Kültürel Mayalama ve Yayılma (Difüzyon) Sürecinde Türkülerin Toplumsal Bilinç İnşasındaki Rolü
Giriş
Milli (ya da Ulus) devletin sürdürülebilirliği, yalnızca siyasi sınırlar ve bürokratik mekanizmalarla değil, aynı zamanda ortak bir ideal ve tarih bilinci etrafında kenetlenmiş bir toplum yapısıyla mümkündür. Türkistan’dan Avrupa içlerine kadar uzanan geniş hinterland, tarih boyunca İpek Yolu gibi ticaret ve kültür koridorları aracılığıyla sürekli bir gel-gitler yaşanmıştır. Bu hareketlilik, "kültürel mayalama" olarak adlandırabileceğimiz, farklı kültür katmanlarının birbirine nüfuz ederek yeni ve homojen bir kimlik oluşturma sürecini tetiklemiştir. Batı literatüründe "kültürel difüzyon" (cultural diffusion) olarak tanımlanan bu durumun en somut ve estetik dışavurumu ise halk ezgilerimizde, yani türkülerimizde görülmektedir. Bu yazıda kültürel mayalanmanın toplumsal sorunların anlaşılması ve çözülmesinde okuyucuya iletmek, kanun yapıcılara konunun önemini vurgulamaktır.
1. Kültürel Mayalama ve Difüzyonun Taşıyıcısı Olarak Göç
Tarihsel süreçte doğu-batı ve kuzey-güney eksenli yaşanan "gel-git"ler, nüfus hareketliliğini zorunlu kılmıştır. Göç, sadece insan bedeninin değil, aynı zamanda ritüellerin, inançların ve melodilerin de yer değiştirmesidir. Türküler, bu göç yollarının haritasını çizen sessiz tanıklardır [1]. Bir bölgeden başka bir bölgeye taşınan bir ağıt veya neşeli bir hava, o toprakların yeni sakinleri tarafından "mayalanarak" yerel motiflerle harmanlanır. Bu süreç, kültürel homojenliği doğrudan etkileyerek, farklı kökenlerden gelen bireyleri ortak bir duygu dünyasında birleştirir.
2. Türküler ve Kolektif Bellek
Türküler, toplumsal bilincin oluşmasında "kolektif bellek" (collective memory) işlevi görür. Maurice Halbwachs'ın belirttiği üzere, bellek toplumsal bir çerçeveye ihtiyaç duyar [2]. Türk kültüründe bu çerçeveyi türküler sağlar. Savaşlar, kıtlıklar, aşklar ve kahramanlıklar türküler aracılığıyla "anonimleşerek" bireysel acıyı toplumsal bir deneyime dönüştürür. Bir türkü, söylendiği andan itibaren artık bir kişiye değil, o dili konuşan ve o ezgiyi duyan tüm topluma aittir. Bu aidiyet hissi, milli devlet olmanın temelindeki "ortak ideal" kavramını pekiştirir.
3. Kırılgan Kültür Katmanları ve Entegrasyon
Anadolu ve çevresi, medeniyetlerin üst üste bindiği kırılgan kültür katmanlarına sahiptir. Bu katmanlar arasındaki çatışma riskini minimize eden en önemli unsurlardan biri müzikal entegrasyondur. Türkülerin dili, gündelik siyasetin ve etnik farklılıkların üzerindedir. Kültürel difüzyon yoluyla yayılan türküler, farklı sosyal tabakalar arasında köprü kurarak toplumsal barışın ve bilincin çimentosu olur. [3]. Örneğin; bir Türkistan ezgisinin Balkanlar'da farklı bir formla karşımıza çıkması, kültürel sürekliliğin ve geniş hinterlanttaki mayalanmanın kanıtıdır.
4. Yorum ve Sonuç
Türkülerin toplumsal bilinçteki rolü, sadece bir "nostalji" öğesi olmalarından kaynaklanmaz. Onlar, toplumsal genetiğin şifrelerini taşırlar. Bir toplum, aynı türküye ağlıyor ve aynı ezgiyle coşuyorsa, orada bir "millet" bilincinden söz etmek mümkündür. Göç yollarında savrulan hayatların türkülerde vücut bulması, milli devletin köklerini derinleştirir. Batılı anlamda difüzyon, bazen kültürlerin asimilasyonu ile sonuçlanırken; Türk kültür coğrafyasındaki "mayalama" süreci, her bir katmanın özgünlüğünü koruyarak ortak bir potada erimesini sağlar.
Sonuç olarak türküler; tarihsel derinlikten gelen kültürel birikimin, göç ve etkileşim yollarıyla bugüne taşınan en güçlü taşıyıcısıdır. Milli (Ulus) devletin temeli olan ortak idealler, bu ezgilerin ritminde ve sözlerinde gizlidir. Toplumsal bilincin uyanık tutulması ve kültürel kırılganlıkların aşılması için türkülerin taşıdığı bu "mayalayıcı" güç, akademik ve sosyolojik düzeyde daha derinlemesine analiz edilmelidir. Bugün yakın coğrafyalarda meydana gelen sorunların temelinde de doğrudan olmasa bile toplumsal kültürel ayrımcılık ve kültürel ötekileştirme yatar.
Dipnotlar
[1] Boratav, P. N. (1982). 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı. İstanbul: Gerçek Yayınevi. (Halk edebiyatının ve türkülerin göçle olan bağlamı üzerine temel kaynak).
[2] Halbwachs, M. (1992). On Collective Memory. Chicago: University of Chicago Press. (Belleğin toplumsal çerçevesi teorisi için).
[3] Öztelli, C. (1972). Halk Türküleri. İstanbul: Varlık Yayınları. (Türkülerin toplumsal birleştirici gücü üzerine analizler).
Kaynakça
- Boratav, Pertev Naili. Türk Halk Edebiyatı, Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1991.
- Gökalp, Ziya. Türkçülüğün Esasları, İstanbul: Varlık Yayınları, 1968. (Milli devlet ve kültür birliği üzerine).
- Köprülü, M. Fuad. Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 1980.
Turhan, Mümtaz. Kültür Değişmeleri, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1951. (Kültürel difüzyon ve etkilenme süreçleri üzerine klasik eser).
Dr. Murat Karabulut – Köşe Yazarı
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı
E-posta: mkarabulut@gazeteankara.com.tr
www.gazeteankara.com.tr
“Türkiye’nin kalbi Ankara’nın sesi”
YORUM YAP