YAZARLAR

  • 05 Ocak 2026, Pazartesi

İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın Eserlerinde Türk Musikisi: Kurumsal Yapı, Eğitim Sistemleri ve Sanatçı Biyografileri Üzerine Bir İnceleme-1

İsmail Hakkı Uzunçarşılı (1888-1977), Osmanlı tarihini teşkilat, kültür ve siyaset açılarından bir bütün olarak ele alan nadir tarihçilerdendir. Mûsikî, onun için sadece bir sanat dalı değil, devlet teşkilatının ve saray kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Osmanlı Devleti’nin kurumsal tarihini arşiv belgelerine dayanarak yeniden inşa eden İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Türk tarih yazımında bir dönüm noktasını temsil eder. Uzunçarşılı'nın çalışmaları yalnızca siyasi ve askeri tarihle sınırlı kalmamış, devletin estetik ve kültürel dokusunu oluşturan unsurları da içermiş; özellikle Türk musikisi üzerine yaptığı araştırmalar, müziği bir saray teşkilat unsuru olarak ele alması bakımından özgün bir nitelik kazanmıştır. Onun musikiyi bir eğlence aracı olmaktan öte, devletin hiyerarşik yapısı içinde bir eğitim ve temsil kurumu olarak tanımlaması, modern müzikolojinin tarihsel perspektifle birleştiği en sağlam zeminlerden birini oluşturur. Uzunçarşılı'nın 23 Ağustos 1888’de Eyüp’te başlayan hayat yolculuğu, Mercan İdadisi ve İstanbul Darülfünunu’nda şekillenen entelektüel derinliği, onun arşivlerdeki veriyi bir kültür tarihçisi titizliğiyle işlemesine olanak sağlamıştır.

  • 03 Ocak 2026, Cumartesi

Ankara’nın Kültürel Bellek Mekânları: Seksen Yıllık Konakların Dönüşümü Üzerine Bir Analiz

Mekân ve Belleğin Kesişimi Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte modernleşme ve ulus inşasının mekân üzerinden üretildiği stratejik bir kenttir. Seksen yıllık konaklar, genellikle 1940'lı yılların sonundan itibaren gelişen, Erken Cumhuriyet dönemi mimarisini ve toplumsal hayat pratiklerini barındıran, kentin en değerli kültürel bellek katmanlarını oluşturur. Bu yapılar, sadece fiziksel birer bina değil, aynı zamanda bir dönemin sosyal ilişkilerini, aile yaşantısını ve başkent kimliğini taşıyan somut arşivlerdir. Bu analizin temel konusu, bu tarihî konakların, hızla değişen kentsel doku içerisinde yıkım ve yok olma riskiyle karşı karşıya kalmaktansa, "folklorik kültürel ürünler, sanat ve müzik etkinlikleri mekânları" olarak nasıl dönüştüğünü ve bu dönüşümün kültürel süreklilik açısından ne anlama geldiğini yorumlamaktır

  • 02 Ocak 2026, Cuma

Cumhuriyet Dönemi Müzik Politikaları: Kültürel DNA, Modernleşme ve Toplumsal Travma Analizi

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında gerçekleştirilen kültürel dönüşümün en stratejik ayaklarından birini müzik reformu oluşturmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’ndan aktarılan çok katmanlı müzik mirasının, modern ve ulusal bir kimlik ekseninde yeniden yapılandırılması süreci, sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir inşa projesi olarak kurgulanmıştır. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, "muasır medeniyetler seviyesine ulaşma" hedefi doğrultusunda radikal bir kültürel dönüşümü öngörmüştür. Bu dönüşümün en keskin yaşandığı alanlardan biri kuşkusuz müziktir. Ancak müzik, sadece seslerin organizasyonu değil; bir toplumun bin yıllık ruh kökü, duygu dünyası ve estetik kodlarının (DNA’sının) taşıyıcısıdır.

  • 31 Aralık 2025, Çarşamba

Evliya Çelebi Döneminde Osmanlı Sosyal Hayatı ve Müzik Kültürü (17. Yüzyıl)

Türk kültür tarihinin en renkli en popüler figürlerinden birisi de Evliaya Çelebi’dir. Bilinen hikayesi ile o rüyasında Hz. Peygamberi görür ve “Şefahat yâ Resulallah demek isterken Seyahat ya Resulallah” demesi onun gezisinin temel parametresini oluşturur. Evliya Çelebi (1611–1682), Osmanlı İmparatorluğu'nun duraklama dönemine girdiği 17. yüzyılda yaşamış, gördüklerini ve duyduklarını on ciltlik dev eseri Seyahatnâme'de kaydetmiş bir seyyah, gözlemci ve musikişinastır. Bu eser, söz konusu dönemin sosyal hayatı ve müzik kültürü ve enstrümanları hakkında birinci elden ve benzersiz detaylar anlatımlar sunar. Onun bazı anlatımları abartılı bulunsa da en azından gördüğü ve yaşadığı olaylar hakkında bize derin fikirler verir.

  • 28 Aralık 2025, Pazar

Âşık Ahmet Poyrazoğlu: Erciş'ten Zeytinburnu'na Uzanan Geleneğin Köprüsü

İTÜ Sanatçı Öğretim Görevlisi Süleyman Şenel’in kaleme aldığı “Zeytinburnu'nda Ercişli Bir Usta Âşık Ahmet Poyrazoğlu” başlıklı monografik çalışma, Zeytinburnu Belediyesi tarafından yayınlandı. Âşık edebiyatının kentleşme sürecindeki dönüşümünü ve gelenek taşıyıcısının modern hayattaki rolünü anlamak açısından dikkate değer bir çalışmadır. Türk kültür ve sanat hayatı için kritik bir figür olan Âşık Ahmet Poyrazoğlu’nun yaşamı, sanatı ve aşıklık geleneği içindeki yerini aydınlatmaktadır. Bu çalışma, Poyrazoğlu’nun aşıklık geleneği ve müziği bağlamında kültür ve sanata olan çok boyutlu etkisini anlamamız için sağlam bir zemin sunar. Poyrazoğlu’nun etkisi, özellikle göç, kentleşme ve kültürel devamlılık gibi modern zorluklar karşısında geleneği yaşatma çabası üzerinden analiz edilebilir.

  • 26 Aralık 2025, Cuma

Türkiye’de Yükseköğretim Düzeyinde Müzik Eğitimi: Batı Merkezli Sistemin Eleştirisi ve Türk Müziği Odaklı Yeniden Yapılandırma Stratejileri-2

Çalgı Yapımı ve Onarımı: Stradivari Ekolünün Yerelliği Dışlaması BEUN bünyesindeki Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü’nün eğitim vizyonu, sistemin yerellikten ne kadar uzaklaştığının bir başka kanıtıdır. Bölümün öğretim planları, "Stradivari il Cremonese" ekolünü (İtalyan stili) temel yapısal teknik olarak benimsemiştir.6 Kuşkusuz, lüthiyelik sanatında İtalyan ekolü bir dünya standardıdır; ancak Karadeniz gibi zengin bir halk çalgısı kültürüne sahip bölgede yer alan bir üniversitenin, kemençe veya tulum yapımına dair bilimsel bir kürsü açmamış olması dikkat çekicidir. Öğrenciler; matematiksel hesaplamalar, sesin fiziksel davranışları ve cilaların kimyasal içerikleri gibi teknik konularda Batı çalgıları üzerinden eğitilmektedir.6 Organoloji bilimi tüm kavramlarıyla derslerin bir parçası olsa da, bu bilimsel yaklaşımın neden Türk Müziği enstrümanlarına (Ud, Kanun, Tanbur, Bağlama vb.) uygulanmadığı sorusu yanıtsız kalmaktadır. Bu durum, yerel müzik teknolojisinin ve zanaatının akademik düzeyde "yok sayılmasına" ve bilimsel metotlarla geliştirilmesinin engellenmesine yol açmaktadır.

  • 24 Aralık 2025, Çarşamba

Türkiye’de Yükseköğretim Düzeyinde Müzik Eğitimi: Batı Merkezli Sistemin Eleştirisi ve Türk Müziği Odaklı Yeniden Yapılandırma Stratejileri-1

Türkiye’de müzik eğitimi sistemi, tarihsel süreç içerisinde modernleşme projelerinin en temel yapı taşlarından biri olarak kurgulanmıştır. Cumhuriyetin ilanını takip eden yıllarda, Batı Klasik Müziği normlarının bir "çağdaşlaşma" kriteri olarak benimsenmesi, yükseköğretim kurumlarındaki müzik bölümlerinin ve konservatuvarların bu eksende şekillenmesine yol açmıştır. Ancak gelinen noktada, toplumsal dokudan kopuk, sadece belirli bir estetik, sanat anlayışa hizmet eden ve Türkiye’nin bin yılı aşkın makamsal müzik mirasını ikincil plana iten bu sistemin sürdürülebilirliği ciddi şekilde sorgulanmaktadır. Türkiye’nin sosyo-kültürel gerçekliğiyle uyumlu, yerel mirası evrensel pedagojik yaklaşımlarla harmanlayan bir modelin inşası, sadece bir kültürel tercih değil, aynı zamanda ulusal bir eğitim zorunluluğudur.

  • 22 Aralık 2025, Pazartesi

Türkiye’de Halkbiliminin Kurumsallaşması: Geçmişten Geleceğe Stratejik Bir Analiz

Halkbilimi (Folklor) ya da Halk Kültürü, bir toplumun maddi ve manevi kültür ürünlerini inceleyen, toplumsal belleği kayıt altına alan ve kimlik inşasında temel rol oynayan bir disiplindir. Türkiye’de 19. yüzyılın sonlarında "Halkiyat" adıyla tartışılmaya başlanan bu alan, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ulus-devlet inşasının merkezine yerleşmiştir. Ancak günümüzde bu disiplin, bilimsel bir araştırma alanından ziyade, bürokratik bir yapıya hapsolmuş durumdadır. 

  • 20 Aralık 2025, Cumartesi

Pir Sultan Abdal'ın İnanç Dünyası ve Edebi Mirası: Şiir ve Halk Müziğine Yansımaları

Pir Sultan Abdal Türk kültürünün en önemli şahsiyetlerinden biridir.16. Yüzyıl Anadolu halk ozanı sadece şiirleriyle değil, aynı zamanda Alevi-Bektaşi inancının ve toplumsal dayanışma ruhunun en güçlü temsilcisi olmasıyla da Türk kültür tarihinde müstesna bir yere sahiptir. O'nun edebi mirası, bir yandan Anadolu Türkçesinin sadeliğini ve zenginliğini yansıtırken, diğer yandan dönemin siyasi otoritesine (Osmanlı bürokrasisi) karşı Ehlibeyt sevgisi ekseninde şekillenen inançsal duruşu ifade etmiştir. Bu değerlendirmede, Pir Sultan Abdal'ın inanç dünyasının temel unsurlarının, onun şiir formlarına, temalarına ve nihayetinde halk müziği geleneğine nasıl yansıdığı, dini-tasavvufi mirası dikkate alınarak incelenmektedir.

  • 18 Aralık 2025, Perşembe

Türk Sanatlarının Kadim Zenginliği

Türkiye'de sanat ve kültür denildiğinde, modernleşme çabalarının etkisiyle Batı menşeli sanat disiplinleri (resim, heykel, bale, opera, modern tiyatro vb.) sıklıkla ön plana çıkmaktadır. Oysa, Türk medeniyeti, Batı Asya'dan Anadolu'ya ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasına uzanan binlerce yıllık birikimin ürünü olan, kendine has estetik kuralları ve derin manevi anlamlar taşıyan geleneksel sanatlara sahiptir. Hat, tezhip, minyatür, çini, Türk müziği, gölge oyunu ve geleneksel mimari gibi sanatlar, bu zenginliğin temel taşlarıdır ve modern sanatların gölgesinden çıkarak hak ettikleri değeri görmeleri önem arz etmektedir [1]. Bu analiz, Türk sanatlarının estetik ve kültürel derinliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.