Türkiye’de Her Üç Kişiden Biri Tansiyon Hastası: Uzmanlardan Erken Tanı ve Düzenli Ölçüm Uyarısı
Güven Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek Türkiye’de erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden birinin tansiyon hastası olduğunu ve düzenli ölçümün hayati önem taşıdığını vurguladı.
ANKARA – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Sağlık Haberleri – Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hipertansiyon, Türkiye’de de en yaygın kronik hastalıklar arasında yer alıyor. Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek düzenli ölçüm ve erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Uzmanlara göre hipertansiyon, uzun süre kontrol altına alınmadığında kalp-damar sistemi başta olmak üzere birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle hem bireysel farkındalık hem de düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşıyor.

Dünyada 1.3 milyar kişi hipertansiyon hastası
Hipertansiyonun dünya genelinde çok yaygın bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, hastalığın küresel boyutuna ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Hipertansiyon belki de dünyada en yaygın hastalıklardan bir tanesi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye’de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır.”
Bu veriler, hipertansiyonun yalnızca bireysel değil aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
Belirti vermeden ilerleyebiliyor
Uzmanlar, hipertansiyonun en tehlikeli yönlerinden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi olduğuna dikkat çekiyor. Doç. Dr. Bal, vücudun yükselen tansiyona zaman içinde uyum sağlayabildiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalık. Vücudumuzda bir adaptasyon mekanizması vardır. Tansiyon yavaş yavaş yükseldiğinde vücut buna uyum sağlayabiliyor. Ancak uzun vadede damar duvarlarında kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor.”
Bu süreç, damar sertliği ve damar tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor.
Kalp krizi ve inme riskini artırıyor
Uzun süre kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini belirten uzmanlar, özellikle kalp ve damar sistemi üzerinde önemli riskler oluşturduğunu vurguluyor.
Doç. Dr. Bal, hipertansiyonun yol açabileceği sağlık sorunlarını şu sözlerle ifade etti:
“Yüksek tansiyon uzun vadede damar tıkanıklıkları, inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği ve görme bozuklukları gibi önemli sağlık problemlerine neden olabilir.”
Bu nedenle hipertansiyonun erken dönemde tespit edilmesi ve düzenli takip edilmesi hayati önem taşıyor.
Beyaz önlük ve maskeli hipertansiyon uyarısı
Hipertansiyon tanısında ölçümlerin doğru yapılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, bazı durumlarda ölçümlerin yanıltıcı olabileceğini belirtti.
“Beyaz önlük tansiyonu dediğimiz durumda kişi hastane ortamında gergin olduğu için tansiyonu evdekinden daha yüksek ölçülebilir. Bunun tam tersi olan maskeli hipertansiyonda ise hastanın günlük yaşamında tansiyonu yüksek olmasına rağmen hastanede yapılan ölçümlerde normal değerler görülebilir.”
Bu nedenle evde yapılan düzenli tansiyon takibinin tanı sürecinde önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor.
Doğru tansiyon ölçümü nasıl yapılmalı?
Uzmanlara göre evde tansiyon ölçümü yapılırken bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerekiyor. Doç. Dr. Bal, doğru ölçüm için şu önerilerde bulundu:
“Evde tansiyon takibi yapılırken mümkün olduğunca bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir. Ölçüm öncesinde kişinin en az 5 dakika dinlenmiş olması gerekir. Ayrıca son 30 dakika içerisinde kahve, sigara veya enerji içeceği tüketilmemiş olmalıdır.”
Uzmanlar ayrıca tek bir ölçüm yerine birkaç dakika arayla en az iki ölçüm yapılmasının ve bu ölçümlerin birkaç gün boyunca tekrarlanmasının daha sağlıklı sonuç vereceğini belirtiyor.
Hipertansiyon tedavisi uzun vadeli bir süreç
Hipertansiyonun kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, tedavinin çoğu zaman uzun süreli olduğunu vurguladı.
“Tansiyon çoğu zaman ömür boyu takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Pek çok hasta tansiyon ilaçlarını uzun süre kullanmak zorunda kalabilir. Ancak bu durum olumsuz bir şey değildir; aksine kalp ve damar sağlığını koruyan önemli bir tedavi yaklaşımıdır.”
Uzmanlar, düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve hekim kontrolünde sürdürülen tedavinin hipertansiyonla mücadelede en etkili yöntemler arasında yer aldığını hatırlatıyor.
Haber Kaynağı:
https://www.iha.com.tr – İhlas Haber Ajansı | Muhabir: Ahmet Özkurt
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP