Sümer Ezgü Türk Müziği Çalgı Eğitiminde Dönüşüm: Müzik Eğitiminde İkililik
Tarihsel Arka Plan: Müzik Pedagojisindeki Dikotomi
Sümer Ezgü ömrünü Türk halk müziğine adamış ve hala bitmek bilmeyen enerjisi ile bu alanda çalışmalara devam eden entelektüel bir sanatçıdır. Kurduğu Sanat Akademisi ile Antalya’da yoluna devam ederken diğer taraftan da eğitim sisteminde gördüğü eksik ve aksaklıkları her platformda savunun bir sanatçıdır. Müzik eğitimi üzerine yaptığı hem çalgı hem icra ve eğitim anlamındaki fikir ve görüşleri son derece önemlidir. Sosyal Medyada paylaştığı Kaval çalgısını müzik eğitiminde kullanılır standart hale getirme haberi pek çok kişinin ilgisini çekmeyebilir ancak bu makamsal yapının, müzik geleneği sistemde kullanılacak bir enstrüman olması ekonomik, kültürel köklerle bağını kurmak adına atılmış son derece önemli husustur.
Türkiye'de cumhuriyet dönemi müzik politikaları ve müzik öğretmeni yetiştirme müfredatları, büyük ölçüde Batı müziği kuramları ve çalgı eğitimi üzerine inşa edilmiştir. Bu durum, eğitim sisteminde "geleneksel/yerel müzik" ile "kurumsal/evrensel müzik" arasında tarihsel bir dikotomiye (ikiliğe) yol açmıştır.
Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü ile başlayan ve günümüz Eğitim Fakülteleri Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalları ile devam eden süreçte; müfredat ağırlığı keman, piyano ve blok flüt gibi Batı menşeili çalgılara verilmiştir. Bu durum, halk müziği ve makamsal müzik çalgılarının kurumsal eğitim alanının dışına itilmesine ya da ikincilleştirilmesine sebep olmuştur.
Blok flüt veya melodika gibi çalgılar, Doğu Akdeniz ve Anadolu müzik kültüründeki makamsal dizileri, mikrotonal (koma) sesleri ve mikro-süslemeleri tam olarak ifade edemez. Tampere (eşit bölünmüş) ses sistemine göre üretilmiş olan bu çalgılar, Türk çocuğunun işitsel hafızasındaki makamsal ve ayak bazlı ses örüntüleriyle dizgesel bir uyuşmazlık yaşatmaktadır.
Dilli Kaval (Dillice) Örneğinde Organolojik Standardizasyon
Sümer Ezgü Sanat Akademisi, Akdeniz Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı akademisyenleri ve Antalya OSB iş birliğiyle geliştirilen Dilli Kaval (Dillice) projesi, organolojik standardizasyon açısından kritik bir adımdır.
Geleneksel halk çalgılarının eğitim müfredatına girememesinin en büyük teknik engellerinden biri, çalgıların standart boyut, akort ve ton kalitesine sahip olmamasıydı. Dilli Kaval'ın ergonomik ve standart ölçülerde seri/endüstriyel üretime uygun hale getirilmesi;
· Akort birliğini sağlamakta,
· Çocuk anatomisine uygun delik mesafelerini standartlaştırmakta,
· Blok flütün yarattığı fonksiyonel boşluğu milli bir çalgı ile doldurmaktadır.
İlk ve Orta Öğretim Müfredatı İçin Alternatif Milli Çalgı Önerileri
Dilli Kaval uygulamasının başarısını pekiştirmek ve Türk müziği çalgı yelpazesini genişletmek adına ilköğretim seviyesine uyarlanabilecek diğer çalgılar ve pedagojik gerekçeleri şunlardır:
Cura (Eğitim Curası / Mini Bağlama)
- Organolojik Yapısı: Bağlama ailesinin en küçük üyesidir.
- Pedagojik Gerekçesi: Çocukların el ve parmak anatomisine oldukça uygundur. Bağlama eğitimine başlamak için mükemmel bir hazırlık çalgısıdır.
- Uygulama Önerisi: Perdeleri başlangıç aşamasında basitleştirilmiş (sadece temel ana sesler veya yaygın halk müziği ayaklarına uygun perde dizilimi ile) bir "Eğitim Curası" modeli geliştirilebilir.
Sipsi
- Organolojik Yapısı: Tek kamışlı, çam veya kamıştan yapılan nefesli bir Yörük-Teke yöresi çalgısıdır.
- Pedagojik Gerekçesi: Çok küçük boyutlu ve hafiftir. Üfleme ve ses elde etme tekniği açısından nefes kontrolü gelişimini destekler.
- Uygulama Önerisi: Dayanıklı sentetik/kompozit malzemeden imal edilen ve perdeleri çocuk parmak aralıklarına göre standardize edilmiş "Eğitim Sipsisi" geliştirilebilir.
Bendir ve Ritim Sazlar (Milli Ritim Eğitimi)
- Organolojik Yapısı: Deri/sentetik kasnaklı geleneksel vurmalı çalgı.
- Pedagojik Gerekçesi: Orff yaklaşımında kullanılan standart Batı ritim çalgıları yerine, Türk müziğinin zengin usul yapısını (5/8, 7/8, 9/8'lik aksak usuller) öğretmek için Bendir son derece elverişlidir.
- Uygulama Önerisi: Farklı boyutlarda ve hafif gövdeli eğitim bendirleri ritim derslerinin odağına yerleştirilebilir.
Mini Eğitim Kanunu (Çeng / Küçük Kanun)
- Organolojik Yapısı: Kanun çalgısının daha az mandal ve teline sahip, basitleştirilmiş küçük gövdeli türevi.
- Pedagojik Gerekçesi: Makam sistemindeki makro ve mikro aralıkları (koma seslerini) görsel ve işitsel olarak en somut gösteren çalgıdır.
- Uygulama Önerisi: Müzik odalarında grup çalışmalarına uygun mini eğitim kanunları tasarlanabilir.
Müzik Öğretenleri İçin Hizmet İçi Eğitim Stratejisi
Geleneksel çalgıların okullarda yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, mevcut müzik öğretmenlerinin bu çalgıları icra etme konusundaki yetersizlikleridir. Bu durum öğretmenlerin yetersizliğinden ziyade, aldıkları Lisans eğitiminin müfredat yapısından kaynaklanmaktadır.
Önerilen Eylem Planı:
1. MEB Hizmet İçi Eğitim Modülleri: Milli Eğitim Bakanlığı, üniversitelerin Konservatuvar ve Müzik Eğitimi Anabilim Dalları ile iş birliği yaparak bölgesel "Türk Müziği Çalgıları Eğitici Eğitimi" kursları düzenlemelidir.
2. Dijital Eğitim Materyalleri ve EBA Entegrasyonu: Müzik öğretmenleri ve öğrenciler için Dilli Kaval, Cura ve Sipsi metodlarını içeren etkileşimli video dersler EBA (Eğitim Bilişim Ağı) sistemine yüklenmelidir.
3. Yükseköğretim Müfredat Güncellemesi: YÖK bünyesindeki Müzik Öğretmenliği Lisans Programlarına "Geleneksel Türk Müziği Çalgıları Eğitimi" dersi zorunlu statüde eklenmelidir.
Değerlendirme
Kültürel hegemonya ve geçmişten gelen eğitim politikalarının yarattığı ikilikler, ancak yerel değerlerin bilimsel, pedagojik ve organolojik metotlarla modernize edilip sisteme entegre edilmesiyle aşılabilir. "Dilli Kaval" çalışması, Türk müzik eğitimi tarihinde yerel çalgıların kurumsallaşması adına öncü bir örnektir. Bu yaklaşımın Cura, Sipsi ve geleneksel ritim çalgılarıyla desteklenmesi, gelecek nesillerin kendi müzik kültürünün kodlarıyla nitelikli bir biçimde buluşmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda çok basit mantıkla okul çağında 2 milyon öğrencinin batı çalgıları aldığı düşünülürse ekonomik olarak ülkenin dışa giden parasal kaynaklarının hesabını okuyuculara bırakıyorum.
KAYNAKÇA
Uçan, A. (1997). Müzik Eğitimi: Temel Kavramlar-İlkeler-Yaklaşımlar. Ankara: Müzik Ansiklopedisi Yayınları.
Gazimihal, M. R. (1958). Türk Halk Çalgıları ve Oyunları. İstanbul: Maarif Basımevi.
(Anadolu halk çalgılarının organolojik sınıflandırılması ve tarihsel gelişimi).
Güray, C. (2012). Geleneksel Müziklerimiz ve Eğitim: Bağlama Eğitimi Üzerine Organolojik ve Pedagojik İncelemeler. Ankara: Pan Yayıncılık.
Beşiroğlu, Ş. Ş. (2009). "Türkiye'de Müzik Eğitiminde Doğu-Batı Dikotomisi ve Kültürel Kimlik". İTÜ TMDK Müzikoloji Dergisi, Sayı: 4, s. 12-28.
Tura, Y. (1988). Türk Musikisinin Meseleleri. İstanbul: Pan Yayıncılık.
MEB (Millî Eğitim Bakanlığı) (2018). İlköğretim Kurumları Müzik Dersi (1-8. Sınıflar) Öğretim Programı. Ankara: Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP