Bir Şehrin Umudu, Bir Bilim İnsanının Hikâyesi: Prof. Dr. Zeliha Tekin [İz Bırakanlar]
Bazı insanlar vardır; yalnızca yaşadıkları hayatla değil, dokundukları hayatlarla da hatırlanırlar. Bazı isimler vardır; bir şehirle birlikte anılır, bir coğrafyanın kaderine sessizce ama ısrarla eşlik ederler. İşte Prof. Dr. Zeliha Tekin, tam da böyle bir isimdir.

1976 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Prof. Dr. Zeliha Tekin’in hikâyesi, alışılmış başarı anlatılarından farklıdır. Ortaokul ve liseyi dışarıdan bitiren genç bir kızın, hayata tutunma iradesi; zamanla bilime, eğitime ve toplumsal sorumluluğa dönüşmüştür. Onun yolculuğu, kolay olanı değil; anlamlı olanı seçmenin hikâyesidir.
Eğitim hayatı boyunca hiçbir zaman tek bir alana sığmamış; pazarlamadan işletmeye, psikolojiden sosyal bilimlere uzanan çok disiplinli bir bakış açısı geliştirmiştir. 2008 yılında Haliç Üniversitesi’nde tamamladığı tezli yüksek lisans, onun akademik kimliğinin ilk güçlü adımı olmuştur. Ardından gelen öğretim görevliliği, İrlanda’da geçen bir yıl, yeni bir dil, yeni bir kültür… Ve nihayet İngiltere’de, Manchester Business School çatısı altında, inovasyon ve bilgi yönetimi alanında yapılan çalışmalar…

Ancak bu hikâyeyi asıl anlamlı kılan şey, dönüşleridir. Prof. Dr. Zeliha Tekin, öğrendiklerini valizine koyup ülkesiyle, Anadolu’yla, hatta çoğu insanın haritada bile zor bulduğu bir şehirle paylaşmayı seçmiştir: Muş (Benim de 1982-1985 Yıllarında gururla görev yaptığım il)
“Burası uzak Muş…” diye başlayan cümleleri, bir kader cümlesi olmaktan çıkarıp bir irade beyanına dönüştürmüştür. Muş Alparslan Üniversitesi’nde başladığı akademik hayat, kısa sürede bölgeye umut taşıyan projelere evrilmiştir. Kadın girişimciliği, istihdam, kooperatifleşme, markalaşma… Onun için akademi; yalnızca makale yazılan bir alan değil, sahaya inilmesi gereken bir sorumluluk alanıdır.

Bugün Prof. Dr. Zeliha Tekin’i farklı kılan yönlerden biri de, akademik bilgisini sosyal sorumlulukla iç içe yürütmesidir. Muş Kızılay’da başkan yardımcısı olarak ildeki yoksul aileleri düzenli biçimde ziyaret etmesi, yalnızca bir görev değil; insana dokunma hassasiyetinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda TOBB Muş Kadın Girişimciler Kurulu İcra Kurulu Üyesi olarak kadın girişimciliğini destekleme ve geliştirme yönünde sahada aktif çalışmalar yürütmektedir.
Onun temel hedefi nettir: Ekonomiyi yerelden güçlendirerek ülke ekonomisine katkı sağlamak. Bu düşünceyle Şehr-i Muş Kooperatifi’nin kuruluşuna öncülük etmiş, kadın emeğinin üretime ve markalaşmaya dönüşmesi için somut adımlar atmıştır. Bugün Organize Sanayi Bölgesi’nde arsa alınmış olması ve bu yaz itibarıyla üretime dönük çalışmaların başlatılacak olması, hayalin değil, planlı ve kararlı bir emeğin sonucudur.
TOBB’un 81 İle 81 Akademik Danışman programında Muş Ticaret ve Sanayi Odası’na danışmanlık yaparken, TÜBİTAK ve KOSGEB projelerinde görev alırken ya da KÜSİ kapsamında fabrikaları gezerken; her zaman aynı soruyu sormuştur: “Bu şehir neyi hak ediyor?”
2020 yılında “Yönetim ve Strateji” alanında doçent unvanını alan Prof. Dr. Zeliha Tekin, aynı zamanda kadın liderliğinin akademide ve sahada güçlenmesi için örnek bir duruş sergilemiştir. TULİP programında Muş’u temsil eden bir kadın akademisyen olarak, yalnız kendi kariyerini değil, başkalarının yolunu da aydınlatmıştır.

Yazdığı kitaplar ise onun zihinsel ve duygusal dünyasının aynası gibidir. İnovasyondan etik değerlere, masallarla kariyer anlatılarından iklim değişikliğine kadar uzanan bu eserler, Tekin’in “insanı merkeze alan” akademik anlayışını açıkça ortaya koyar. O, bilimi soğuk bir kavram olarak değil; insanın hayatına dokunan sıcak bir rehber olarak görür.
Belki de bu yüzden, yüzlerce kadının hayatına cesaret ekmiş, sayısız gencin yoluna ışık tutmuştur. Kooperatifleşen kadınlar, markalaşan işletmeler, hayal kurmaya başlayan gençler… Bunlar istatistik değil; yaşayan hikâyelerdir.
Prof. Dr. Zeliha Tekin bugün hâlâ öğrenmeye devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nü de bitiren,ve aynı dalda yüksek lisans yapmayı düşünen bir Profesör olarak bize şunu hatırlatıyor: Unvanlar tamamlanabilir, ama öğrenme asla.
Geçmişin zorluklarını hatırladığında yüzünde beliren gülümseme boşuna değil. Çünkü o zorluklar, bugünkü bilge duruşun harcıdır. Her engel, onun için bir büyüme fırsatı olmuştur.
Ülkesine olan sevdası, vefalı kişiliği, uzlaşmacı dili ve üretken akademik ruhuyla Prof. Dr. Zeliha Tekin; 21. yüzyılın yalnızca bilgi üreten değil, anlam inşa eden akademisyenlerindendir.

Son olarak, biz biliyoruz ki; onun hikâyesi henüz tamamlanmadı. Çünkü bazı insanlar, bir şehre umut olmak için yaşar. Bazı insanlar ise, bir coğrafyanın kaderini değiştirmek için…
İyi ki varsınız, Prof. Dr. Zeliha Tekin.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Ayhan ERDEM - Köşe Yazarı
aerdem@gazeteankara.com.tr
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara DHP- www.gazeteankara.com.tr