Şakayık, Kutludüğün’de Bir Tepede
Şakayık, bilirsiniz, harika açan bir çiçektir.
Yılda 10 gün açıyor, açtı mı kendine hayran bırakıyor.
Şakayık Asya, Güney Avrupa ve Kuzey Amerika’ya özgü bir çiçek. Anadolu’da birkaç yerle birlikte Ankara’da, Kutludüğün’de bir tepeyi çok sevmiş. Tepenin çevresinde dolaşın bulamazsınız, tepeye yaklaşın, şakayıklardan gözünüzü alamazsınız!

Belki tarla açma ve başka nedenlerle çevrede vardı da bitti, bu taşlı kayalı tepeye sığındı. Belki de en baştan beri sadece hep buradaydı – bunu bugün kestirmek güç.
Güç olmayan, bugün bu tepenin inanılmaz bir biçimde şakayıklara yuva olduğunu görmek.
Korumak için fazla çabaya da gerek yok – uzak dursak, dokunmasak bile yeterli!

Endemikler
Biz, Mecit Hoca (Prof.Dr. Mecit Vural) ile endemiklerin peşinde dolaşıyoruz. Daha doğrusu o giderken ben de eşlik ediyorum. Ankara’daki endemiklerle ilgili yazılarımı hem internetteki yazılarda hem de ‘Çiçekleriyle Ankara’ kitabında bulabilirsiniz.
‘Japonların sakurası neyse…’ başlıklı bir video için bağlantı vereyim!
https://www.youtube.com/shorts/Y1mCHqgx_94
Her endemik için yerel halkı ve idarecileri bilgilendirmeye çalışıp, korumanın önemini anlatmaya çalışıyoruz. Görüştüğümüz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkililerini her zaman yanımızda hissettiğimizin altını çizeyim. Sağ olsunlar, ilgilerini esirgemiyorlar.

Yerel destek önemli
Yerelde de destek çıkması söz konusu. Gölbaşı’nda Hulusi Gürpınar, Haymana’da Enver Yurtdaş gibi. TEMA da gözü kapalı bu konuların takipçisi, destekçisi. En son TEMA Ayaş Sorumlusu Ruziye Yüksel de mücadele edenler arasına katıldı. Onu da anarken ilgisini ve sevgisini esirgemeyen adını anamadıklarım da var elbette, hepsine selam olsun. İyi ki varlar.
Şakayık konusunda bizim yereli bilgilendirerek destek istememizin tersi durum yaşandı, Kutludüğün Mahallesi Muhtarı Ahmet Akbıyık, çiçeği korumak için bizi aradı.
Akbıyık, çiçeğin korunması için ciddi bir çaba sarf ediyor. Taş ocakları açılacaksa davalar açıyor. Ulaşabileceği her yetkili makama, gazete-radyo-televizyon, her türlü medyaya çiçeğin önemini ve korunması gerektiğini anlatıyor. Yetinmiyor, senaryosunu yazıp kendi seslendirdiği video çekip, yayınlıyor. İşte onlardan birinin bağlantısı:
https://www.youtube.com/watch?v=C3YuGA5Vyt0
Akbıyık bizi şakayık tepesine davet etti.
Birlikte tepeye çıktık.
Şakayıkları gördük, bayıldık!
İşte videosu:
https://www.youtube.com/watch?v=b7SdE05INL8

Bir tanesi kopartmanın 557 bin TL cezası var
Türkiye, çok sayıda endemik ve nadir bitki türüne sahip bir ülke. Bu türlerin izinsiz toplanması veya zarar görmesi, biyolojik çeşitliliğin bozulmasına ve yok olma riskinin artmasına neden olur. Bu nedenle devlet, korunan türlere izinsiz müdahaleyi ciddi şekilde yaptırımlarla cezalandırır.
2872 sayılı Çevre Kanunu, Milli Parklar ve korunan alanlara ilişkin mevzuat ve Doğa Koruma ve Milli Parklar genel düzenlemeleri çerçevesinde idari para cezası söz konusu.
‘Şakayık koparmanın cezası 557 bin TL’ başlıklı haber için işte ilgili bakanlığın sayfasının adresi:
https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/sakayik-koparmanin-cezasi-557-bin-tl-20578
Sayfada, “Kaz Dağları’nda yetişen endemik şakayık türünü koparmanın cezası 557 bin lira oldu.
Büyük çiçeklere sahip olan şakayıklar; beyaz, kırmızı ve pembe renkleriyle yoğun talep görmesine rağmen sayısının azlığı nedeniyle koruma altına alındı.” yazıyor.
Yanıtı belli, birkaç soru!
Ankara’da, Kutludüğün’de zengin bir şakayık popülasyonu var.
Yanıtları besbelli birkaç soruyla yazıyı noktalayalım.
Her tepeye nasip olamayan özellik bir nimet, kazanç veya değer değil mi?
Bir tanesinin koparılmasının cezası yukarıda, Ankara’da varsa, neden korumayalım?
Taş ocakları da mutlaka gerekli ama taş bu çiçeğe zarar vermeden, başka bir yerden çıkarılamaz mı?
Kutludüğün’deki bu tepe doğa, çiçek, yürüyüş veya başka bir başlık altında bir turizm destinasyonu, uğrak yeri olamaz mı?
Çiçeğin bulunduğu tepe koruma altına alınsa, çiçeği yakından görmek için ve çiçeklere zarar vermeden, kayalar üzerinde kurulu ahşap yürüyüş yolları yapılsa hatta çiçeğin çoğalması için bilimsel katlı sağlansa, daha geniş bir alan şakayık cennetine dönüşemez mi?

Dr. Necati Yalçın – Köşe Yazarı
E-posta: nyalcin@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
YORUM YAP