Kültürel Stratejinin İkili Dinamiği: Türkiye'de Halk Kültürü (Folklor) Araştırmalarının Kurumsal Dönüşümü
Günümüz küresel rekabet ortamında ulusal kalkınma, yalnızca ekonomik büyüme ve teknolojik altyapı ile sınırlı olmayıp, bu süreçleri destekleyen ve anlamlandıran kültürel stratejilerle doğrudan ilintilidir. Sosyal ve beynelmilel ilişkilerde "yumuşak güç" (soft power) ve "kültürel diplomasi" unsurları, ülkelerin stratejik derinliğini belirleyen ana etmenler hâline gelmiştir. Bu çalışmada, bir ülkenin kalkınmasında teknolojik gelişmeler ile kültürel araştırmaların oynadığı bütünleyici rol teorik bağlamda ele alınmakta; Türkiye’de devlet eliyle yürütülen kültür ve halk bilimi araştırmalarının tarihsel ve kurumsal gelişimi (1966 yılında kurulan Millî Folklor Enstitüsü’nden günümüzdeki idari birimlere kadar) eleştirel bir yaklaşımla analiz edilmektedir. Söylem düzeyinde sıklıkla vurgulanan "millilik" ve "yerlilik" kavramlarının, bürokratik ve kurumsal pratikte halk kültürü araştırmalarının işlevsizleştirilmesi veya alt birimlere indirgenmesi tezatlığı tahlil edilmektedir.
Kalkınmada İkili Kuramsal Çerçeve (Teknoloji ve Kültür)
Ulusal kalkınma literatürü uzun yıllar boyunca yalnızca gayrisafi millî hasıla, sınai üretim ve teknolojik altyapı gibi nicel göstergelere odaklanmıştır. Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kalkınmanın sosyo-kültürel boyutları ve sürdürülebilirlik ilkeleri ön plana çıkmıştır (Sen, 1999). Teknolojik gelişmeler, bir toplumun üretim kapasitesini ve maddi refahını yükselten motor güç işlevi görürken; kültür, bu teknolojinin hangi değerler silsilesi içinde üretileceğini, benimseneceğini ve küresel ölçekte nasıl temsil edileceğini belirler (Castells, 2009).
Teknolojik sıçramaların kültürel bir temelden ve özgün bir toplumsal hafızadan yoksun olması durumunda, ülkeler teknoloji üreten değil, yalnızca yabancı teknolojileri ve bunlarla birlikte gelen kültürel kodları tüketen edilgen yapılara dönüşmektedir (Adorno & Horkheimer, 1947/2002). Bu bağlamda kültür, bir ülkenin yalnızca geçmiş hafızası değil, geleceğe dönük stratejik vizyonunun ve ulusal kimliğinin temel sütunudur.
Kültür Endüstrileri, Yumuşak Güç ve Müziğin Derin Etkisi
Kültürel alan, uluslararası ilişkilerde kaba kuvvetin (hard power) ötesine geçen ve ülkelerin çekim merkezi olmasını sağlayan "yumuşak güç" kaynaklarının başında gelir (Nye, 2004). Film, dizi, animasyon ve dijital içerik üretimi gibi kültür endüstrileri, bir ülkenin değerler sistemini, yaşam tarzını ve dünya görüşünü küresel kamuoyuna aktarmada en etkili araçlardır.
MİLLİ KALKINMA STRATEJİSİ
|
+--------------------------------------------+-------------------------------------------------+
| |
v v
MADDİ / TEKNOLOJİK BOYUT MANEVİ / KÜLTÜREL BOYUT
- Ar-Ge ve Sanayileşme - Halk Bilimi & Saha Derlemeleri
- Dijital Dönüşüm - Stratejik Analiz ve Karşılaştırma
- Altyapı İnovasyonu - Kültür Endüstrileri & Müzik
| |
+------------------------------------------+-------------------------------------------------+
|
v
KÜRESEL NÜFUZ VE YUMUŞAK GÜÇ
Bu araçlar içerisinde müzik, doğrudan insan duygularına, bilişsel yapılara ve kolektif bilinçdışına nüfuz etme kapasitesi bakımından müstesna bir yere sahiptir (Bourdieu, 1984). Müzik; estetik bir form olmanın ötesinde, sembolik sermayenin taşınmasında ve ulusal kimliğin evrensel dille ifade edilmesinde stratejik bir enstrümandır. Dolayısıyla, bir ülkenin kendi müzik birikimini ve halk kültürünü bilimsel metotlarla derlemesi, analiz etmesi ve yeniden üretmesi, küresel kültür piyasalarında hegemonik baskılara karşı özgün bir duruş sergilemesinin ön koşuludur.
Türkiye'de Halk Kültürü Araştırmalarının Kurumsal Tarihçesi
Türkiye'de halk kültürü ve folklor araştırmalarının devlet nezdinde kurumsallaşması uzun ve dalgalı bir süreç izlemiştir. Ziya Gökalp ve Fuad Köprülü ile başlayan erken dönem teorik girişimler (Gökalp, 1923; Köprülü, 1914), Cumhuriyet döneminde Halkevleri ve Türk Dil Kurumu gibi yapılarla uygulama alanı bulmuştur. Ancak halk biliminin doğrudan devlet teşkilatı bünyesinde müstakil bir enstitü olarak yapılandırılması 16 Mayıs 1966 tarihinde gerçekleşmiştir.
1966 ──> Millî Folklor Enstitüsü (MFE) [Kuruluş]
1973 ──> Millî Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı (MİFAD)
1989 ──> Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Başkanlığı (HAKAD)
1991 ──> Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (HAGEM)
2003 ──> Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü (Alt Daire Düzeyi)
2023 ──> Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü
Millî Folklor Enstitüsü (1966) ve İlk Misyon
Millî Eğitim Bakanlığı Kültür Müsteşarlığı bünyesinde kurulan Millî Folklor Enstitüsü (MFE), Türkiye’deki halk kültürü verilerinin bilimsel yöntemlerle:
ü Saha Araştırması ve Derleme
ü Arşivleme ve Sınıflandırma
ü Yayınlama
ü Karşılaştırmalı Analiz ve Ulusal Stratejiye Dönüştürme süreçlerini yürütmek üzere tasarlanmıştır (Tan, 2016). MFE'nin kuruluşu, Türk halk biliminin bürokratik meşruiyet kazanması açısından tarihsel bir dönüm noktasıdır.
İdari Tenzilat ve Kurumsal Aşamalar
MFE’nin kuruluşunun ardından yaşanan siyasal iktidar değişimleri ve idari reformlar, kurumun hukuki statüsünde ve yetki alanında sürekli dalgalanmalara yol açmıştır:
ü MİFAD (1973): Millî Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı adını alarak daire seviyesine çekilmiştir.
ü HAGEM (1991): Kültür Bakanlığı bünyesinde "Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü" (HAGEM) olarak genel müdürlük düzeyine yükseltilmiş; bu dönemde derleme ve yayın faaliyetleri ivme kazanmıştır (Oğuz, 2013).
ü AREGM (2003): 2003 yılında çıkarılan idari yapılanma kararlarıyla HAGEM feshedilmiş, yetkileri "Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü" adı altında birleştirilerek halk kültürü araştırmaları yeniden daire başkanlığı/şube seviyesine düşürülmüştür.
ü YAKEGEM (2023) Son İdari yapılanma ile de “Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü”ne dönüştürülmesi sonucu araştırma, derleme, yayınlama faaliyetleri, bilimsel kongreler, çalıştaylar, sepozyumlar yapılamaz duruma getirilmiş, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin yerine tamamen festival ve ekinlikler düzenleme genel müdürlüğüne dönüştürülmüştür.
ü Görünürlük ve Metodoloji Kaybı: Kurumsal düzenlemelerle kuruluşunda ortaya konan bilimsel yaklaşımların yerini (Somut Olmayan Kültürel Miras ve Sosyal Etkinlikler birimleri) halk kültürü araştırmaları müstakil bir "bilimsel araştırma ve analiz" odağı olmaktan ziyade, festival, tanıtım ve envanter kaydı odaklı bürokratik işlevlere kaydırılmıştır (Çobanoğlu, 2002; Ekici, 2017).
Söylem ve Pratik Çelişkisi: "Millilik" İddiası ve Stratejik Analiz Eksikliği
Türkiye'deki kültür politikaları incelendiğinde, siyasi iktidarlar ve bürokrasi tarafından sıklıkla "millilik", "yerlilik" ve "kültürel iktidar" vurgusu yapıldığı görülmektedir. Ancak kuramsal ve kurumsal düzeyde yapılan analizler, bu söylemsel vurgu ile pratik idari adımlar arasında belirgin bir tezat olduğunu ortaya koymaktadır (Oğuz, 2013).
Analiz ve Strateji Üretiminde Yetersizlik
Halk kültürü verilerinin yalnızca derlenmesi ve betimsel (descriptive) olarak yayımlanması yeterli değildir. Temel eksiklik, toplanan verilerin ulusal menfaatler, kültür diplomasisi, stratejik iletişim ve uluslararası rekabet bağlamında analiz edilmesi ve sentezlenmesidir.
Dünyadaki gelişmiş örneklerde (örneğin ABD. Washington, D.C. Smithsonian Institution veya Japonya Folklor Araştırma Enstitüleri) birincil halk kültürü verileri, devletin sosyo-politik stratejilerine ve global ölçekli kültür endüstrilerine (sinema, akademi, diplomasi) girdi sağlar. Ülkelerin kültürel stratejilerinin belirleyici faktörüdür. Türkiye’de ise kurumların idari ölçeğinin küçültülmesi, uzman personel istihdamının niteliksel aksaması ve araştırmaların betimsel envanter çalışmasına indirgenmesi, stratejik çıktı üretme kapasitesini zayıflatmıştır (Çobanoğlu, 2002).
Değerlendirme
Bir ülkenin stratejik derinliği ve sürdürülebilir kalkınması, teknolojik kapasitesi ile kültürel araştırmalarının niteliği arasındaki tutarlı uyuma bağlıdır. Türkiye'de 1966 yılında Millî Folklor Enstitüsü ile başlatılan vizyon, zaman içerisinde idari reformlar ve siyasi önceliklerin değişmesi sonucu müstakil bilimsel kimliğini yitirmiş; genel müdürlük düzeyinden alt daire başkanlıklarına indirgenerek işlevsel daralmaya uğramıştır.
Söylemdeki "millilik" ve "kültürel ihya" hedeflerinin uygulamada karşılık bulabilmesi için aşağıdaki stratejik adımların atılması elzemdir:
ü Özerk ve Müstakil Enstitü Yapılanması: Halk kültürü araştırmaları, doğrudan stratejik analiz ve karşılaştırmalı çalışmalar yapabilecek özerk, disiplinlerarası bir "Milli Halk Bilimi ve Kültür Araştırmaları Enstitüsü" çatısı altında yeniden örgütlenmelidir.
ü Saha Derlemesinden Stratejik Analize Geçiş: Kültürel veriler sadece arşivlenmekle kalmamalı; yumuşak güç, kültürel diplomasi, ulusal güvenlik ve dijital içerik üretimi (film, oyun, müzik) için stratejik raporlara dönüştürülmelidir.
ü Akademik Liyakat ve Nitelikli Personel: Kültür bürokrasisindeki idari birimler, uzmanlaşmış halk bilimciler, antropologlar, sosyologlar ve iletişim stratejistleri ile desteklenmelidir.
Üniversitelerin Halkbilimi (Folklor) Bölüm veya Ana Bilim Dallarından, Folklor Araştırmacısı olarak mezun edilen gençler bu konuda avantaj olarak görülmeli, ülkenin kültürel strateji vizyonuna önemli katkıları olacağı düşünülmelidir Her şeyden önce bu durum milli ve yerli olmanın en temel parametresidir.
Kaynakça
· Adorno, T. W., & Horkheimer, M. (2002). Dialectic of enlightenment: Philosophical fragments (E. Jephcott, Çev.). Stanford University Press. (Orijinal eser basım tarihi 1947).
· Bourdieu, P. (1984). Distinction: A social critique of the judgement of taste (R. Nice, Çev.). Harvard University Press.
· Castells, M. (2009). Communication power. Oxford University Press.
· Çobanoğlu, Ö. (2002). Halkbilimi kuramları ve araştırma yöntemleri tarihine giriş. Akçağ Yayınları.
· Ekici, M. (2017). Türk halk biliminde alan araştırması ve derleme yöntemleri. Milli Folklor, 15(114), 5-18.
· Gökalp, Z. (1923). Türkçülüğün esasları. Matbaa-i Amire.
· Köprülü, M. F. (1914). Usûl: Yeni bir ilim, Halkıyât: Folk-lore. Ictihad, 89, 1983-1988.
· Nye, J. S. (2004). Soft power: The means to success in world politics. PublicAffairs.
· Oğuz, M. Ö. (2013). Türkiye’de somut olmayan kültürel miras çalışmaları ve halk bilimi. Milli Folklor, 13(98), 5-14.
· Sen, A. (1999). Development as freedom. Oxford University Press.
· Tan, N. (2016). Türkiye'de kamu yönetiminde halk bilimi biriminin kuruluşunun 50. yılı (1966-2016). Folklor/Edebiyat, 22(87), 231-244.
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”