YAZARLAR

G[A]
G[A]
28 Mart 2025 Cuma, 08:00

Türkiye'de Üretken Yapay Zekâ’yı Ön Plana Çıkarmak: Yaygınlaştırmak için Yol Haritası

Geçtiğimiz son on yılda, Üretken YZ (Üretken Yapay Zekâ), niş bir teknolojiden dünya çapında endüstri kuruluşlarını yeniden şekillendiren dönüştürücü bir güce dönüşmüştür. Gelişen teknoloji ekosistemi ve iddialı dijital (sayısal) dönüşüm hedefleriyle Türkiye, büyük bir yapay zekâ dönüşümünün eşiğinde duruyor. Ancak, yapay zekâ araştırmalarına olan ilginin artmasına rağmen, Üretken YZ yeterince keşfedilmemiş ve yeterince kullanılmamaktadır. Bu boşluğu kapatmak için, Türkiye'de Üretken YZ çalışmalarını yaygınlaştırmak için üniversiteler, endüstri kuruluşları ve devletimiz tarafından ortak çabalar sarf edilmelidir. Bunun için öncelikle yapay zekânın ülkemizdeki durumunu incelemek gerekir.

Türkiye'de Yapay Zekâ'nın Mevcut Görünümü

Türkiye, TÜBİTAK ve önde gelen üniversiteler gibi kurumların araştırma girişimlerine öncülük etmesiyle yapay zekâ konusunda kayda değer ilerlemeler kaydetmiştir. Ancak, ülkemizdeki yapay zekâ ilerlemelerinin çoğu otomasyon, bilgisayarlı görme ve veri analitiği gibi uygulamalı yapay zekâya odaklanıyor. Metin, görüntü, müzik ve hatta kod oluşturan teknolojiler olan Üretken YZ henüz ana akım olarak ilgi görmemiş durumdadır. Bu gecikmenin en önemli nedenlerinden biri, Üretken YZ’ye adanmış sınırlı sayıda uzmanlaşmış araştırma programlarının olmasıdır. OpenAI ve Google DeepMind gibi kurumların gelişmeleri ve yenilikler yönlendirdiği ABD ve Çin gibi yapay zekâ devlerinin aksine, Türkiye'de büyük ölçekli Üretken YZ merkezlerinin ve bunlara bağlı birimlerin sayıları çok azdır.  Hâlbuki ülkemiz, birçok öğrenci, uzman ve bilim insanıyla bu alanda sahip olduğu muazzam bir potansiyelin farkında değildir!

Üretken YZ’nin Yaygınlaştırılması İçin Atılması Gereken Önemli Adımlar

  • Yapay Zekâ Eğitiminin Güçlendirilmesi: Güçlü bir akademik temel, Üretken YZ’de uzman yetiştirmek için olmazsa olmazdır. Üniversiteler, öncelikle Bilgisayar Bölümlerinde okutulmakta olan derin öğrenme, sinir ağları, derin sinir ağları ve doğal dil işleme, nesnelerin interneti, bulanık mantık gibi konuları kapsayan Üretken YZ ile yakından ilgisi olan derslerin sayısını ve kredilerini artırmalıdır. Ayrıca bütün bölümlerde okutulmakta olan derslerin içerisine, bölümlerin özelliklerine uygun olarak yapay zekâ dersleri “entegre” edilmelidir. Ayrıca küresel yapay zekâ liderleriyle iş birliği programlarının düzenlenmesi, bu konuda çalışmak isteyen öğrencileri ve araştırmacıları son teknoloji gelişmelerle tanıştırmak için iyi bir yol olabilir.
  • Girişimleri ve Girişimciliği Teşvik Etmek: Türkiye’nin girişim ekosistemi çok canlıdır, ancak özellikle Üretken YZ ve yapay zekâ odaklı girişimler buna rağmen sınırlı kalmaktadır. “İnovasyonu” teşvik etmek için, hükümet destekli kuluçka merkezleri ve risk sermayesi fonları Üretken YZ girişimcilerine öncelik vermelidir. "Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi" gibi girişimler, Üretken YZ girişimcilerine özel hibeler ve vergi muafiyeti teşvikleri sağlamalıdır.
  • Endüstri- Üniversite İşbirliği: Özel sektör, üniversitelerle araştırma iş birliklerine yatırım yaparak Üretken YZ’nın ilerlemesinde önemli bir rol oynayabilir. Büyük şirketler yapay zekâ araştırma laboratuvarları kurmalı ve alana ilgi duyan öğrencilere uzun dönem işyeri eğitimi ve staj fırsatları sunmalıdır. Bu durum uzun vadede “Kazandır-Kazan” stratejisine dönecektir.  Ayrıca üniversiteler ve endüstri kuruluşlarının ARGE Merkezleri birlikte çalışarak Türkiye'de Üretken YZ uygulamalarının yaygınlaşmasını hızlandırabilir.
  • Kamuoyu Farkındalığı ve Erişilebilirlik: Yapay zekânın karmaşık ve erişilemez bir teknoloji olduğu algısı değiştirilmelidir. Yapay zekâ zirveleri, hackathon'lar ve atölyeler düzenlemek, Üretken YZ’yı daha geniş bir kitleye tanıtabilir. Genç geliştiriciler ve araştırmacılar için uygulamalar yapmayı kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz ve açık kaynaklı yapay zekâ araçları tanıtılmalıdır.
  • Politika ve Etik Çerçeveler: Üretken YZ geliştikçe, ortaya çıkması muhtemel yanlış bilgiler, önyargılar ve fikri mülkiyetle ilgili endişeler etik boyutlarıyla birlikte alınmalı ve bir sonuca bağlanmalıdır. Türkiye, dünya ile “entegre” bir şekilde sorumlu yapay zekâ gelişimini sağlamak için net politikalar, yönergeler ve uygulama esasları oluşturmalıdır. Yönetmelik düzenleyici kurumlar, yenilikçiliği etik düşüncelerle dengeleyen çerçeveler oluşturmak için üniversitelerde bulunan alan uzmanlarıyla işbirliği yapmalıdır.

Türkiye'nin Önündeki Yol Haritası

Türkiye, eğitime yatırım yaparak, girişimcilik kültürünü teşvik ederek ve kamuoyunun farkındalığını artırarak, kendisini Üretken YZ alanında lider olarak konumlandırabilir. Yapay zekânın yaratıcı endüstrilere, sağlık hizmetlerine, finansa ve ötesine “entegrasyonu” ekonomik büyümeyi ve teknolojik ilerlemeyi getirecektir. Bu görüşten hareketle yaşam alanımızın ve akademik disiplinlerin (Fizik, Kimya, Matematik, Tıp… gibi ) istisnasız her alanında bir yaygınlaştırma politikası takip edilmelidir. Bu çalışmalar dar bir alana sıkıştırmamalıdır. Üniversitelerde ve endüstrinin büyük kuruluşlarında (Havelsan, Aselsan, TUSAŞ… ) yapay zekâ merkezleri kurulmalıdır. Harekete geçme zamanı şimdidir; bugün Üretken YZ’yı benimsemek, Türkiye'nin gelecek nesillerinin “dijital” geleceğini şekillendirecektir. Haydi Türkiye durmak yok daima ileri!…

"Türkiye’nin Kalbi, Ankara’nın Sesi" olan Dijital Haber Portalı
https://www.gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)