İnsanlık tarihi boyunca başarı, zekâ ve yetenek kavramları farklı şekillerde tanımlanmıştır. Kimi dönemlerde fiziksel güç, kimi zaman ekonomik zenginlik, kimi zaman da akademik başarı bireyin değerinin ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Oysa modern psikoloji, eğitim bilimleri ve nörobilim alanındaki araştırmalar bize çok daha önemli bir gerçeği göstermektedir: Her insan aynı değildir; çünkü her insan farklı bir yaratılış, farklı bir potansiyel ve farklı bir misyona sahiptir.
Bazı tarihler vardır ki yalnızca takvim yapraklarında yazılı birer günden ibaret değildir; bir milletin hafızasına kazınarak nesilden nesile aktarılan derin anlamlar taşır. 26 Ağustos, Türk milleti için işte tam da böyle bir tarihtir. · 26 Ağustos 1071’de Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı. · 26 Ağustos 1922’de ise işgal altındaki Anadolu’yu kurtaracak o büyük yürüyüş başladı.
MatrAIx ve Persona 8B ile insan davranışının dijital laboratuvarı kuruluyor! Bir gün uyandığınızı ve dünyanın bütün insanlarının aynı anda bir bilgisayar ekranının içine taşındığını düşünün. Çocuklar, gençler, yaşlılar… Mühendisler, öğretmenler, işçiler, doktorlar, öğrenciler… Farklı gelir grupları, farklı kültürler, farklı alışkanlıklar, farklı risk algıları… Ve hepsinin önüne aynı soru konuluyor: “Yeni ürünün fiyatı yüzde 20 artarsa ne yaparsınız?”
İslam medeniyetinde zamanın akışı yalnızca takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı anlar vardır ki, mana iklimimizi tazelemek ve köklerimize dönmek için birer nirengi noktası işlevi görür. Kelime anlamı itibarıyla "doğum yeri ve zamanı" demektir Mevlid. Hicrî takvime göre Rebîülevvel ayının 12. gecesine tekabül eden Mevlid Kandili, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyayı şereflendirdiği mübarek bir zamandır. Bu gece, Peygamberimiz’ in sünnetini, örnek ahlakını, adalet ve merhamet yüklü mesajlarını yeniden hatırlamak ve hayatımıza aktarmak adına son derece kıymetli bir vesiledir.
Kıymetli okurlarımız, bugün sizlerle üzerinde yaşadığımız bu mavi kürenin belki de en etkileyici, en ritmik ve en muazzam "coğrafi senfoniisini" konuşalım istiyorum. Sıkça sorulur: "Ezan neden dünyanın her yerinde hiç susmadan okunur?" Kimi bunu sadece bir inanç meselesi olarak görür, kimi ise sadece bir tesadüf. Oysa bu durumun ardında, Newton fiziğinden küresel jeodeziye uzanan kusursuz bir matematiksel düzen yatmaktadır. Gelin, bu büyüleyici mekanizmayı, bir akademisyen gözlüğüyle, bilimsel temellerine inerek inceleyelim.
Bir zamanlar eğitim hayatının yolu belliydi: İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite… Çocuk yaşta başlayan eğitim yolculuğu, yaklaşık 16-17 yıl sonra bir yüksekokul diploması ile tamamlanır; ardından insanın öğrendikleriyle meslek hayatına devam etmesi beklenirdi.
İnsanlık tarihi boyunca medeniyetlerin çöküşü ya da dönüşümü, sıklıkla kütüphanelerin akıbeti üzerinden okunmuştur. İskenderiye Kütüphanesi’nin yakılması, Bağdat’taki Hikmet Evi’nin istilaya uğraması insanlığın hafızasında birer tarihsel trajedi olarak yer eder. Ancak 21. yüzyılın çeyreğinde, dumanı tütmeyen, alevsiz ve son derece "rasyonel" bir kütüphane kıyımıyla karşı karşıyayız. Teknoloji devlerinin kapalı kapılar arkasında yürüttüğü bu soğukkanlı operasyon, dijital geleceğimizi inşa etme vaadiyle insanlığın somut geçmişini giyotine gönderiyor.
Savaşların görünmeyen yüzünü anlamaya çalıştığımız bu yazı dizisinin son bölümünde artık temel soruya geliyoruz: İnsanlığın güvenliği için geliştirilen savunma sanayisi, aynı zamanda insanlığın refahına hizmet eden bir güce dönüştürülebilir mi?
Bir savaş başladığında bütün dünyanın gözü cepheye çevrilir. Televizyon ekranlarında bombalanan şehirleri, yıkılan binaları, göç etmek zorunda kalan milyonlarca insanı, hayatını kaybeden sivilleri ve askerleri görürüz. Siyasiler savaşın gerekçelerini anlatır, diplomasi masalarında çözüm arayışları sürdürülür.
Adaletin Olmadığı Bir Dünyada Kalıcı Barış Mümkün Değildir!İnsanlık tarihi, bir taraftan büyük medeniyetlerin yükselişine, bilimsel ilerlemelere ve teknolojik dönüşümlere sahne olurken; diğer taraftan savaşların, işgallerin, katliamların ve büyük insani trajedilerin izlerini taşımaktadır.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.