerçeklik

Ortadoğu söz konusu olduğunda en sık yapılan hatalardan biri, geniş toplulukları tek bir iradeye, tek bir zihne ve tek bir stratejik akla indirgemektir. “Araplar ne düşünüyor?” sorusu da bu indirgemeci yaklaşımın tipik bir örneğidir. Oysa Arap dünyası; farklı tarihsel tecrübeleri, mezhepsel dağılımları, ekonomik kapasiteleri ve güvenlik kaygıları barındıran çok katmanlı bir siyasal coğrafyadır.