YAZARLAR

  • 11 Şubat 2026, Çarşamba

İslam Medeniyetinin Büyüklüğünü Neden Kendi İnsanımıza Anlatamıyoruz?

Bugün gençlerimize İslam medeniyetinin büyüklüğünden söz ettiğimizde, çoğu zaman romantize edilmiş bir geçmiş anlatısı sunduğumuz ya da ideolojik bir savunma yaptığımız düşünülüyor. Oysa mesele, İslam medeniyetinin büyük olup olmadığı değildir; büyüklüğü konusunda en küçük bir tereddüdümüz yoktur. Asıl sorun, bu büyüklüğü nasıl anlattığımız, hatta gerçekten anlayıp anlayamadığımızdır.

  • 10 Şubat 2026, Salı

Çalışıyoruz Ama Ne İçin? “Anlamsız İşler” Tezinden Türkiye’nin Beyaz Yaka Gerçeğine

Modern çalışma hayatına dair en rahatsız edici sorulardan biri şudur: Yaptığımız işler gerçekten dünyaya anlamlı bir katkı sağlıyor mu? Antropolog David Graeber, 2013’te yayımladığı ve kısa sürede küresel ölçekte yankı uyandıran “Anlamsız İşler (Bullshit Jobs)” makalesinde bu soruyu merkeze alır. Tartışma, 2018’de kitaplaştığında artık yalnızca akademik bir iddia değil; milyonlarca çalışanın gündelik deneyiminde karşılığını bulan bir huzursuzluğun adı haline gelmiştir.

  • 09 Şubat 2026, Pazartesi

2030’a Giderken: Gençler, Üniversiteler ve Karar Vericiler İçin Yapay Zekâ Gerçeği

Bugün üniversite sıralarında oturan gençler, yalnızca bir meslek seçimi yapmıyor; aynı zamanda henüz tam olarak şekillenmemiş bir geleceğe hazırlanıyor. 2030’lara doğru ilerlerken yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme; iş dünyasını olduğu kadar eğitim sistemini, kamu politikalarını ve bireyin hayata bakışını da köklü biçimde dönüştürüyor.

  • 08 Şubat 2026, Pazar

2030’a Doğru: Yapay Zekâ, Yok Olacak Meslekler ve “Anlamsız İşler”

İçinde bulunduğumuz çağ, yalnızca yeni teknolojilerin hayatımıza girmesiyle açıklanabilecek bir dönem değildir. Bu çağ, aynı zamanda emeğin ne olduğu, çalışmanın ne anlama geldiği ve insanın üretim sürecindeki yerinin nasıl tanımlanacağına dair köklü bir sorgulamayı da beraberinde getirmektedir. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme, iş dünyasını hızla dönüştürürken, uzun yıllar boyunca sorulan “hangi meslekler yok olacak?” sorusu yerini çok daha temel bir soruya bırakmaktadır: hangi işler gerçekten anlamlı kalacak?

  • 07 Şubat 2026, Cumartesi

Teknik Öğretmenler ve Mühendislik Eğitimi: Etiket, İçerik ve Hakkaniyet Üzerine Bir Değerlendirme

Eğitim politikalarında sık yapılan bir hata, eğitimin fiilî içeriğini görmezden gelmek, yalnızca kâğıt üzerindeki etikete bakmaktır. Oysa eğitim, adıyla değil; süresi, müfredatı ve kazandırdığı yetkinliklerle anlam kazanır. Bugün teknik öğretmenler etrafında yürüyen tartışmanın düğüm noktası tam olarak buradadır: Alınan eğitimin içeriği mi esas alınacaktır, yoksa program sonunda yazan unvan mı?

  • 06 Şubat 2026, Cuma

Toprak Konuştuğunda: Bilimin Uyardığı, Vicdanın Geç Kaldığı Gün- 6 Şubat 2023

6 Şubat 2023 sabahı, saatler henüz umutla karanlık arasında salınırken, bu kadim coğrafya bir kez daha insanın ne kadar kırılgan, ihmalin ise ne denli yıkıcı olabileceğini haykırdı. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinden yükselen 7,8 büyüklüğündeki ilk sarsıntı yalnızca fay hatlarını değil, toplumun vicdanını da paramparça etti. Dokuz saat sonra Elbistan merkezli ikinci büyük deprem ise adeta doğanın insanlığa yönelttiği acı bir soruydu: “Ders almadınız mı?”

  • 06 Şubat 2026, Cuma

Doğa, Ekonomi ve Gelecek: Yerine Konulamayan Gerçeklik

Gelecek denildiğinde, çoğumuzun zihninde benzer bir sahne canlanır: Camdan kuleler, yapay zekânın hüküm sürdüğü şehirler, hap şeklinde gıdalar ve doğayla bağı kopmuş bir insanlık… Parlak yüzeyler, metalik sesler, plastik tatlar… İnsan elinin toprağa değmediği, gökyüzünün yalnızca bir arka planda dekor olarak kaldığı bir dünya. Oysa bu tablo, insanın binlerce yıllık biyolojik ve ekolojik gerçeğini yok sayan bir teknoloji masalından ibarettir. Gelecek, sanıldığı gibi doğanın yerine geçecek bir “yapay dünya” değildir; doğayla kurduğumuz ilişkinin kaçınılmaz sonucudur.

  • 05 Şubat 2026, Perşembe

Doçentlik Ünvanı Değil, Akademik Yetkinlik Krizde!

Türkiye’de doçentlik tartışması çoğu zaman yanlış bir yerden başlıyor. Sanki sorun, “çok doçent var” ya da “ölçütler gevşek” meselesiymiş gibi konuşuluyor. Oysa mesele sayı değil; yetkinliğin nasıl tanımlandığı ve nasıl denetlendiği meselesidir. Daha doğrusu, ünvanın kendisinden çok, ünvanı üreten sistemin niteliği tartışmalıdır.

  • 04 Şubat 2026, Çarşamba

Epstein Dosyaları: Şeffaflık Söylemi mi, Hakikatin Gürültü İçinde Kaybı mı?

“Epstein olayı, pedofili ekseninde okunacak basit bir ahlak skandalı değildir. Daha ziyade, küresel elitlerin birbirlerini denetleme, hatta siyasal aktörleri rehin alma mekanizması olarak ele alınmalıdır.”

  • 03 Şubat 2026, Salı

Alkışsız Kalan Erdemin Hikâyesi

Gazetelerin birinci sayfaları gürültüyü sever. Rekorları, kırılan rekorları, kürsülerde yükselen sesleri… Parlak manşetleri, büyük puntolarla yazılmış göz kamaştıran başarı hikâyelerini… Oysa insanlık tarihinin asıl yükünü taşıyanlar, çoğu zaman bu sayfalarda hiç görünmezler. Onlar sessizdir. Gölgede kalırlar. Ama vazgeçilmezdirler.