YAZARLAR

  • 18 Haziran 2026, Perşembe

Z ve Alfa Kuşağında Reaksiyoner İnançsızlık: Modern Dünyada Anlam Arayışı, Temsil Krizi ve Yeni Nesil Kelâm İhtiyacı

Değerli Okurlarımız, bugünkü konumuz oldukça önemli ve günümüz gençliğinin inanç dünyasındaki kırılmalar üzerine olacak. Mesele öylesine derin ve hayati ki, bu defa sınırları biraz zorlamak ve makalemizi uzun tutmak zorunda kalacağız. Sabrınıza ve ilginize sığınarak, sıkılmadan okumanız dileğiyle; buyurun, hiçbir kişiyi veya kurumu hedef almadan, ifadelerime aşırı anlamlar yüklemeden, sadece kelimelerin ve çıplak gerçeklerin izini birlikte sürelim.

  • 17 Haziran 2026, Çarşamba

Rahmet Peygamberi’nin, Merhamet, Adalet ve Doğa Ahlakı Üzerine Uyarıları

Tarih, yalnızca savaşların ve zaferlerin değil; aynı zamanda insanın vicdanıyla yaptığı büyük hesaplaşmaların da kaydıdır. Bu hesabın en berrak sayfalarından biri ise Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatıdır. O, İslam kaynaklarının ortak ifadesiyle “rahmet peygamberi”dir. Ancak bu rahmet, pasif bir hoşgörü değil; adaleti, hakkaniyeti ve yaratılmışa saygıyı merkeze alan güçlü bir ahlaki duruştur.

  • 16 Haziran 2026, Salı

ABD-İsrail-İran Üçgeni: Orta Doğu’nun Kırılgan Dengesinde Güç, Korku ve Hesaplaşma

Ortadoğu… İnsanlık tarihinin en kadim medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, peygamber kıssalarının izlerini taşıyan; fakat aynı zamanda savaşların, darbelerin ve bitmeyen güç mücadelelerinin gölgesinden kurtulamamış bir coğrafya…

  • 15 Haziran 2026, Pazartesi

Mürekkebin Ağırlığı: Şehidin Kanı ile Âlimin Sorumluluğu Arasında Bir Medeniyet Tasavvuru

İnsanlık tarihinin en derin anlam katmanlarından biri, fedakârlığın hangi alanda daha yüce olduğu tartışmasında değil; fedakârlığın hangi biçimlerinin bir medeniyet inşasında birbirini tamamladığı gerçeğinde gizlidir. İslam düşünce geleneğinde sıkça atıf yapılan “Âlimin mürekkebi şehidin kanından ağırdır” sözü de bu anlam dünyasının çarpıcı sembollerinden biridir.

  • 14 Haziran 2026, Pazar

Sol Yanın Ödediği Gizli Faturalar: "Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz!" Paradoksu

İnsanın bu dünyadaki en soylu yanıdır iyiye meyil etmek. Bir yarayı sarmak, bir düşene el uzatmak, bir karanlığa ışık olmak… Hepimiz içimizdeki o saf, bozulmamış nüveyi korumak için çabalar, iyiliğin şifa olduğuna inanırız. Ancak hayatın ve insan doğasının o girintili çıkıntılı patikalarında yol alırken, yolumuza aniden o soğuk, yüzümüze tokat gibi çarpan o meşhur cümle çıkar: "Hiçbir iyilik cezasız kalmaz!"

  • 13 Haziran 2026, Cumartesi

Müslümanların Çilesi: Tarihi Hakikatler, Güncel Gerçekler

Değerli okuyucularımız; bugünkü yazımızda Müslümanların tarih boyunca ve günümüzde maruz kaldığı çetin imtihanları, kendi iç zaaflarımızı, dış müdahaleleri ve tüm bu denklemin tam merkezinde yer alan Türkiye’nin İslam coğrafyasındaki stratejik ve çözüm odaklı rolünü ele alacağız. Konunun hayati önemine binaen, bu haftaki hasbihalimiz diğer yazılarımıza kıyasla biraz daha uzun ve detaylı olacak. Sıkılmadan, tefekkür ederek okumanız dileğiyle…

  • 12 Haziran 2026, Cuma

Gazi’nin Sessiz Çınarı Prof. Dr. Duran Altıparmak’ın Bilim, Eğitim ve İnsan Yetiştirme Yolculuğu [İz Bırakanlar]

Ankara'nın sabahları kendine özgüdür. Bozkırın insanın içine işleyen ayazı, yalnızca sokakları ve caddeleri değil, aynı zamanda hayatın derinliklerinde saklı hikâyeleri de uyandırır. Güneş henüz ufuk çizgisinden yüzünü göstermeden başlayan hareketlilik, başkentin eğitim kurumlarında bambaşka bir anlam kazanır. Bu telaşın içinde bilgiyle yoğrulmuş bir sessizlik, emekle şekillenmiş bir disiplin ve geleceğe dair büyük bir umut saklıdır. Çünkü Ankara, yalnızca devlet yönetiminin merkezi değil; aynı zamanda Türkiye'nin bilim, eğitim ve teknik kalkınma hafızasının en önemli merkezlerinden biridir. Cumhuriyet'in aydınlanma idealini geleceğe taşıyan eğitim yuvaları, her sabah yeni nesillerin hayallerine ve ülkenin yarınlarına yön veren sessiz fakat güçlü bir hazırlığın merkezinde yer almaktadır.  

  • 11 Haziran 2026, Perşembe

Güvensizlik Çağı: Çocuklar ve Toplum

Son zamanlarda, toplumumuzun derinlerinde yarattığı sarsıntıyla adeta hepimizi başka bir hâle sokan “Epstein Dosyaları”nı konuşuyoruz. Öyle ki, çocuklarımız artık sokakta özgürce koşamıyor. Mahallede top oynarken bile gözümüz arkada kalıyor; bakkala tek başına ekmek almaya göndermek artık bir endişe kaynağı. Okula yolculukları sırasında cep telefonlarından sürekli konumlarını takip ediyor, her adımlarını kontrol etmek zorunda hissediyoruz kendimizi. Minik Ayşe’nin komşu teyzeye selam verirken aldığı sıcak bakış, artık sadece samimiyet değil, olası bir tehditmiş gibi algılanabiliyor. Bir yabancı gülümseyerek yanlarından geçtiğinde irkiliyor, bir an için “Acaba çocuğuma zarar mı verecek?” kaygısına kapılıyoruz.

  • 10 Haziran 2026, Çarşamba

100 Yıllık Bir Çınarın Gölgesinde, Teknoloji Fakültesi Mezuniyet Töreni ve Geleceğin Mühendisleri

Zaman, sadece takvim yapraklarının ardı ardına koparılmasıyla ölçülen doğrusal bir akış değildir; zaman, kurumsal hafızanın, emeğin ve ülkülerin bir vücuta bürünme serüvenidir. Bugün, takvimler 10 Haziran 2026 Çarşamba gününü gösterirken Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İtri Kongre ve Kültür Merkezi’nde şahitlik edeceğimiz manzara, tam da bu köklü serüvenin en parlak halkalarından biridir. Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi’nin genç mühendis adayları, sadece birer diploma almakla kalmayacak; arkalarında yüz yıllık bir ulu çınarın gururunu, önlerinde ise Türkiye’nin teknik geleceğini taşıyarak kep fırlatacaklar.

  • 09 Haziran 2026, Salı

Merhametin, Çocukluğun, Sokakların ve Tabiatın Vicdan Analizi

İnsan psikolojisinin ve toplumsal ilişkilerin karmaşık yapısı içinde ilerlerken, modern dünyanın dayattığı baş döndürücü hız, robotlaşma ve mekanikleşme sürecinin etkisiyle bazı insani duyarlılıkları çoğu zaman fark edemez hâle geliyoruz. Kimi zaman bu davranışları önemsiz görüyor, kimi zaman da “aşırı hassasiyet” olarak nitelendirip değersizleştiriyoruz. Oysa bir toplumun ruh sağlığını, adalet anlayışını ve gelecek nesillere bırakacağı insani mirası değerlendirmek istiyorsak, gözümüzü yalnızca büyük binalara, yüksek mevkilere veya parlak kariyerlere çevirmemeliyiz. Asıl bakmamız gereken yer; sokakta, bir ağacın gölgesinde, bir kuşun yuvasında, bir sokak hayvanına uzanan merhamet elinde ya da kaldırım kenarında sergilenen o sessiz, gösterişten uzak ve içten davranışlardır. Çünkü toplumların gerçek vicdanı, çoğu zaman en küçük ve en görünmez iyiliklerde saklıdır.