Demir Kafes mi, Kültürel Hafıza mı? TRT ve Kültür Bakanlığı Repertuvar Kurulları
GİRİŞ
TRT kuruluşundan beri Türk müziğine önemli katkılar sağlamıştır. Özellikle halk müziği alanında yayıncılığın gereği ciddi çalışmalar yapmasına rağmen yine de en çok eleştiri yapılan kurumlardan biridir. TRT yayıncılığın ötesinde uzun yıllar yurdun pek çok yerinde derleme gezileri yaparak pek çok türküyü repertuvara kazandırmıştır. Bu olumlu tarafına karşın derlenen türkülerin makara bantlara kaydedilerek arşivlenmesine rağmen gerekli şekilde muhafaza edilemediği bilinmektedir. Aslında Türk müzik kültürünün hafızası olarak bilinen TRT ve Kültür Bakanlığı Arşivlerinin son durumu hakkında bilgi sahibi değiliz. Türkülerin ve kuruma gönderilen Türk Sanat Müziği beste eserlerinin repertuvar kurulları vasıtasıyla değerlendirilmemesi sıkıntılı bir durumun olduğunu göstermektedir. Kamuoyuna yansıyan durum özellikle Türk Sanat Müziği Kuruluna gönderilen eserlerin uzun zaman bekletildiği ve bestecilerin bu yüzden motivasyonlarının kırılmaya başladığı şeklindedir.
Türk Müziğinde Besteleme, Derleme Kanalları
Türk müziğinin tarihsel sürekliliği, hafıza mekânları ve kurumsal yapılar üzerinden şekillenen bir süreçtir. Bu sürekliliğin iki ana damarı olan "üretim/beste" ile "derleme/arşivleme" faaliyetleri, kültürün ontolojik varlığını korumasını sağlar.
Besteleme kanalı, yalnızca saray veya şehir çevrelerinde gelişen klasik formlarla sınırlı değildir. Şifahi kültürün en dinamik aktörleri olan aşıkların ve ozanların doğaçlama olarak ürettiği, saz eşliğinde icra ettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı eserler de geniş anlamda "beste" kavramı içerisinde değerlendirilmektedir. Aşık ve ozan geleneği, toplumsal hafızayı ezgiler yoluyla muhafaza ederken, müzikal üretimin halk tabanındaki yaratıcı gücünü temsil eder. Türk Sanat Müziği (TSM) besteleri çok daha dinamik bir yapıya sahiptir. Klasik Türk müziği geleneği, meşk sisteminin getirdiği esneklikle her ne kadar taklit ve tekrara dayansa da bünyesinde sürekli olarak yenilenme ve değişim potansiyeli barındırır. Klasik formlar (Ağırsemâî, Kar, Beste vb.) belirli kurallarla çerçevelenmiş olsa da bestecinin öznel motivasyonları, modern tını arayışları ve toplumsal dönüşümler sayesinde her dönemde yeniden yorumlanabilir ve dinamik olarak varlığını sürdürebilir. Erol Sayan gibi öncü bestecilerin geleneksel sınırları aşarak modern kompozisyon tekniklerini şarkı formuna entegre etme çabaları, bu dinamizmin en somut kanıtıdır. Ancak bu dinamizmin hayata geçebilmesi, kurumsal süzgeçlerin esnekliğine ve yeni eserlerin hızlı bir şekilde repertuvara dahil edilmesine bağlıdır.
1. Kurumsal Statikleşme ve Sanatçı Motivasyonunun Aşınması
Müzik camiasında uzun yıllardır süregelen ve çözüm üretilemeyen en kronik sorunlardan biri, Türk Sanat Müziği repertuvar kurullarının etkili çalışamamasıdır. Bestecilerin ve müzik insanlarının sürekli olarak şikayetçi olduğu bu durum, sadece dönemsel idari aksaklıklardan değil, derin yapısal, bürokratik ve kültürel patolojilerden kaynaklanmaktadır
Türk Sanat Müziği, makamsal paradigmaya dayalı, esnek ve icracının anlık yaratımına (tasarruf) açık bir yapıya sahiptir. Kurulların statik ve katı inceleme süreçleri, bu dinamik yapıyla çelişmektedir.
- Bürokratik Atalet ve Zaman Maliyeti: Max Weber’in bürokrasi teorisinde vurguladığı "rasyonelleşme ve kurumsallaşma", aşırıya kaçtığında işlevsel tıkanmaya (iron cage / demir kafes) dönüşür [1]. Eserlerin kurullarda aylarca, bazen yıllarca bekletilmesi, yaratım sürecinin doğasında var olan heyecan ve motivasyonu (itici gücü) yok etmektedir. Sanatçı, ürettiği eserin toplumsal karşılığını güncel olarak göremediğinde, entelektüel ve estetik bir yabancılaşma sürecine girer [2].
- "Gatekeeping" (Eşik Bekçiliği) ve Estetik Tek tipleşme: David Manning White tarafından geliştirilen Eşik Bekçiliği teorisi bağlamında incelendiğinde; kurullar, repertuvara hangi eserlerin gireceğini belirleyen mutlak otoritelerdir [3]. Kurullardaki estetik kriterlerin çağdaş kompozisyon tekniklerinden veya geleneğin yaşayan esnekliğinden ziyade, dogmatik ve anakronik (çağ dışı) bir "doğruluk" anlayışına dayanması, bestecilerin yaratım alanını daraltmaktadır. Bu durum, "kurul onayından geçecek standart formda eser üretme" refleksini doğurarak estetik tek tipleşmeye yol açar.
2. Kültürel Kopukluk ve Sürdürülebilirlik Krizi
Müzikal beslenme kanallarının tıkanması, Edward Said’in ve kültür sosyologlarının vurguladığı "kültürel süreklilik" ilkesine zarar verir. Eğer yaşayan sanatçılar beste yapmaktan vazgeçerse veya küstürülürse, müzik mirası yaşayan bir organizma olmaktan çıkarak bir müze nesnesine dönüşür [4].
- TSM’de Dinamizmin Kaybı: Türk Halk Müziği doğası gereği anonimleşme ve varyantlaşma eğilimindeyken, Türk Sanat Müziği bireysel deha ve bestekârlık üzerinden yürür. Kurulların hantal yapısı, TSM'nin çağdaş kent yaşamıyla, yeni sosyolojik kodlarla ve genç kuşakların estetik algısıyla bağ kurmasını engellemektedir [5]. Yenilenemeyen bir repertuvar, popüler kültürün tek tipleştirici endüstrisi karşısında hegemonik bir yenilgiye uğramaya mahkûmdur [6].
- Kültürel Sermayenin Pasifleşmesi: Pierre Bourdieu’nün kültürel sermaye kuramı açısından bakıldığında; nitelikli bestekârlar ve müzik insanları toplumsal hafızanın ve estetik beğeninin taşıyıcılarıdır [7]. Kurulların bu sermayeyi aktif kılmak yerine, pasif birer "onay bekleyicisi" konumuna indirgemesi, ulusal kültür planlamasındaki en büyük stratejik zaaflardan biridir.
3. Yapısal Çözüm Önerileri ve Paradigma Değişimi
Kurulların daha etkili çalışması ve şikâyetlerin ötesine geçilerek yapısal bir dönüşüm sağlanması için şu adımların atılması akademik ve kurumsal bir zorunluluktur:
A. Dijitalizasyon ve Şeffaf Takip Sistemi
Kurul inceleme süreçleri tamamen şeffaf, dijital ve izlenebilir bir veri tabanına taşınmalıdır. Eser sahipleri, eserlerinin hangi aşamada olduğunu (teknik inceleme, edebi inceleme, müzikal kurul vb.) gerçek zamanlı görebilmeli ve her aşama için kesin süre sınırları (örneğin maksimum 30 gün) konulmalıdır.
B. "Meşk" ve "Akademi" Eksenli Esnek Kurul Yapıları
Kurul üyelerinin kompozisyonu, sadece statik TRT veya Bakanlık geleneklerinden gelen isimlerle sınırlı kalmamalı; konservatuvarların kompozisyon bölümlerinden akademisyenler, yaşayan usta icracılar ve genç nesil bestekârlarla dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır.
C. Teşvik ve Sipariş Sistemi (Aktif Repertuvar Politikası)
Pasif bir "gelen eseri inceleme" modelinden, aktif bir "eser üretimini destekleme" modeline geçilmelidir. Kurullar, sadece denetleyen değil; belirli makamlarda, formlarda veya temalarda eser sipariş eden (commissioning) ve besteciyi maddi-manevi fonlayan birer enstitü gibi çalışmalıdır [8].
Kaynakça
- [1] Weber, M. (1978). Economy and Society. University of California Press. (Bürokratik atalet ve kurumsal yapılar üzerine yapısal analiz).
- [2] Marx, K. (1959). Economic and Philosophic Manuscripts of 1844. Progress Publishers. (Sanatçının emeğine ve üretimine yabancılaşması bağlamında).
- [3] White, D. M. (1950). "The 'gatekeeper': A case study in the selection of news". Journalism Quarterly, 27(4), 383-390. (Eşik bekçiliği ve kültürel sansür/filtreleme süreçleri).
- [4] Said, E. W. (1993). Culture and Imperialism. Knopf. (Kültürel süreklilik ve emperyal/bürokratik baskılar altındaki yerel kültür dinamikleri).
- [5] Signell, K. (1977). Makam: Modal Practice in Turkish Art Music. Asian Music Publications. (Türk müziğinin yapısal devingenliği ve modern dönemdeki dönüşümü).
- [6] Gramsci, A. (1971). Selections from the Prison Notebooks. International Publishers. (Kültürel hegemonya ve popüler kültür karşısında geleneksel sanatların konumu).
- [7] Bourdieu, P. (1986). "The Forms of Capital". J. Richardson (Ed.), Handbook of Theory and Research for the Sociology of Education içinde (ss. 241-258). Greenwood.
- [8] Stokes, M. (1992). The Arabesk Debate: Music and Musicians in Modern Turkey. Oxford University Press. (Türkiye'deki resmi müzik politikaları ve kurumsal kurumların repertuvar üzerindeki etkileri).
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP