YAZARLAR

22 Şubat 2026 Pazar, 15:54

Ramazan’da Hastanelerde Neler Değişiyor?

Değerli okuyucular,

Uzun bir aradan sonra bu kıymetli sayfada sizlerle yeniden buluşmak benim için ayrı bir mutluluk. İş yoğunluğu, nöbetler, ameliyathane programları derken klavyeyi elime almak gecikti; fakat sizlerle yeniden buluşma hissi de bir o kadar büyüdü.

“Ne hakkında yazayım?” diye düşünürken, içinde bulunduğumuz Ramazan ayının hastaneleri ve sağlık çalışanlarını nasıl etkilediğini kaleme almanın anlamlı olacağını düşündüm. Çünkü Ramazan yalnızca bireysel bir ibadet değil; toplumsal düzeni, çalışma temposunu ve insan ilişkilerini de etkileyen bir dönemdir.

Sağlık Kurumlarında Ramazan Düzenlemeleri

Ramazan ayı gelmeden önce, pek çok kurumda olduğu gibi sağlık kurumlarında da çeşitli düzenlemeler yapılır. Poliklinik saatleri, ameliyathane programları, servis planlamaları ve hatta eğitim faaliyetleri bu aya göre yeniden organize edilir.

Hasta sayısının azalacağı yönünde yaygın bir kanaat vardır. Oysa sahadaki gözlemim bunun tam olarak doğru olmadığını gösteriyor. Ramazan’da toplam başvuru sayısı dramatik biçimde düşmez; asıl değişen başvuruların karakteri ve zamanlamasıdır.

Eski bir acil servis çalışanı olarak şunu net söyleyebilirim:
İftar öncesi belirgin bir sessizlik olur. Ancak iftar sonrasında yoğunluk adeta dalga dalga gelir. Kardiyak olaylar, travmalar, trafik kazaları… Gün içinde bastırılan şikâyetler çoğu zaman iftar sonrasına ertelenir.

Polikliniklerde Değişen Dinamik

Polikliniklerde ise özellikle öğleden önce ciddi bir yoğunluk yaşanır. İftar saatine yaklaşıldıkça bu yoğunluk azalır.

İlginç bir gözlemimi de paylaşmak isterim: Oruçlu bireylerin daha sakin ve anlayışlı olması beklenir. Ancak açlıkla birlikte gelen fizyolojik ve psikolojik stres, bazı kişilerde tahammülsüzlüğü artırabilmektedir. Burada “oruçlu olmak” ile “aç kalmak” arasındaki farkı ayırt etmek gerekir. Oruç; bilinçli bir sabır pratiğidir. Açlık ise kontrolsüz bir gerginliğe dönüşebilir. Bu durum maalesef zaman zaman sağlık çalışanları arasında da görülebilmektedir.

Ameliyathaneler ve Cerrahi Planlama

Ameliyathanelerde ise vaka profili büyük ölçüde değişmez. Ameliyat olmaya karar vermiş hasta kitlesi genellikle planına sadıktır. Hatta bazı hastalar operasyonlarını özellikle Ramazan’a denk getirip “aradan çıksın” düşüncesiyle planlar.

Tıbbi gereklilik söz konusu olduğunda ise öncelik her zaman hastanın güvenliğidir. Bu noktada bilimsel yaklaşım, dini hassasiyetle dengeli ve doğru bir iletişim gerektirir.

Sağlık Çalışanları Nasıl Etkileniyor?

Belki de en önemli soru budur.

Yoğun çalışan kliniklerde, özellikle sürekli dikkat ve yüksek konsantrasyon gerektiren branşlarda çalışanlar için Ramazan fiziksel olarak zorlayıcı olabilir. Saatler süren ameliyatlar, uzun nöbetler ve yoğun hasta trafiği… Günün nasıl geçtiğini anlamadan mesai bitiverir. Eve gidildiğinde ise iftar saatine çok az zaman kalmıştır.

Bu durum bir yönüyle kolaylık sağlasa da evde hazırlık sorumluluğu olanlar için zaman baskısı oluşturabilmektedir.

Yoğun bakım üniteleri ise hasta akışı açısından belki en az etkilenen alanlardır. Ancak çalışanların biyolojik ve sosyal düzeni ister istemez değişir.

Hastanede İftar Açmak

Ramazan’ın en farklı ve belki de en güzel taraflarından biri hastanede iftar açmaktır. Nöbetçi ekiplerin bir araya geldiği, evlerden getirilen yemeklerin paylaşıldığı, dışarıdan siparişlerle sofraların kurulduğu o anlar… Yoğun bir günün ardından kısa bir duraksama ve birlik hissi oluşturur. Bu birliktelik çalışma enerjisini artırır, ekip ruhunu güçlendirir. Hastane ortamında bile Ramazan’ın manevi atmosferi hissedilir.

Sonuç olarak; Ramazan hastaneleri tamamen değiştirmez; ancak ritmini farklılaştırır. Başvuru zamanları değişir, iletişim hassaslaşır, planlamalar yeniden şekillenir. En önemlisi ise şudur: Ramazan’ın getirdiği sabır, anlayış ve empati duygusunu hastane ortamında yaşatmak yine bizlere düşmektedir.

Hastalarımıza kapımız her zaman açık. Ancak bu manevi atmosferi koruyarak, daha anlayışlı ve empatik bir iletişimle hizmet alındığında hem sağlık çalışanları hem hastalar için daha huzurlu bir Ramazan mümkün olacaktır.

Herkese sağlıklı, huzurlu ve gönlü hafiflemiş bir Ramazan diliyorum.

Doç. Dr. Ökkeş Hakan MİNİKSAR | Köşe Yazarı
hminiksar@gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)