YAZARLAR

29 Ekim 2026 Perşembe, 09:00

Okul Biter, Öğrenmek Bitmez

Eğitimin gerçek başarısı, öğrencinin okuldan ayrıldıktan sonra da öğrenmeye devam edebilmesidir.

Eğitim Yazısı – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı

Okulun Ötesinde | Ertuğrul Akbaş


Okulun Asıl Görevi: Öğrenmeyi Öğretmek

İlber Ortaylı’nın gençlere kitap okumayı ve kendilerini geliştirmeyi tavsiye eden sözleri, eğitim üzerine önemli bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Bir okul, bir üniversite ya da alınan bir diploma insanın geleceğini kurmak için yeterli midir?

Cevabım açık: Hayır. Ancak bu cevap, okulun önemini azaltmaz. Tam tersine, okulun asıl görevini daha iyi anlamamızı sağlar.

Okul, öğrencinin yalnızca bilgi edindiği bir yer değildir. Ona soru sormayı, araştırmayı, farklı düşünceleri değerlendirmeyi ve öğrenmeyi öğrenmeyi kazandırmalıdır. Eğitim kurumlarının başarısını sadece sınav sonuçlarıyla, diplomalarla ya da yerleştirme oranlarıyla değerlendirdiğimizde daha önemli bir soruyu gözden kaçırabiliriz: Öğrencilerimiz, kendilerine sunulan bilgilerin ötesine geçebiliyor mu?

Bilgiye Ulaşmak Kolaylaşıyor, Bilgiyi Anlamlandırmak Daha da Önemli Hâle Geliyor

Bilgiye ulaşmak kolaylaşıyor, bilgiyi anlamlandırmak daha da önemli hâle geliyor.

Dijital dünyanın sunduğu imkânlarla bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Fakat bir bilgiye ulaşmakla onu anlamak, doğruluğunu sorgulamak ve yeni durumlarda kullanabilmek aynı şey değil. Bu nedenle gençlerin yalnızca çok sayıda bilgi edinmesine değil, düşünme becerilerini geliştirmesine de ihtiyacımız var.

OECD’nin 2019 yılında yayımladığı Fostering Students’ Creativity and Critical Thinking: What it Means in School başlıklı rapor, yaratıcılık ve eleştirel düşünmenin eğitim ortamlarında nasıl geliştirilebileceğini inceliyor. Farklı ülkelerdeki okul ve öğretmenlerle yürütülen çalışmalar, bu becerilerin öğretim süreçlerine nasıl dâhil edilebileceğine ilişkin uygulama örnekleri sunuyor.

Bu çalışma bize önemli bir noktayı hatırlatıyor: Eleştirel düşünme ve yaratıcılık, yalnızca doğuştan gelen özellikler olarak görülmemeli; eğitim ortamlarında geliştirilmeleri için fırsatlar oluşturulmalıdır. Öğretmenin yalnızca anlatan, öğrencinin ise yalnızca dinleyen olduğu bir eğitim anlayışının ötesine geçmek bu açıdan önem taşıyor.

Kitap Okumak ve Eleştirel Düşünme Becerisi

Burada kitap okumanın önemini de doğru değerlendirmeliyiz. Kitap okumak, yalnızca kelime dağarcığını genişletmek ya da boş zamanı değerlendirmek değildir. Okuma; farklı hayatlarla karşılaşma, bir düşüncenin arka planını anlama ve kendi kabullerimizi yeniden değerlendirme fırsatı sunar. Ancak okumanın niteliği de önemlidir. Okuduğumuz üzerine düşünmek, sorular sormak ve öğrendiklerimizi hayatla ilişkilendirmek gerekir.

Öğrenme Kültüründe Ailelerin ve Okulların Sorumluluğu

Peki, sorumluluk yalnızca gencin mi?

Elbette hayır.

Bir gence kitap okumasını tavsiye ederken evde hiç kitap okunmuyorsa, okulda merak ettiği sorular yerine yalnızca doğru cevaplar ödüllendiriliyorsa, sınav başarısı her şeyin önüne konuluyorsa sözlerimiz yeterince etkili olmayabilir.

Çocuklar ve gençler, öğrenme kültürünü yalnızca nasihatlerden değil, içinde yaşadıkları çevreden de öğrenirler. Ailelerin çocuklarına örnek olması, öğretmenlerin araştırmaya alan açması ve okulların soru sormayı teşvik etmesi bu nedenle önemlidir.

Eğitim yöneticileri olarak bizim de kendimize sormamız gereken bir soru var: Öğrencilerimizi yalnızca bir sonraki sınava mı hazırlıyoruz, yoksa hayat boyunca karşılaşacakları sorunları anlayıp çözebilmeleri için mi yetiştiriyoruz?

Bu iki hedef birbirinin karşıtı değildir. Akademik başarı önemlidir. Fakat başarıyı yalnızca notlarla tanımlamak, eğitimin insana kazandırabileceği çok daha geniş becerileri görünmez kılar.

OECD 2025 Raporu: Yaşam Boyu Öğrenmenin Üç Temel Unsuru

OECD’nin 2025 tarihli Education Policy Outlook 2025: Nurturing Engaged and Resilient Lifelong Learners in a World of Digital Transformation raporu, yaşam boyu öğrenmeyi desteklemek için üç temel unsura dikkat çekiyor: öğrenmeye yönelik istek, yeni bilgi ve beceriler edinme kapasitesi ve öğrenme fırsatlarına erişim.

Otuz beş eğitim sisteminden elde edilen bilgiler ve 230’dan fazla eğitim politikasının incelenmesine dayanan rapor, öğrenmenin yalnızca bireysel motivasyonla açıklanamayacağını ortaya koyan önemli bir politika çerçevesi sunuyor. Merak ve özgüven kadar kişinin zaman, kaynak ve öğrenme fırsatlarına erişebilmesi de önem taşıyor.

Bu yaklaşım, yazımızın başındaki soruya yeniden dönmemizi sağlıyor: Okulun görevi nerede sona eriyor? Diploma verildiğinde mi, yoksa birey kendi öğrenme yolculuğunu sürdürebilecek beceri ve özgüveni kazandığında mı?

Yaşam boyu öğrenme, yalnızca bireyin iradesine bırakılabilecek bir mesele değil; ailelerin, okulların ve eğitim politikalarının birlikte desteklemesi gereken bir kültürdür.

Gençlere, Ailelere ve Eğitim Kurumlarına Çağrı

Gençlere tavsiyem şu: Okulunuzun size sunduklarıyla yetinmeyin. Kitap okuyun, araştırın, farklı görüşleri dinleyin, gerektiğinde kendi düşüncelerinizi sorgulayın. Bir alanda öğrendiklerinizle yetinmeyin; başka alanlara da merak duyun.

Ailelere tavsiyem ise çocuklarına sürekli ne okumaları gerektiğini söylemekten önce, evlerinde öğrenmenin doğal bir parçası olduğu bir hayat kurmalarıdır.

Eğitim kurumlarına da bir çağrım var: Öğrencilerin sadece doğru cevabı bulmasını değil, doğru soruyu sorabilmesini de önemseyelim.

Çünkü okulun görevi, öğrenciyi kendisine bağımlı kılmak değil; kendi başına öğrenebilen bir insan hâline getirmektir.

Sonuç: Okul Biter, Öğrenme Yolculuğu Devam Eder

Okul bir gün biter. Diploma alınır, sınavlar geride kalır. Fakat öğrenme isteği devam ediyorsa eğitim sürüyor demektir.

Ve belki de bir eğitim sisteminin en büyük başarısı, öğrencisinin artık kendisine ihtiyaç duymadan da öğrenebileceği bir donanım kazanmasıdır. 

Cumhuriyetimizin 103. Yılında...

Cumhuriyet, bize yalnızca bir yönetim biçimi değil; aklın, bilimin, eğitimin ve özgür düşüncenin yolunu açan büyük bir miras bıraktı. Bugün bize düşen, bu mirası öğrenmeye devam eden, sorgulayan, üreten ve geleceğe umutla bakan nesillerle yaşatmaktır.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin bütün kurucularını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. 


Kaynakça

1. OECD (2019) – Yaratıcılık ve Eleştirel Düşünme

Vincent-Lancrin, S., González-Sancho, C., Bouckaert, M., de Luca, F., Fernández-Barrerra, M., Jacotin, G., Urgel, J. ve Vidal, Q. (2019). Fostering Students’ Creativity and Critical Thinking: What it Means in School. OECD Publishing, Paris.

2. OECD (2025) – Eğitim Politikaları ve Yaşam Boyu Öğrenme

OECD (2025). Education Policy Outlook 2025: Nurturing Engaged and Resilient Lifelong Learners in a World of Digital Transformation. OECD Publishing, Paris.


Ertuğrul Akbaş

Ankara Üniversitesi TÖMER Genel Koordinatörü

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Köşe Yazarı

“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”

eakbas@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)