YAZARLAR

22 Şubat 2026 Pazar, 08:30

PAZAR SOHBETLERİ NO:7- Ankara’dan Türkiye’ye Üretim İş Gücü Geliştirme Modeli: Birlikte Kurarsak Başarırız

Sanayinin en büyük ihtiyacı makine değil, nitelikli insan. Gazi Üniversitesi’nin 100 yıllık akademik birikimi ile ASO’nun güçlü kurumsal yapıları aynı vizyonda buluşursa; lise, ön lisans, lisans, lisansüstü ve sertifikalı programlarla Türkiye’ye örnek olacak bir “Üretim İş Gücü Geliştirme Modeli” Ankara’dan doğabilir.

Pazar Sohbeti: Mesele Eğitim Değil, Model Kurmak

Son yıllarda sanayicilerle yaptığımız hemen her görüşmede aynı cümle duyuluyor:

“Yatırım yapıyoruz ama yetişmiş insan bulmakta zorlanıyoruz.”

Bu cümle artık bir şikâyet değil, yapısal bir gerçeği işaret ediyor. Üretim dönüşüyor. Dijitalleşme hızlanıyor. Rekabet sertleşiyor. Ama insan kaynağı aynı hızda gelişemiyor.

Peki Ankara gibi hem güçlü bir üniversite geleneğine hem de organize ve kurumsallaşmış bir sanayi altyapısına sahip bir şehir, bu tabloyu değiştiremez mi?

Bence değiştirebilir.


Güçlü Kurumlar Aynı Masada Buluşursa

Bir tarafta Gazi Üniversitesi.

100 yıllık akademik birikim, uygulama temelli Teknoloji Fakültesi, Sürekli Eğitim ve Uzaktan Eğitim merkezleriyle esnek ve ölçeklenebilir bir eğitim altyapısı.

Diğer tarafta ASO’nun güçlü yapıları:

  • ASO-SEM
  • ASO Model Fabrika
  • ASO Teknik Koleji
  • ASO METES
  • ASO Akademi
  • ASO 1. OSB ve sanayinin doğrudan üretim sahası

Bu kurumlar ayrı ayrı kıymetli. Ancak asıl güç, bunlar bir sistem içinde kurgulandığında ortaya çıkar.

Mesele tek tek projeler yapmak değil.
Mesele kalıcı bir “Üretim İş Gücü Geliştirme Ekosistemi” kurmak.


Liseden Lisansüstüne Uzanan Entegre Bir Hat

Eğer doğru bir model kurulursa ne olur?

1. Lise Düzeyi: Erken Yönlendirme ve Yetkinlik Kazandırma

ASO Teknik Koleji ve benzeri mesleki yapılar; sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara göre güncellenmiş müfredatla gençleri erken yaşta üretim kültürüyle buluşturabilir.

Model Fabrika uygulamaları, yalın üretim pratikleri ve saha ziyaretleri öğrencinin zihninde soyut değil, somut bir gelecek inşa eder.

2. Ön Lisans ve Lisans: Teori ile Sahayı Birleştirmek

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, uygulamalı mühendislik yaklaşımıyla zaten önemli bir avantaj sunuyor.

Eğer bu yapı:

  • OSB firmalarıyla eş tasarlanan ders içerikleri,
  • Gerçek üretim problemleri üzerinden proje tabanlı çalışmalar,
  • Ortak laboratuvar ve uygulama atölyeleri,
  • Uzaktan ve hibrit destekli teknik modüller

ile desteklenirse, mezun olan genç sadece diplomaya değil, sahada karşılığı olan yetkinliğe sahip olur.

3. Lisansüstü Programlar: Sanayinin Ar-Ge Gücü

Yüksek lisans ve doktora çalışmaları, doğrudan OSB firmalarının ihtiyaç alanlarına yönlendirilebilir.

  • Verimlilik artırma
  • Dijital dönüşüm
  • Üretimde veri analitiği
  • Enerji verimliliği
  • Süreç optimizasyonu

Akademik tez, rafta kalmak yerine üretim hattında değer üretir.

4. Sertifikalı ve Modüler Eğitimler: Çalışanlar İçin Sürekli Gelişim

ASO-SEM, ASO Akademi ve Gazi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğiyle:

  • CNC operatörlüğü
  • Robotik sistem entegrasyonu
  • Kalite yönetimi
  • Yalın üretim
  • Endüstri 4.0 uygulamaları
  • Teknik liderlik ve üretim yöneticiliği

gibi başlıklarda modüler, ölçülebilir ve ulusal geçerliliği olan sertifika programları oluşturulabilir.

Bu modelle çalışanlar işten kopmadan gelişir. Firmalar ise insan kaynağını kaybetmeden güçlendirir.


Model Fabrika ile Akademinin Buluşması

ASO Model Fabrika, yalın üretim ve uygulamalı öğrenme konusunda ciddi bir deneyime sahip.

Gazi Üniversitesi’nin teknik ve akademik altyapısıyla bu yapı entegre edilirse:

  • Simülasyon + akademik analiz
  • Uygulama + bilimsel değerlendirme
  • Eğitim + ölçülebilir çıktı

aynı sistem içinde birleşir.

Bu, Türkiye’de örnek gösterilecek bir sanayi–üniversite iş birliği modeli olabilir.


Ankara Neden Öncü Olmasın?

Ankara’nın avantajı şu:

  • Kurumsallaşmış sanayi
  • Güçlü OSB yapısı
  • Köklü üniversite geleneği
  • Karar verici mekanizmalara yakınlık

Bu unsurların hepsi aynı şehirde. Eksik olan şey kaynak değil. Entegrasyon.

Eğer ortak bir “Üretim İş Gücü Platformu” kurulursa;

  • Yetkinlik haritası çıkarılabilir
  • Sektör bazlı insan kaynağı planlaması yapılabilir
  • Eğitimler merkezi bir sistemle koordine edilebilir
  • Ulusal ölçekte model ihraç edilebilir

Bu sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin rekabet gücünü artırır.


Birlikte Çok Şey Başarılabilir

Bu yazı bir proje önerisi değil.
Bir model çağrısıdır.

Gazi Üniversitesi’nin akademik gücü ile
ASO’nun kurumsal kapasitesi aynı vizyonda birleşirse,

  • Gençler daha donanımlı yetişir,
  • Firmalar daha rekabetçi olur,
  • Ankara üretim üssü kimliğini güçlendirir,
  • Türkiye katma değerli üretimde bir adım daha öne çıkar.

Sorulması gereken soru şu:

Ayrı ayrı güçlü kalmak mı,
yoksa birlikte daha güçlü bir sistem kurmak mı?

Pazar sohbetlerinde konuştuğumuz mesele artık net:
Üretim iş gücü kendiliğinden oluşmaz.
Tasarlanır, planlanır ve birlikte inşa edilir.

Ankara bunu yapabilecek şehir.

Yeter ki güçlü yapılar ortak bir irade ortaya koysun.


Dr. Oğuz Poyrazoğlu

Gazi Üniv. Öğr. Üyesi
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
Kurucu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)