Prof. Dr. Enver Hasanoğlu için düzenlenecek veda töreni, onu sevenlerin, öğrencilerinin ve meslektaşlarının son görevlerini yerine getireceği anlamlı bir buluşma olacaktır. 9 Mart 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da Gazi Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindeki Mimar Kemaleddin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek anma töreninin ardından, merhum hocamız Gölbaşı Mezarlığı Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Gölbaşı Mezarlığı’nda ebedî istirahatgâhına uğurlanacaktır.
Değerli Gazete Ankara Okurları, Ortadoğu’daki çatışmaları yalnızca askeri hamleler, enerji politikaları ya da diplomatik gerilimlerle açıklamak çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Günümüz siyasetini doğru anlayabilmek için, bu çatışmaların arka planında yer alan tarihsel hafızayı, dini sembolleri ve ideolojik anlatıları da dikkate almak gerekir. ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimler ve zaman zaman savaşa dönüşen krizler, görünürdeki stratejik çıkarların ötesinde, bu derin tarihsel ve inanç temelli unsurların etkisiyle şekillenmektedir.
Hayat, kimi zaman sessiz ama derin izler bırakan insanların hikâyeleriyle anlam kazanır. Bugün, sevgili Rektörümüz ve değerli büyüğümüz Prof. Dr. Enver Hasanoğlu Hocamızı kaybetmenin tarifsiz hüznünü yaşıyoruz. Kerkük’ten başlayıp Gazi Üniversitesi’ne, oradan dünyaya uzanan bir yaşamın sahibi olan hocamız, yalnızca bir akademisyen ya da hekim değildi; O, insanlığa adanmış bir ömrün somut örneğiydi.
Küresel jeopolitiğin bugünkü seyrine yakından bakıldığında, yalnızca enerji yollarının değil; su ve gıda güvenliğinin de giderek stratejik güç unsurlarına dönüştüğü açıkça görülmektedir. Orta Doğu’da son yıllarda yaşanan gelişmeler, özellikle Körfez bölgesinin altyapı bağımlılıklarının ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu yeniden gözler önüne sermektedir. Bu çerçevede İran’ın geliştirdiği stratejinin yalnızca askeri hedefleri değil, aynı zamanda ekonomik ve altyapısal zayıflıkları da kapsayan çok katmanlı bir yaklaşım içerdiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bölgemizdeki güç dengeleri, tarihsel ve mezhepsel eksenler üzerinden şekillenmekte, İran ise hem ekonomik hem de askeri kapasitesi ile bu dengelerin belirleyici aktörlerinden biri olmaktadır. Ancak olası bir senaryoda İran’ın ekonomik ve askeri olarak "zayıflatılması" veya “imha edilmesi", sadece İran’ı değil, Türkiye başta olmak üzere çevresindeki tüm ülkeleri çok boyutlu bir belirsizlik ortamına sokacaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin çıkarlarını ve risklerini anlamak, bölgesel stratejilerin doğru kurgulanması açısından kritik önem taşımaktadır.
Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik Şubat 2026 operasyonları, bölgesel güvenlik algısını köklü bir şekilde değiştirdi. Hava saldırıları, stratejik hedeflere vuruşlar ve üst düzey liderlere yönelik eylemler, sahadaki durumun fiilen sıcak çatışma olduğunu göstermektedir (The Guardian, Reuters, Al Jazeera). Bazı yorumlarda “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” iddiası gündeme gelmiş olsa da mevcut veriler, böyle bir senaryoyu desteklememektedir.
Cumhuriyet’in ilk yıllarına, henüz taze bir fidan olarak filizlenmeye başlayan yıllara uzandığımızda, 1937 yılında önemli bir irade ortaya çıkmıştı. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Ankara’da kurulan Erkek Meslek Öğretmen Okulu, zamanla adı değişerek Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’na, ardından ise Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’na dönüşerek, Türkiye’nin sanayi ve teknik eğitim alanındaki atılımlarının öncüsü olma görevini üstlenmişti. O gün yakılan meşale, sadece bir okulun değil; aynı zamanda bir medeniyetin, üretim ahlakının ve kalkınma ülküsünün sembolüydü.
Bazen bir köy, bir göl kıyısı, bir kayık ve bir kuş; bir ülkenin kalbine aynı anda dokunabilirler. Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek Köyü’nde on beş yıldır yaşanan buluşma, tam da böyle bir hikâyedir. Bir yanda balıkçı Adem Yılmaz, diğer yanda göç yollarının yorgun ama sadık yolcusu Yaren Leylek… Bu iki canlının arasındaki bağ, modern insanın unuttuğu bir kelimeyi yeniden hatırlatıyor: Vefa.
Uluslararası sistem bazen tek bir haberle değişir. 1 Mart 2026 tarihli ve The Associated Press kaynaklı son dakika gelişmesi, yalnızca bir ülkenin lider kaybını değil, aynı zamanda jeopolitik bir dönüm noktasını işaret ediyor: İran’ın Dini Lideri Ayotollah Ali Khamenei (Ayetullah Ali Hameney), ABD ve İsrail’in ortak hava operasyonunda hayatını kaybetti.
28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eş zamanlı askerî operasyonu, yalnızca üç ülkeyi ilgilendiren taktik bir hamle değil; Batı Asya’nın güç mimarisini temelden sarsabilecek stratejik bir kırılma olarak okunmalıdır. Bu müdahale, bölgesel rekabetin mahiyetini değiştiren, caydırıcılık dengelerini yeniden tanımlayan ve vekâlet savaşları üzerinden yürütülen mücadelenin doğrudan çatışma evresine geçişini simgeleyen kritik bir eşik niteliğindedir.
“Günün manşetleri ve en çok okunan haberlerinden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi Gazete ANKARA e-bültenine kayıt edebilirsiniz!”
Nasuh Akar Mah. Türk Ocağı Cad. No:28/3, 06520 Çankaya/ ANKARA
+90 (312) 285 63 33
+90 (312) 285 63 33
www.gazeteankara.com.tr
bilgi@gazeteankara.com.tr
Haber Sisteminin Android/ iPhone/ iPad Uygulamaları mobil cihazlar üzerinden anlık olarak takip edilebilmesi amacıyla tasarlanmıştır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz.