Böbrek Taşlarında Devrim Niteliğinde Keşif: Taşlar Cansız Değil, Mikrobiyal Yaşam Barındırıyor
UCLA Health tarafından yayımlanan çığır açıcı bir araştırma, böbrek taşlarının yalnızca minerallerden oluşan cansız yapılar olmadığına işaret etti. Çalışmaya göre böbrek taşlarının içinde canlı bakteri ve mantar benzeri biyofilmler bulunuyor. Bu bulgu, taş tedavileri sonrası görülen enfeksiyonların nedenini de açıklıyor.
ANKARA- Gazete Ankara DHP Haber Merkezi Sağlık- On yıllardır tıp dünyasında böbrek taşlarının, böbrekte biriken kalsiyum ve benzeri minerallerin oluşturduğu inert yapılar olduğu kabul ediliyordu. Ancak ABD’de UCLA Health bünyesinde yürütülen ve bu ay Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu yerleşik kabulleri temelden sarsan sonuçlar ortaya koydu.
Yüksek Teknoloji Mikroskopi ile Gizli Yapı Ortaya Çıkarıldı
Araştırmacılar, gelişmiş floresan mikroskopi teknikleri kullanarak kalsiyum bazlı böbrek taşlarını inceledi. İncelemeler sonucunda, taşların iç yapısında “interkale olmuş” canlı bakteri kolonileri ve mantar benzeri biyofilmler tespit edildi. Bu yapıların, taşın mineral matrisi içine adeta gömülü halde bulunduğu belirlendi.
Bilim insanları, bu biyofilm yapıların taş oluşum sürecinin pasif bir sonucu değil, taşın yapısal bir bileşeni olduğunu vurguluyor.
Klinik Bir Gizem de Aydınlandı
Çalışma, uzun süredir hekimlerin açıklamakta zorlandığı önemli bir klinik soruya da yanıt sunuyor:
Neden bazı hastalar, idrar kültürleri steril çıkmasına rağmen, taş kırma (litotripsi) sonrası ciddi enfeksiyonlar ve hatta sepsis tablosu geliştirebiliyor?
Araştırmaya göre taş kırma işlemi sırasında, taşın içinde hapsolmuş halde bulunan bakteriler serbest kalıyor ve dolaşıma karışarak ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu durum, mevcut tanı ve tedavi yaklaşımlarının neden her zaman yeterli olmadığını da ortaya koyuyor.
Tedavi Yaklaşımlarında Paradigma Değişimi Kapıda
Uzmanlar, bu keşfin böbrek taşı tedavisinde önemli bir paradigma değişikliğini beraberinde getirebileceğini belirtiyor. Geleneksel yaklaşımda yalnızca taşın fiziksel olarak ortadan kaldırılmasına odaklanılırken, yeni bulgular böbreğin “gizli mikrobiyomu”nun da değerlendirilmesini gerekli kılıyor.
Araştırmacılara göre gelecekte:
- Taş tedavileri öncesinde mikrobiyal risk analizi yapılması,
- Antibiyotik veya biyofilm hedefli tedavilerin gündeme gelmesi,
- Taş oluşumunun yalnızca metabolik değil, biyolojik bir süreç olarak ele alınması
mümkün hale gelebilir.
Bilim Dünyasında Geniş Yankı Uyandırdı
Çalışma, nefroloji, üroloji ve mikrobiyoloji alanlarında geniş yankı uyandırırken, böbrek taşı hastalığının nedenleri ve tekrar riskine ilişkin yeni araştırma başlıklarının da önünü açtı.
Haber Kaynağı: Wong, Gerard C. L. ve ark.,
Intercalated bacterial biofilms are intrinsic internal components of calcium-based kidney stones, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), 2026
DOI: https://doi.org/10.1073/pnas.2517066123
Haber Editörü: Dr. Oğuz Poyrazoğlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP