EĞİTİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER – VII Üniversitelerin Geleceği: Araştırma Ekosistemleri ve Bilginin Yeni Ekonomisi
Bilgi aktaran üniversiteden değer üreten üniversiteye
Üniversiteler artık yalnızca bilginin öğretildiği mekânlar değildir. İçinde bulunduğumuz çağda üniversite; bilginin üretildiği, dönüştürüldüğü ve toplumsal değere evrildiği stratejik bir merkez hâline gelmiştir. Bu nedenle üniversitelerin geleceği üzerine yapılan her tartışma, aynı zamanda bir kalkınma, rekabet gücü ve hatta egemenlik tartışmasıdır.
Bugün dünya, sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine geçiş sürecini tamamlamaktadır. Bu yeni dönemde üniversiteler; yayın sayılarıyla değil, araştırma derinlikleri, yenilik üretme kapasiteleri ve ekosistem kurabilme becerileriyle ölçülmektedir.
Araştırma üniversitesi modeli neden küresel ölçekte belirleyici? ABD ve Avrupa’daki araştırma üniversiteleri bu dönüşümün en somut örneklerini sunmaktadır. ABD’de MIT, Stanford ya da Berkeley gibi üniversiteler; akademik prestijlerini, güçlü araştırma fonları ve sanayiyle kurdukları organik ilişkilerle pekiştirmektedir. Bu kurumlar için üniversite, kapalı bir akademik alan değil; girişimciliğin, teknolojik yeniliğin ve ekonomik değerin üretildiği canlı bir yapıdır.
Avrupa’da ise üniversite, çoğu zaman bölgesel kalkınmanın merkezine yerleştirilir. Horizon Europe gibi programlar, üniversiteleri şehirlerle, sanayiyle ve yerel aktörlerle birlikte düşünmeye zorlar. Almanya’daki Fraunhofer Enstitüleri ya da Hollanda’daki uygulamalı bilimler üniversiteleri, akademik bilginin doğrudan teknolojiye ve üretime nasıl bağlandığını gösteren güçlü örneklerdir.
Bu modellerin ortak noktası şudur:
Üniversite, bilgiyi yalnızca üreten değil; onu yöneten ve dönüştüren bir aktördür.
Türkiye için asıl mesele: Taklit değil, özgün dönüşüm
Türkiye açısından üniversitelerin geleceği, bu modelleri birebir kopyalamaktan ibaret değildir. Asıl mesele, Türkiye’nin kendi sosyoekonomik gerçekliği içinde üniversitenin rolünü yeniden tanımlayabilmesidir.
Bugün Türkiye’de yükseköğretimde nicel büyüme büyük ölçüde tamamlanmıştır. Artık temel soru “kaç üniversitemiz var?” değil; “bu üniversiteler nasıl bir değer üretiyor?” sorusudur. YÖK’ün son yıllarda başlattığı araştırma üniversiteleri ve bölgesel kalkınma odaklı üniversiteler yaklaşımı, bu soruya verilen önemli bir yanıttır.
Ancak bu yaklaşımın kalıcı ve dönüştürücü olabilmesi için üniversitelerin sanayiyle, OSB’lerle ve yerel üretim ekosistemleriyle daha derin bağlar kurması gerekmektedir. Üniversite; ders anlatan bir yapıdan ziyade, problemi tanımlayan, çözüm üreten ve yön gösteren bir merkeze dönüşmelidir.
Türk Dünyası perspektifi: Bilim üzerinden kurulan gelecek
Bu dönüşüm yalnızca Türkiye ile sınırlı değildir. Türk Dünyası coğrafyası, genç nüfusu ve gelişen üniversiteleriyle büyük bir bilimsel potansiyel taşımaktadır. Ortak araştırma ağları, akademik hareketlilik ve bölgesel bilim fonları; Türkiye’nin bu coğrafyada bilimsel iş birliğinin doğal merkezlerinden biri olabileceğini göstermektedir.
Üniversiteler üzerinden kurulan bu bağlar, yalnızca akademik değil; kültürel, ekonomik ve stratejik bir derinlik de üretmektedir.
Üniversiteler üzerinden kurulan bu bilimsel ve stratejik bağlar, yalnızca akademik bir etkileşim alanı oluşturmaz; aynı zamanda üretim, sanayi ve insan kaynağı politikalarını da doğrudan etkiler. Bilginin değer ürettiği bir ekosistemde, üniversiteler ne kadar güçlü bir araştırma merkeziyse, bu bilginin hayata geçmesini sağlayacak nitelikli insan gücü de o denli belirleyici hâle gelir. Tam da bu noktada, yükseköğretimle sınırlı bir perspektifin yeterli olmadığı; mesleki eğitim, organize sanayi bölgeleri ve yeni sanayi döneminin ihtiyaç duyduğu becerilerin birlikte ele alınması gerektiği ortaya çıkar. Bu nedenle üniversitelerin geleceğini konuşurken, sanayi dönüşümüyle birlikte insan gücünün nasıl yeniden düşünülmesi gerektiği sorusu, bir sonraki ve tamamlayıcı başlık olarak karşımızda durmaktadır.
Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Gazi Üniv. Öğr. Üyesi
opoyrazoglu@gazi.edu.tr
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
Kurucu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
YORUM YAP