YAZARLAR

30 Aralık 2025 Salı, 00:00

Acil Serviste Zamanla Yarış: Veri Temelli Yapay Zekâ ile Yeni Bir Yol

Türkiye’de acil servisler, sağlık sistemimizin en görünür ve en yıpranan alanlarıdır. Bu birimler yalnızca hastaların değil; hekimlerin, hemşirelerin, paramediklerin ve diğer sağlık çalışanlarının da her gün sınırda çalıştığı mekânlardır. Sürekli artan hasta başvuruları, öngörülemeyen yoğunluk dalgaları ve sınırlı kaynaklar, acil servisi bir tıbbi hizmet alanından çok kronik bir kriz yönetim sahasına dönüştürmüştür.


Acil Sağlık Hizmetlerinde Mevcut Durum

Acil sağlık hizmetleri verileri, bu yoğunluğun boyutlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2022 yılında acil yardım istasyonu başına düşen nüfus 25.921 iken, 2023’te %3,7 azalarak 24.963’e gerilemiştir. Benzer şekilde, acil yardım ambulansı başına düşen nüfus da %2,8 azalarak 14.450 olmuştur.

Bölgesel farklılıklar ise dikkate değerdir. Örneğin, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi, acil yardım ambulansı başına düşen nüfusun ve vaka sayısının en düşük olduğu bölge olarak öne çıkmaktadır. Bu, hem bölgesel nüfus dağılımı hem de sağlık altyapısındaki farklılıkları yansıtmaktadır.

Bölge

Acil Yardım İstasyonu Başına Düşen Nüfus

Acil Yardım İstasyonu Başına Düşen Vaka Sayısı

Acil Yardım Ambulansı Başına Düşen Nüfus

Acil Yardım Ambulansı Başına Düşen Vaka Sayısı

İstanbul

40.877

2.098

26.535

1.362

Batı Marmara

20.256

1.952

11.975

1.154

Ege

26.251

2.149

16.687

1.366

Doğu Marmara

27.297

2.147

16.102

1.266

Batı Anadolu

29.023

2.031

18.723

1.310

Akdeniz

26.993

2.181

15.636

1.264

Orta Anadolu

18.420

1.955

10.051

1.067

Batı Karadeniz

16.369

1.713

9.062

948

Doğu Karadeniz

13.945

1.507

7.635

825

Kuzeydoğu Anadolu

16.704

1.594

6.581

628

Ortadoğu Anadolu

17.320

1.437

9.169

761

Güneydoğu Anadolu

26.213

1.786

15.252

1.039

Türkiye

24.963

1.934

14.450

1.119

Kaynak: Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2023

Bu kapsamlı altyapıya 511 donanımlı ambulans, 13 helikopter ambulans, 2 uçak ambulans ve 6 deniz ambulans dahil edilmiştir. Ancak, bu sayılar yoğunluğu önlemede tek başına yeterli olamamaktadır; önemli olan kaynakların etkin yönetimidir.

Diğer yandan, basamak sağlık kuruluşlarının etkin kullanılmaması, basamaklı sevk sistemlerimizin aktif olmaması ve yeşil alan hizmetlerinin fiilen sınırsız hale gelmesi gibi yapısal sorunlar, sağlık sistemimizin en temel ve kronik sıkıntıları arasında yer almaktadır. Bu sorunların en görünür ve en ağır sonuçları ise acil servislerde ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda acillerde uzayan bekleme süreleri, çoğu zaman hasta memnuniyetsizliği üzerinden tartışılsa da asıl ağır bedeli sağlık çalışanları ödemektedir. Yoğunluk arttıkça, hekimler daha kısa sürede daha fazla klinik karar vermeye zorlanmakta; hemşireler ve yardımcı personel, klinik sorumluluklarının yanı sıra sistemin aksayan yönlerini telafi etmeye çalışmaktadır. Bu tablo, tıbbi hataya açık bir çalışma ortamı yaratmakla kalmamakta, aynı zamanda sağlıkta şiddetin de zeminini oluşturmaktadır.

Bugün acil servislerde yaşanan şiddet olaylarının önemli bir bölümü, bireysel iletişim sorunlarından değil; sistemin ürettiği gecikmelerden ve belirsizlikten kaynaklanmaktadır. Saatlerce bekleyen hasta ve yakınlarının öfkesi, çoğu zaman sistem yerine en görünür aktör olan sağlık çalışanına yönelmektedir. Bu durum, hekim ve hemşireyi yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da savunmasız bırakmaktadır.

Buna eşlik eden bir diğer önemli sorun ise tükenmişlik sendromudur. Acil servislerde çalışan sağlık personelinde kronik yorgunluk, duygusal kopukluk ve mesleki tatminsizlik giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle genç hekimler için acil servis deneyimi, mesleğe idealist bir başlangıçtan ziyade erken bir hayal kırıklığına dönüşebilmektedir. Son yıllarda genç hekimlerin acil servisten uzaklaşma eğilimi; branş tercihlerinden görev yeri taleplerine kadar birçok alanda kendini açıkça göstermektedir.

Altı çizilmesi gereken gerçek şudur: Sorun, sağlık çalışanlarının yetersizliği değil; hasta akışını öngöremeyen, kaynakları statik biçimde planlayan ve krizi olağan hale getiren bir sistem anlayışıdır. Bugün acil servislerde yaşanan yoğunluk, bireysel fedakârlıklarla değil; ancak sistemsel bir akılla yönetilebilir.

Tam da bu nedenle, veri temelli yapay zekâ (AI) tahmin araçları yalnızca teknolojik bir yenilik değil; acil servis çalışanlarının mesleki ve insani sınırlarını koruyabilecek stratejik bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zekânın hedefi, hekimlerin yerine karar vermek değil; onları öngörülebilir bir iş yüküyle desteklemek, şiddeti besleyen belirsizliği azaltmak ve acil servisi yeniden yönetilebilir bir çalışma alanına dönüştürmektir.

Veri temelli yapay zekâ, klasik raporlama sistemlerinden farklı olarak geleceğe yönelik tahminler sunar. Örneğin:

  • Pazartesi akşamları travma vakalarında düzenli artış
  • Grip sezonunda belirli saatlerde triyaj yoğunluğu yükselmesi

Bu tür öngörüler, yönetimin proaktif hareket etmesini sağlar: ek personel çağrısı, yatak yönetimi düzenlemeleri veya elektif işlemlerin ertelemesi gibi adımlar yoğunluk oluşmadan alınabilir. Böylece hem hasta güvenliği hem de sağlık çalışanlarının sağlığı korunur.

Sonuç

Türkiye açısından bakıldığında, bu dönüşüm için gerekli altyapının önemli bir bölümü hâlihazırda mevcuttur. Merkezi sağlık bilgi sistemleri, geniş hasta veri havuzları ve dijitalleşme deneyimi, veri temelli AI uygulamaları için güçlü bir zemin sunmaktadır. Asıl ihtiyaç, bu verileri yalnızca arşivlemek yerine, yönetsel akla dönüştürebilecek stratejik bir iradedir.

Sonuç olarak, acil servislerde yaşanan yoğunluk kader değildir. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının fedakârlığı üzerine inşa edilen bir sistem sürdürülebilir değildir. Veri temelli yapay zekâ tahmin araçları, acil serviste zamanı, insan gücünü ve kaynakları daha adil ve akılcı biçimde yönetmenin mümkün olduğunu göstermektedir. Sağlıkta verimlilik, teknolojiyle değil; teknolojiyi doğru yerde ve doğru amaçla kullanabilen bir sistem anlayışıyla sağlanabilir.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Ayhan ERDEM
Köşe Yazarı
aerdem@gazeteankara.com.tr
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı

 

 

 

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)