YAZARLAR

  • 29 Haziran 2026, Pazartesi

KENT İÇİN ORTAK AKIL | No.2- Yerel Demokrasi, Bilinçli Toplum ve Ortak Gelecek Yazıları | Mahalle: Demokrasinin En Yakın Halkası

Demokrasi yalnızca parlamento salonlarında, belediye meclislerinde veya seçim sandıklarında başlamaz. Demokrasi; kaldırımın güvenliğinde, parkın korunmasında, okul yolunun düzeninde, deprem toplanma alanında, suyun akışında ve komşuluk ilişkilerinde hayat bulur. Mahalle, yurttaşın devleti ve yerel yönetimi en yakından gördüğü; sorunları ilk fark ettiği, çözümün de ilk adımını atabileceği yerdir. Türkiye’nin yerel demokrasi arayışında mahalle; yalnızca idarî bir sınır değil, bilgili ve bilinçli toplumun en güçlü başlangıç noktası olmalıdır.

  • 28 Haziran 2026, Pazar

KENT İÇİN ORTAK AKIL | No.1- Yerel Demokrasi, Bilinçli Toplum ve Ortak Gelecek Yazıları: Kentin Geleceğini Birlikte Kurmak

Kentler yalnızca belediyelerin yönettiği mekânlar değildir; yurttaşların bilgisi, deneyimi, sorumluluğu ve ortak aklıyla yaşatılan ortak hayat alanlarıdır. Depremden suya, ulaşım ve dönüşümden gençlerin geleceğine kadar her konu, daha bilgili, daha bilinçli ve karar süreçlerine gerçek anlamda katılabilen bir toplum ihtiyacını büyütüyor. “Kent İçin Ortak Akıl” yazıları, yerel demokrasiyi yalnızca yönetim meselesi olarak değil; toplum inşa etmenin en yakın ve en somut alanı olarak ele alacak.

  • 27 Haziran 2026, Cumartesi

CUMARTESİ OKUMALARI NO:13- Kentin Kararına Yurttaş da Ortak Olabilir mi?

İrlanda’da rastgele seçilen yurttaşlar, anayasal değişikliklerden iklim krizine kadar toplumun zor başlıklarını uzmanlarla birlikte tartışıyor; önerilerini karar vericilerin önüne taşıyor. Türkiye’de kent konseyleri ise güçlü bir hukuki zemine sahip olmasına rağmen, kararların belediye meclislerine ve uygulamaya ne ölçüde yansıdığı sorusuyla karşı karşıya. Dünyadaki örnekler, kent konseylerini dışlamayan; aksine onları yeni nesil yurttaş katılımı araçlarıyla güçlendiren bir modeli gündeme getiriyor.

  • 25 Haziran 2026, Perşembe

Akraba Topluluklar ve Türk Dünyası: Eğitim Yoluyla Kültürel ve Medeniyet Bağlarını Güçlendirmek

Ortak tarih önemlidir. Ortak dil değerlidir. Ortak kültür kıymetlidir. Ancak geleceği belirleyecek olan, geçmişten devralınan mirasın eğitim, bilim, teknoloji ve insan sermayesine dönüştürülebilmesidir. Türk Dünyasının geleceği de büyük ölçüde buna bağlıdır.

  • 23 Haziran 2026, Salı

Diaspora Politikası Olarak Eğitim: Yurt Dışındaki Türklerin Dil, Kültür ve Kimlik Meselesi

Yurt dışındaki Türk toplulukları artık geçici iş gücü değildir. Onlar bulundukları ülkelerin ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal hayatının kalıcı unsurlarıdır. Bu nedenle mesele yalnızca Türkçe öğretmek veya okul açmak değil; güçlü bir diaspora, nitelikli insan sermayesi, sürdürülebilir kimlik ve gelecek kuşaklarla bağ kurabilmektir.

  • 21 Haziran 2026, Pazar

PAZAR SOHBETLERİ NO:14 Bir Okuldan Daha Fazlası: Türkiye’nin Uluslararası Eğitim Politikası ve Yurt Dışındaki Türk Varlığı

Yurt dışında açılacak Türk okulları yalnızca eğitim kurumları değil; dilin, kültürün, aidiyetin ve Türkiye’nin uluslararası eğitim diplomasisinin geleceğe taşınan stratejik köprüleridir.

  • 14 Haziran 2026, Pazar

PAZAR SOHBETLERİ NO:13- İnsan Sermayesi Nerede İnşa Edilir? Dünya Bankası Raporu Üzerinden Ev, Mahalle ve İşyeri Üzerine Bir Değerlendirme

Günümüz dünyasında kalkınma yalnızca yatırım, teknoloji, altyapı ve üretim kapasitesiyle açıklanabilecek bir süreç değildir. Bir ülkenin gerçek rekabet gücü; insanının sağlığı, bilgisi, becerisi, öğrenme kapasitesi, çalışma ahlakı ve hayatın farklı alanlarında biriktirdiği deneyimle doğrudan ilgilidir. Bu yazı, Dünya Bankası’nın “Building Human Capital Where It Matters: Homes, Neighborhoods, and Workplaces” başlıklı 2026 tarihli raporundan hareketle, insan sermayesinin yalnızca okulda ya da sağlık sisteminde değil; evde, mahallede ve işyerinde nasıl inşa edildiğini