YAZARLAR

10 Ekim 2026 Cumartesi, 08:45

Çocuğumuza Yol Mu Gösteriyoruz, Yoksa Onun Yerine Mi Yaşıyoruz?

Çocuklarımızın geleceğini şekillendirirken onlara yol mu gösteriyoruz, yoksa farkında olmadan onların yerine mi karar veriyoruz? Eğitimde başarı, ebeveyn rehberliği, özgüven ve sorumluluk bilinci üzerine düşündüren bir değerlendirme.



Çocuğa Yol Göstermek ve Karar Verme Becerisi

Çocuklarımız için iyi bir gelecek istiyoruz. Daha başarılı olsun, iyi bir üniversite kazansın, iyi bir meslek sahibi olsun, hayatı daha kolay olsun istiyoruz.

Bütün bunlar çok anlaşılır.

Ancak bazen iyi niyetle başladığımız bu süreçte önemli bir sınırı aşabiliyoruz: Çocuğumuza yol göstermek yerine onun yerine karar vermeye başlıyoruz.

Hangi dersi çalışacağına, kaç saat ders çalışacağına, hangi sınava gireceğine, hangi bölümü seçeceğine, hatta arkadaşlarının kim olacağına kadar her şeyi biz belirlediğimizde çocuğumuzun hayatını kolaylaştırdığımızı düşünüyoruz.

Oysa çocuk büyüdükçe bizim görevimiz onun adına karar vermek değil, kendi kararlarını verebilme becerisini geliştirmek olmalı.

Sınav Başarısı ve Çocuğun Duygusal Dünyası 

Özellikle sınav dönemlerinde bu konu daha da önemli hale geliyor.

Bir öğrencinin sınav başarısı elbette değerlidir. Ancak çocuğun bütün kimliğini aldığı puana bağlamak, başarıyı bir hedef olmaktan çıkarıp baskıya dönüştürebilir.

“Kaç net yaptın?” sorusunun yanında bazen daha önemli bir soru vardır:

“Sen bu süreçte kendini nasıl hissediyorsun?”

Çünkü çocuklarımızın yalnızca akademik başarısını değil; özgüvenini, sorumluluk duygusunu, karar verme becerisini ve hayatla kurduğu ilişkiyi de geliştirmemiz gerekiyor.

Karşılaştırmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri

Bir başka önemli konu da çocuklarımızı sürekli başkalarıyla karşılaştırmamak.

“Arkadaşın şu kadar soru çözüyor.”

“Kuzenin şu okulu kazandı.”

“Sen neden onun gibi değilsin?”

Bu cümleler motive etmek için söylenmiş olabilir. Fakat çoğu zaman çocuğa verilen mesaj şudur:

“Olduğun halin yeterli değil.”

Oysa eğitim, çocuğa sürekli eksiklerini göstermekten ibaret değildir. Güçlü yönlerini fark ettirmek, gelişebileceğine inandırmak ve sorumluluk almasına fırsat vermek de eğitimin önemli bir parçasıdır.

Hata Yapmak ve Deneyimle Öğrenmek

Anne-babanın görevi çocuğun önündeki bütün taşları kaldırmak da değildir.

Bazen çocuk düşecek.

Bazen yanlış karar verecek.

Bazen istediği sonucu alamayacak.

Ve belki de en önemlisi, bazı başarısızlıkları kendi deneyimi olarak yaşaması gerekecek.

Çünkü hayat, sadece doğru cevapları bilenlerin değil; yanlış cevaplardan öğrenebilenlerin de yolculuğudur.

Ebeveynlere Öneriler: Sorularla Yol Açmak

Bu nedenle ebeveynlere küçük ama önemli bir önerim var:

Çocuğunuza daha az “Ne yapmalısın?” deyin.

Daha fazla “Sen ne düşünüyorsun?” diye sorun.

“Ben senin yaşındayken...” cümlesini daha az kurun.

“Senin için önemli olan ne?” sorusunu daha fazla sorun.

Ve her şeyden önce çocuğunuzun hayatını kendi hayallerinizin devamı olarak değil, onun kendi hayatı olarak görmeye çalışın.

Çocuğa Bir Pusula Verebilmek

Biz yetişkinler çocuklarımızın yolunu tamamen çizmek zorunda değiliz.

Onlara iyi bir pusula vermemiz yeterli.

Çünkü gerçek eğitim, çocuğun bizim gösterdiğimiz yolu takip etmesi değil; kendi yolunu bulabilecek hale gelmesidir. 

Ertuğrul Akbaş
Ankara Üniversitesi TÖMER Genel Koordinatörü
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Köşe Yazarı
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
eakbaş@gazeteankara.com.tr"

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)