Burhan Alkar’ın Ardından: Ankara’ya İz Bırakan Hocaların Hocası
Ankara’nın kamusal alanlarına, sanat hafızasına ve yetiştirdiği kuşaklara iz bırakan heykeltıraş Burhan Alkar’ı; anıları, eserleri ve öğrencilerinin vefasıyla anıyoruz.
Hocaların Hocası Burhan Alkar’ın Ardından
Bazı haberleri almak istemez insan.
Sevgili Murat Akın’dan Burhan Alkar’ın vefat haberini aldığımda, karşımda öğrencisi ve değerli sanatçı Mustafa Ayaz ile ilgili yazım duruyordu. Aynı anda hem bir sanatçıyı hem de onun yetiştirdiği kuşakları düşündüm.
Yıllar boyunca Burhan Alkar ile defalarca buluştuk. Kimi zaman sanat üzerine konuştuk, kimi zaman Ankara’yı. Kimi zaman da eserlerinin başına gelenleri…
Kamusal Sanat ve Ankara’ya Bırakılan İzler
Yaya bölgesindeki Barış Heykeli’ne iki ayrı dönemde araç çarpmıştı. Her iki olayın ardından bir araya gelmiş; heykelin durumunu, kamusal sanatın korunmasını ve Ankara’nın eserlerine sahip çıkma sorumluluğunu konuşmuştuk. Bu görüşmeler, daha sonra yazılarıma da yansıdı.
Burhan Alkar, yaşananlara yalnızca kırgınlıkla bakmıyordu. “Heykelim 50 yıl sonra atölyeme geri geldi” diyerek, üzüntünün içinde bile sevinilecek bir taraf bulabiliyordu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, o buluşmaların yalnızca bir sanatçıyla yapılan röportajlar olmadığını daha iyi anlıyorum. Onlar, Cumhuriyet’in yetiştirdiği bir kuşağın sanat anlayışına tanıklık etme fırsatıydı.
Mustafa Ayaz’dan Unutulmayan Bir Vefa
Burhan Alkar’ı düşünürken, yıllar öncesinden başka bir anı da aklıma geldi.
Kendisi hakkında bir yazı yayımlamıştım. Bir süre sonra telefonum çaldı. Arayan, rahmetli Mustafa Ayaz’dı.
Benimle görüşmek istediğini söyledi.
Buluştuğumuzda bana unutamayacağım bir cümle kurdu:
“Siz benim hocamı yazmışsınız.”
Sonra da bir tablosunu hediye etti.
O gün anladım ki yazılar bazen yalnızca okura ulaşmaz. İnsanların vefa duygularına, anılarına ve hayatlarına da dokunur.
Mustafa Ayaz’ın “hocam” dediği kişi Burhan Alkar’dı.
Bugün ikisi de aramızda değil. Ama biri anıtları, diğeri tabloları ve geride bıraktıkları unutulmaz anılarla yaşamaya devam ediyor.
Ankara’nın Kültür Hafızasında Burhan Alkar
Ankara’nın kültür hayatı üzerine yazarken ya da sanatçılarla söyleşiler yaparken sık sık şunu düşünürüm: Bir kentin gerçek hazinesi yalnızca kaleleri, müzeleri veya anıtları değildir. O kente ruh veren insanlar da en az onlar kadar değerlidir.
Bu yüzden son yıllarda öğretmenlerle gerçekleştirdiğimiz derslere onlarca değerli konuğu davet ettik. Öğretmenlerden aldığımız geri bildirimler, bu buluşmaların ne kadar anlamlı olduğunu gösterdi.
Burhan Alkar da Ankara’nın meydanına, parkına ve ruhuna iz bırakmış isimlerden biriydi. Eserleriyle kamusal alana dokundu, öğrencileriyle sanatın geleceğine katkı sundu.
Ve memleketin kültür tarihine sessizce kazınmış bir isim olarak kalacak:
Burhan Alkar.
Rahmetle anıyor, ailesine, öğrencilerine, dostlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Not: Son ziyaretimizde, atölyesinde buluşamamış; öğrencisi heykeltıraş Aslan Başpınar ile evine gitmiştik.
Heykeltıraş Burhan Alkar, öğrencisi Aslan Başpınar ile evinde gerçekleştirilen son ziyarette.
Dr. Necati Yalçın
Eğitimci ve Yazar
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı – Köşe Yazarı
nyalcin@gazeteankara.com.tr
Editör Notu:
Kültür, sanat, kent hafızası ve Ankara’nın sosyal yaşamı üzerine yazılar kaleme alıyor. Sanatçılarla yaptığı söyleşiler ve tanıklık yazılarıyla kentin kültürel birikimini görünür kılmaya çalışıyor.
YORUM YAP