YAZARLAR

  • 30 Mart 2026, Pazartesi

AJAN YAPAY ZEKÂ: KARAR VEREN MAKİNELERİN DOĞUŞU VE BİLİMSEL BOŞLUKLARIN YAPISI

Yapay zekâ, uzun süre insanın uzantısı olarak işledi; hesaplayan, sınıflandıran ve öneren bir kapasite olarak konumlandı. Son yıllarda belirginleşen dönüşüm, bu çerçeveyi çözerek yeni bir düşünme düzeni açmaktadır. Zekâ, komutlara yanıt veren bir işleyişten çıkarak, amaç kuran, süreç tasarlayan ve sonuç üreten bir yönelimsellik kazanmaktadır. Bu yeni yapı, alanyazında Ajan Yapay Zekâ (Agentic AI) olarak adlandırılmakta ve zekânın konumunu araçtan aktöre doğru kaydıran kurucu bir dönüşümü ifade etmektedir.

  • 23 Mart 2026, Pazartesi

Yapay Zekâ Çağında Açığa Çıkan Hakikat

Yapay zekâ, insanın ne söylediğinden çok nasıl davrandığını görünür kılar. Dijital çağda insan, kendi hakikatiyle veri üzerinden karşılaşır.

  • 16 Mart 2026, Pazartesi

Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmanın Yeni Sınırları Algoritmalar dijital dünyada sentetik kimliklerin mimarisini tasarlar.

Dijital dünyada kimlik kavramı yeni bir biçim kazanıyor. Algoritmik sistemler yüzler, sesler ve davranış kalıpları tasarlayarak insan benzeri varlıklar meydana getiriyor. Sentetik kimlikler adı verilen bu dijital karakterler, kamusal hayatın iletişim ağlarında görünürlük kazanırken kimliğin anlamı üzerine yeni bir düşünce alanı da oluşturuyor. Bu gelişme, insan ile teknoloji arasındaki ilişkinin hem teknik hem de kültürel ve düşünsel bir dönüşüm taşıdığını gösteriyor.

  • 02 Mart 2026, Pazartesi

Dilin Estetiği ve Algoritmanın Mantığı: İstem Mühendisliği’nden (Prompt Engineering’den) İstem Sanatına (Prompt Art’a) Doğru

Tümcenin Gücü… Sosyal medyada bir video izliyoruz. Bir soru soruluyor. Yapay zekâ yanıt veriyor. Gülüyoruz ve geçiyoruz. Oysa o küçük sahnede, çağımızın en büyük entelektüel sorunu saklı: Dil nasıl kurulur? Düşünce nasıl tasarlanır? Ve teknoloji bu tasarımı nasıl büyütür?

  • 09 Şubat 2026, Pazartesi

Veri Sahipliği: Mülkiyetten Emanete, Egemenlikten Vesayete

Okurla İlk Buluşma Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’ndaki bu ilk yazımda sizlerle buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Dijital çağın temel meselelerini, teknolojiyi insan, toplum ve gelecek perspektifiyle birlikte düşünerek ele alacağımız bu yolculuğun ortak bir zihinsel üretim alanı olmasını diliyorum. Bu ilk yazıda, dijital çağın en temel meselelerinden biri olan veri sahipliği tartışmasını; yalnızca hukuki ya da teknik bir başlık olarak değil, insan deneyimi, toplumsal düzen ve geleceği birlikte kurma sorumluluğu çerçevesinde ele almak istiyorum. Bu metin, veriye nasıl baktığımızın aslında nasıl bir toplum tahayyül ettiğimizle doğrudan ilişkili olduğunu birlikte düşünmeye bir davettir.