Yurt Dışına Göç: Eğitim, Kültür ve Sanat Sosyolojisi Bağlamında Bir Analiz
Son yıllarda Türkiye’den yurt dışına gerçekleşen sürekli artan eğitim göçü, münferit bir akademik tercih veya bireysel istihdam arayışı olmanın ötesine geçmiştir. Bu durum, özellikle orta-üst ve üst sosyo-ekonomik sınıfların toplumsal konumlarını koruma, küresel ölçekte yeniden üretme ve kültürel sermayelerini pekiştirme amacıyla geliştirdikleri stratejik bir sınıfsal eyleme dönüşmüştür.
Söz konusu toplumsal olgunun analizi; yalnızca iktisadi göstergelerle sınırlı tutulamaz. Sürecin yarattığı kültürel dönüşüm, kimlik başkalaşımı ve estetik/müziksel tercih biçimleri, kültür sosyolojisi ve müzik sosyolojisinin temel kuramsal çerçeveleriyle incelenmeyi gerektirmektedir.
Yurt Dışında Talebinin (Eğitim, Sanat, Müzik vb.) Nedenleri: Sermaye Aktarımı ve İçselleştirilmiş Düşünceler
Bu eğilim, Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nün sermaye türleri ve habitus (İçselleştirme) kavramlaştırmalarıyla doğrudan ilişkilidir (Bourdieu, 1986):
- Kültürel ve Sembolik Sermaye Transferi: Maddi imkânları yüksek aileler, bünyelerindeki ekonomik sermayeyi çocuklarına uluslararası geçerliliği olan bir eğitim sunarak kültürel sermayeye (kurumsallaşmış kültürel sermaye: prestijli diplomalar, yabancı dil yetkinliği, uluslararası ağlar) dönüştürmeyi hedefler. Bu dönüşüm, aile ve birey için toplumsal alanda yüksek bir meşruiyet ve prestj aracı, yani sembolik sermaye olarak işlev görür (Bourdieu, 1986, s. 241-258).
- Habitus ve Sınıf İçi Yeniden Üretim: Türkiye'deki eğitim sisteminde yaşanan kurumsal dönüşümler, liyakat tartışmaları ve sosyo-ekonomik belirsizlikler karşısında üst-orta sınıflar, kendi sınıfsal habitus'larının sunduğu standartları korumak isterler. Bourdieu'ye göre eğitim sistemi, toplumsal eşitsizliklerin ve sınıfsal ayrıcalıkların meşrulaştırılarak yeniden üretildiği ana mekândır (Bourdieu & Passeron, 1977). Yurt dışı eğitimi, küresel ölçekte bir sınıfsal güvence arayışıdır.
Kültürel Kodlar, Uyum ve Yabancılaşma Dinamikleri (Kültür Sosyolojisi)
Eğitim amacıyla yurt dışına giden gençlerin menşei kültürle kurdukları bağın zayıflaması ve ev sahibi toplumun değerler sistemiyle etkileşimi iki temel teorik eksende açıklanabilir:
John Berry’nin Kültürleşme Modeli
John Berry (1997), bireylerin yeni bir kültürel ortama girdiklerinde benimsedikleri tutumları iki temel boyut üzerinden sınıflandırır: Öz kültürü koruma arzusu ve yeni kültürle ilişki kurma arzusu. Bu doğrultuda dört temel strateji tanımlanır:
· Bütünleşme: Hem öz kültürel kimliğin korunması hem de yeni kültürle aktif bağ kurulması.
· Özümseme / Asimilasyon: Bireyin kendi yerel/milli kültürel kodlarını arka plana atarak veya bastırarak baskın kültüre tam uyum sağlaması.
· Ayrılma / Ayrışma: Yeni kültürle temastan kaçınıp yalnızca öz kültürü sürdürme eğilimi.
· Marjinalleşme: Her iki kültüre de aidiyet hissedememe ve sosyal yalıtılmışlık durumu (Berry, 1997, s. 9-11).
Toplumsal kabul görme arzusu ve "doğulu/taşralı" olarak etiketlenme kaygısı, gençlerin bir kısmını özümseme (asimilasyon) stratejisine yöneltebilmekte; bu durum yerel değerlere karşı duygusal ve mesafeli bir tutumun gelişmesine yol açmaktadır.
Çifte Bilinç ve Melez Kimlik
Post-kolonyal ve kültürel incelemeler literatüründe Homi Bhabha (1994) ve Stuart Hall (1990), göçmen ve diyasporik öznelerin kimlik süreçlerini "melezlik” kavramıyla ele alır:
- Bhabha'ya göre, bu gençler ne tam anlamıyla geldikleri coğrafyanın ne de tamamen gittikleri toplumun yekpare bir üyesidirler. Arada kalan, müzakereye açık bir "Üçüncü Mekân" (Third Space) inşa edilir (Bhabha, 1994, s. 36-39).
- Bu durum, dışarıdan yüzeysel bir "kopuş" veya "köksüzleşme" gibi görünse de özünde yerel kodlar ile küresel beklentilerin çatışmasından doğan yeni ve dinamik bir hibrit kimlik inşasıdır (Hall, 1990).
Müzik Sosyolojisi Bağlamında Estetik ve Sınıfsal Yansımalar
Müzik, toplumsal grubun duygu dünyasını, değer yargılarını ve aidiyet sınırlarını belirleyen en somut sembolik alanlardan biridir.
[Öz Kültürel Kodlar] ───> [Göç ve Uluslararası Eğitim] ───> [Hibrit Estetik / Küresel Beğeni]
│ │
└────────── (Sınıfsal Ayırdetme / Distinction) ──────────────┘
Beğeni Yargıları ve Sınıfsal Ayrım
Bourdieu'nün Beğeni Savaşları / Ayrımlar (Distinction: A Social Critique of the Judgement of Taste, 1984) çalışmasında vurguladığı gibi, estetik ve müziksel tercihler tarafsız değildir; aksine bireyin toplumsal konumunu simgeler:
- Yurt dışındaki akademiye ve kültür ortamına dahil olan genç, geleneksel veya yerel müzik türlerini (arabesk, lokal halk müzikleri) "küreselleşememiş" veya "düşük beğenili" olarak algılayabilir.
- Buna karşılık Batı merkezli elektronik müzik, caz, bağımsız (indie) veya çağdaş klasik müzik türlerine yönelmek, bireyin küresel "kültürel elit" veya "küresel omnivor (hepobur)" sınıfın bir parçası olduğunu simgesel olarak sergileme işlevini üstlenir (Bourdieu, 1984; Peterson & Kern, 1996). Burada yerel müziğin tamamen reddi kadar, otantikleştirilerek seçici biçimde estetikleştirilmesi de gözlemlenebilir.
Müziksel A-Kültürasyon ve Müzikal Hafıza
Müzik sosyolojisi ve etnomüzikoloji literatüründe müzik, yalnızca bireysel bir haz aracı değil, duygusal bir toplumsallaşma biçimidir:
- Tia DeNora (2000), Music in Everyday Life eserinde müziği bireyin benlik inşasında, duygusal düzenlemelerinde ve gündelik yaşamındaki kimlik pratiklerinde kullandığı temel bir "benlik teknolojisi" olarak tanımlar.
- Theodor W. Adorno (1962), müzik dinleme biçimlerinin toplumsal yapıyla dolaysız bağını ve kültür endüstrisinin estetik algı üzerindeki yapısal belirleyiciliğini öne sürer.
- John Blacking (1973), How Musical is Man? çalışmasında müziksel davranışların insani ve kültürel ilişkilerden bağımsız ele alınamayacağını ifade eder. Kültürel ortam ve sosyalleşme ağları değiştikçe, bireyin müziksel yapılardan aldığı duygusal yankı ve hafıza bağları da dönüşüme uğrar.
Değerlendirme:Türkiye’den gerçekleşen bu nitelikli eğitim göçü sosyolojik açıdan üç temel tespitle özetlenebilir:
· Sınıfsal Boyut: Yalnızca iktisadi kaygılara dayanmayan; mevcut sınıfsal statüyü koruma, küresel geçerliliği olan simgesel ve kültürel sermaye edinme stratejisidir.
· Kültürel Boyut: Küreselleşmenin getirdiği homojenleşme baskısı karşısında yerel kodların erimesi veya hibritleşerek yeniden biçimlenmesi sürecidir (Berry'nin asimilasyon ve Bhabha'nın hibritlik süreçleri).
· Estetik / Müziksel Boyut: Bireylerin De Nora ve Bourdieu'nün belirttiği üzere estetik beğenilerini ve "benlik teknolojilerini" yeniden yapılandırarak, küresel popüler kültürün ve Batı merkezli müzik pratiklerinin parçası haline gelmeleridir.
Bu durum; toplumsal yapıların küreselleşen dünyanın getirdiği sosyal-kültürel ve teknolojik gelişmeler olarak düşünülmeli ancak kendi kültürel kimliklerinden kopma anlayışı aynı zamanda Batıya karşı içselleştirilen kültürel ezikliğinin yansıması aidiyetinden erozyona ve kopuşa uğraması kendi öz kültürel dokusundan kopuş anlamına da gelebilir. Bu olgu, tek taraflı bir "yozlaşma" veya basit bir "öz kültürden kopuş" olarak değil. Aksine, küreselleşen dünyada üst-orta sınıfların yaşadığı dinamik, çelişkili ve katmanlı bir kimliksel/estetik dönüşümün sonucu olarak okunmalıdır. O zaman şu sorunun cevabını aramak gerekir. Neden batıya karşı kültürel toplumsal eziklik hissedilir? Aslında cevabı sizde biliyorsunuz.
Kaynakça
- Adorno, T. W. (1962). Introduction to the Sociology of Music. Seabury Press.
- Berry, J. W. (1997). Immigration, acculturation, and adaptation. Applied Psychology, 46(1), 5-34.
- Bhabha, H. K. (1994). The Location of Culture. Routledge.
- Blacking, J. (1973). How Musical is Man?. University of Washington Press.
- Bourdieu, P. (1984). Distinction: A Social Critique of the Judgement of Taste. Harvard University Press.
- Bourdieu, P. (1986). The forms of capital. In J. Richardson (Ed.), Handbook of Theory and Research for the Sociology of Education (pp. 241-258). Greenwood.
- Bourdieu, P., & Passeron, J. C. (1977). Reproduction in Education, Society and Culture. Sage Publications.
- DeNora, T. (2000). Music in Everyday Life. Cambridge University Press.
- Hall, S. (1990). Cultural identity and diaspora. In J. Rutherford (Ed.), Identity: Community, Culture, Difference (pp. 222-237). Lawrence & Wishart.
- Peterson, R. A., & Kern, R. M. (1996). Changing highbrow taste: From snob to omnivore. American Sociological Review, 61(5), 900-907.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP