Kaşgarlı Mahmut'un Dîvânu Lugâti't-Türk Adlı Eserinde Müzik Aletleri ve Organolojik Veriler ve Değerlendirme
Giriş
11.Yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından kaleme alınan Dîvânu Lugâti’t-Türk (DLT), Türk dilinin ve kültürünün en temel başvuru kaynağıdır. Eser, sadece bir sözlük olmanın ötesinde; Türk boylarının coğrafyasını, folklorunu, mitolojisini ve sosyal hiyerarşisini içeren ansiklopedik bir mahiyete sahiptir. Bu sosyal dokunun ayrılmaz bir parçası olan müzik kültürü, Kaşgarlı’nın tanıklığında, özellikle çalgı isimleri ve bu çalgıların icra edildiği ortamlar üzerinden somutlaşmaktadır. Ayrıca kitabın ilk yazılı kaynak olması da son derece önemlidir. Bu metinde, eserdeki organolojik veriler sınıflandırılarak dönemin müzik icrasına dair bazı yorumlar yapılacaktır.
Telli Çalgılar (Kordofonlar)
DLT’de telli çalgılar denildiğinde akla gelen ilk ve en önemli enstrüman "Kopuz"dur. Kaşgarlı, kopuzu "telli çalgı" (ud ve benzeri enstrümanlar için genel bir terim) olarak tanımlar. Bu tanımlamaya göre kopoz adı bütün çalgıların genel bir adını ifade etse de bugünkü bağlama ailesi çalgıları da Türkistan coğrafyasından Balkanlara kadar geniş alanda ve farklı yerlerde Kobuz, Kobza, Kolca Kopuz, Ağız Kopuzu (metalden yapılan çalgı) vb. adlarla kullanlmıştır. Türkistan’lı sanatçı Sabir Karger’de konuşmamızda benzer şeyler söylemişti.
- Kopuz: Kaşgarlı, bu terimi "al-mizhar" (tellere vurularak çalınan çalgı) olarak Arapçaya tercüme eder.[1] Metinde geçen "Kopuz koptı" ifadesi, bir eğlencenin veya törenin başladığını simgeler. Dönemin kopuzu, bugünkü bağlama veya udun atası sayılan, deri göğüslü ve kıl telli bir enstrümandır.
- Iklığ: Yaylı bir çalgı olarak kabul edilen "Iklığ" (ıklığ), DLТ'de direkt bir madde başı olmasa da, Türk dünyasında yay (bow) kullanımının erken örneklerine dair ipuçları barındıran etimolojik köklere sahiptir.[2]
Vurmalı Çalgılar (Membranofonlar ve İdiyofonlar)
Askeri ve törensel müziğin (Tuğ müziği) temelini oluşturan vurmalı çalgılar, eserde oldukça geniş yer bulur.
- Küvrüg (Kökür): Kaşgarlı bu çalgıyı "kös, büyük davul" olarak tanımlar.[3] Özellikle hakanın kapısında çalınan nevbet geleneğinin bir parçasıdır. "Küvrüg uruldı" (Davul çalındı) ifadesi hem savaşın hem de önemli bir duyurunun işaretidir.
- Tümrük: Küçük davul veya tef benzeri çalgıları ifade eder. Kaşgarlı, halk arasındaki eğlencelerde ve şamanik ritüellerde bu tür ritim araçlarının kullanıldığını belirtir.
- Çenğ: Bugün bildiğimiz kanun veya arp benzeri bir çalgıdan ziyade, bir tür çan veya metalik tınılı vurmalı çalgı olarak da geçmektedir.[4]
Üflemeli Çalgılar (Aerofonlar)
Üflemeli çalgılar hem çoban kültüründe hem de askeri teşkilatta hayati öneme sahiptir.
- Borgu (Burgu): Kaşgarlı, borguyu "bakırdan yapılan boru, nefesli saz" şeklinde tanımlar.[5] Savaş meydanlarında askerleri sevk ve idare etmek, düşmanı korkutmak amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.
- Pışçık (Sibizgı): Kamıştan yapılan flüt veya dilli kaval benzeri çalgılardır. Daha çok sivil hayatta ve kırsal kesimde yaygındır.
- Surnay: Eserde zurnanın erken formlarına dair işaretler mevcuttur; ancak Kaşgarlı genellikle Türklerin "borı" veya "tutmak" gibi yerel terimlerini ön plana çıkarır.
Sosyo-Müzikolojik Yorum
Kaşgarlı Mahmut’un organolojik verileri bize şu üç temel sonucu vermektedir:
- Fonksiyonellik: Çalgılar sadece sanatsal bir haz aracı değil, aynı zamanda askeri bir haberleşme ve otorite sembolüdür (Küvrüg ve Borgu).
- Süreklilik: Kopuz gibi çalgıların tanımı, Türk müzik geleneğinin bin yıllık sürekliliğini kanıtlar niteliktedir.
- Terminoloji: Kaşgarlı, müzik aletlerini tanımlarken sadece fiziksel yapılarından değil, bu aletlerin çıkarabileceği seslerin (Küğ) niteliğinden de bahseder.
Sonuç olarak,
Dîvânu Lugâti’t-Türk, 11. yüzyıl Türk müzik dünyasının "ses envanterini" çıkaran ilk ve en önemli belgedir. Bu enstrümanların bugün hâlâ Türkistan ve Anadolu coğrafyasında farklı isimlerle yaşıyor olması, Kaşgarlı’nın tespitlerinin doğruluğunu ve Türk kültürünün dirençli yapısını göstermektedir. Aynı zamanda yazılı ilk bilgileri sunması da tarihi kültürel köklerle olan derin bağlantıyı yazması açısından da önemlidir.
Kaynakça ve Dipnotlar
[1]: Atalay, B. (2006). Divanü Lûgat-it-Türk Tercümesi. Cilt I, s. 365, Ankara: TDK Yayınları.
[2]: Gazimihal, M. R. (1958). Türk Askerî Mızıkaları Tarihi. İstanbul: Maarif Basımevi.
[3]: DLT, Cilt II, s. 212. (Küvrüg maddesi: "Hakanların kapısında çalınan davul").
[4]: Ögel, B. (1987). Türk Kültür Tarihine Giriş: Türklerde Müzik Kültürü. Cilt IX, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. [5]: DLT, Cilt I, s. 486. (Borgu: "Boynuz veya bakırdan yapılan boru").
Not: Mahmut Ragıp Gazimihal'in "Asya ve Anadolu Kaynaklarında Iklığ" makalesi, DLT'deki verilerle karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır.
*Erich von Hornbostel ve Curt Sachs adlı müzikologların, 1914 yılında yayınladıkları bir makale ile öne sürdüğü; çalgı(enstrüman) türlerini sınıflayan bir sistem. Müzik biliminde bu sistem sınıflandırma olarak kabul görür.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP