Erdoğan BM kürsüsünden uluslararası sistemde reform çağrısı yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda Gazze ve Filistin’den BM Güvenlik Konseyi reformuna, uluslararası hukuktan bölgesel krizlere, gelir adaletsizliğinden teknoloji politikalarına uzanan geniş bir gündemle dünyaya seslendi. Erdoğan, uluslararası hukukun devletlerin güç kapasitesine göre farklı uygulanmasına karşı çıkarken Güvenlik Konseyi’nin temsil yapısının değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Konuşmanın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da açıklamalarda bulundu.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Eylül 2026’da New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın merkezinde, uluslararası hukukun eşit uygulanması, Birleşmiş Milletler sisteminin reformu ve Gazze’deki insani durum yer aldı.
Erdoğan, konuşmasında mevcut uluslararası sistemin savaşlar ve insani krizler karşısındaki etkinliğini sorgularken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut temsil ve karar alma yapısına ilişkin uzun süredir dile getirdiği reform çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan konuşma metninde Erdoğan, uluslararası hukukun “güçlüye farklı, zayıfa farklı” uygulanamayacağını belirterek cezasızlığın yaygınlaşmasının uluslararası sistemi aşındıracağını söyledi.
Konuşmanın merkezinde uluslararası hukuk ve BM reformu vardı
Erdoğan’ın BM kürsüsündeki konuşmasının kurumsal boyutunu, Birleşmiş Milletler sisteminin temsil ve karar alma mekanizmalarına yönelik eleştiriler oluşturdu.
Cumhurbaşkanı, 190’dan fazla ülkenin iradesinin Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin kararlarıyla sınırlandırılmasının adil bir temsil yapısı oluşturmadığını savundu ve Güvenlik Konseyi’nin “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımı doğrultusunda reforme edilmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmanın bu bölümü, yalnızca Güvenlik Konseyi’nin üye yapısına ilişkin bir değişiklik talebiyle sınırlı kalmadı. Erdoğan, uluslararası hukukun devletler arasında ayrım gözetilmeksizin uygulanması, krizlerin çözümünde bölgesel aktörlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, açık diplomasinin güçlendirilmesi, küresel gelir eşitsizlikleriyle mücadele edilmesi ve teknolojik dönüşümün insan merkezli yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Bu çerçevede Erdoğan’ın ortaya koyduğu yaklaşım beş ana eksende toplandı: hukukun eşit uygulanması, bölgesel sahiplenme, açık diplomasi ve iş birliği, daha dengeli kalkınma ile insan merkezli teknoloji politikaları.
Cumhurbaşkanı ayrıca teknolojik gelişmenin yeni bir küresel ayrışmaya dönüşmemesi gerektiğini belirterek “tekno kutuplaşma” ve “dijital hegemonya” risklerine dikkat çekti.
Gazze ve Filistin konuşmanın en geniş başlıklarından biri oldu
Erdoğan’ın konuşmasında en fazla üzerinde durduğu konulardan biri Gazze ve Filistin meselesiydi.
Cumhurbaşkanı, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul salonunda bulunamamasını eleştirerek Türkiye’nin Filistin halkının taleplerini BM platformunda dile getirmeyi sürdüreceğini söyledi. Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere de kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
Gazze’deki can kayıpları ve insani koşullara ilişkin kendi konuşmasında rakamlar paylaşan Erdoğan, saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 74 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı metninde yer alan bu sayı, Erdoğan’ın BM konuşmasında verdiği rakam olarak kayda geçti.
Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşasına başlanması gerektiğini, İsrail üzerinde ateşkes ve siyasi çözüm yönünde daha fazla uluslararası baskı kurulmasını istediğini söyledi. Türkiye’nin, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti yönündeki tutumunu da yineledi.
Suriye, Irak, Ukrayna ve Karadeniz mesajları
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin yakın çevresindeki güvenlik ve dış politika dosyalarına da ayrı başlıklar açtı.
Suriye’deki yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimindeki sürece değinen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğini sürdüreceğini söyledi. Irak’ta devlet otoritesinin ve istikrarın güçlendirilmesine destek verdiklerini belirten Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi gibi ulaştırma ve enerji projelerinde iş birliğinin geliştirilmesini istedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda ise Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü esas alan bir sona ulaşılmasının Türkiye’nin arzusu olduğunu ifade eden Erdoğan, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi gerektiğini kaydetti.
Erdoğan’dan KKTC’nin tanınması çağrısı
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmasının önemli dış politika başlıkları arasında yer aldı.
Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde ele alınmasını istediklerini söylerken, Kıbrıs Türk halkının “egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün” kabul edilmesi yönündeki Türkiye tezini yeniden gündeme getirdi.
Cumhurbaşkanı ayrıca uluslararası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma ve KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurma çağrısında bulundu.
Avrupa’dan Türk dünyasına geniş dış politika çerçevesi
Erdoğan, Türkiye’yi Avrupa güvenlik mimarisinin ayrılmaz unsurlarından biri olarak tanımlayarak Türkiye’nin dışında bırakıldığı bir Avrupa güvenlik yapısının sürdürülebilir olmayacağı görüşünü dile getirdi.
Konuşmada Balkanlar, Güney Kafkasya, Azerbaycan-Ermenistan barış süreci, Türk Devletleri Teşkilatı, Türkiye-Afrika ilişkileri, Sudan, Somali ve Keşmir gibi farklı bölgesel dosyalara da değinildi. Erdoğan, bu başlıklarda diyalog, bölgesel sahiplenme ve uluslararası hukuk temelinde çözüm yaklaşımını savundu.
Böylece BM konuşması, Gazze merkezli bir hitabın ötesinde Türkiye’nin küresel yönetişim, güvenlik, diplomasi ve uluslararası sistem reformuna ilişkin yaklaşımının birlikte sunulduğu kapsamlı bir dış politika çerçevesi niteliği taşıdı.
Gürlek: “Hukukun işlemesi gerekir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM hitabına ilişkin açıklamalardan biri Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten geldi.
BM 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York’ta bulunan Gürlek, Türkevi’nde yaptığı değerlendirmede Erdoğan’ın konuşmasında uluslararası adalet meselesini öne çıkardığını söyledi.
Gürlek, dünyada adaletin zaman zaman “güçlü olandan yana” işliyormuş görüntüsü verdiğini belirterek uluslararası ilişkilerde hukukun esas alınması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’ın mazlumların haklarının korunması ve BM’nin karar alma yapısındaki eşitsizlikler üzerinde durduğunu kaydeden Gürlek, Cumhurbaşkanı’nın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımına da atıfta bulundu.
Gürlek ayrıca Erdoğan’ın konuşmasını Sezai Karakoç’un dizeleriyle tamamlamasının konuşmanın insani boyutunu öne çıkardığını söyledi.
Bahçeli: BM’de kapsamlı reform çağrısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 24 Eylül’de yaptığı yazılı açıklamada Erdoğan’ın BM konuşmasını değerlendirdi.
Bahçeli, mevcut uluslararası sistemin savaşlar, krizler ve insani sorunlar karşısında giderek daha fazla tartışıldığını belirterek özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ile daimî üyelerin veto yetkisini eleştirdi.
MHP lideri, Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımını daha geniş ve dengeli bir temsil talebi olarak değerlendirdi; Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulmasının gerekli olduğunu söyledi.
Bahçeli açıklamasında, reform tartışmasının yalnızca Güvenlik Konseyi’nin üye yapısına indirgenmemesi gerektiğini; Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, şeffaflık, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun eşit uygulanmasının da gündemin parçaları olması gerektiğini ifade etti.
Bahçeli ayrıca Erdoğan’ın Filistin ve Kıbrıs konusundaki mesajlarına atıfta bulunarak Türkiye’nin daha geniş temsil ve uluslararası hukuk temelindeki reform yaklaşımına MHP olarak destek verdiklerini açıkladı.
Duran’dan Katz’ın açıklamalarına tepki
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklaması ise doğrudan BM konuşmasının değerlendirilmesinden ziyade, konuşmanın ardından İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözleri üzerine geldi.
Duran, 24 Eylül’de yaptığı açıklamada Katz’ın sözlerine tepki gösterirken Gazze’de yaşananların uluslararası toplum ve uluslararası hukuk açısından tartışılmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin Erdoğan’ın liderliğinde “adaletin, barışın ve mazlumların sesi” olmayı sürdüreceğini ifade eden Duran, Erdoğan’ın BM konuşmasının sonunda kullandığı şiirsel ifadeye de yeniden atıfta bulundu.
Duran’ın açıklamasındaki İsrail yönetimine ilişkin ağır nitelemeler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı’nın siyasi değerlendirmesi olarak kamuoyuna yansıdı. İletişim Başkanlığının resmî açıklamasında söz konusu ifadeler doğrudan Duran’a atfedildi.
Ankara’dan çıkan ortak başlık: Uluslararası sistem tartışması
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM hitabı ile ardından gelen Gürlek ve Bahçeli açıklamalarında kesişen başlık, uluslararası sistemin temsil kapasitesi ve hukukun devletler arasında eşit uygulanması meselesi oldu.
Erdoğan meseleyi BM kürsüsünde küresel yönetişim ve uluslararası hukuk düzleminde ortaya koyarken; Gürlek hukuki eşitlik ve adalet boyutunu, Bahçeli ise Güvenlik Konseyi’nin temsil ve veto sistemini öne çıkardı. Duran’ın açıklaması ise Gazze üzerinden yürüyen Türkiye-İsrail siyasi söylem geriliminin konuşma sonrasında da devam ettiğini gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 81. Genel Kurul konuşması böylece Türkiye’nin Gazze ve Filistin politikasının yanı sıra BM reformu, uluslararası hukuk, bölgesel diplomasi ve küresel yönetişim konusundaki mevcut tezlerinin aynı platformda yeniden ortaya konulduğu bir hitap olarak kayda geçti.
Kaynaklar
T.C. Cumhurbaşkanlığı – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu konuşması, 22 Eylül 2026. Cumhurbaşkanlığı – konuşmanın tam metni
T.C. Adalet Bakanlığı – Adalet Bakanı Akın Gürlek’in BM konuşmasına ilişkin değerlendirmesi, 23 Eylül 2026. Adalet Bakanlığı açıklaması
T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı – Burhanettin Duran’ın Israel Katz’ın açıklamalarına ilişkin değerlendirmesi, 24 Eylül 2026. İletişim Başkanlığı açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklaması – 24 Eylül 2026; kullanıcı tarafından sağlanan İHA metni ve kamuya açık haber kayıtları esas alınmıştır.
Erdoğan’dan BM’de uluslararası hukuk ve reform çağrısı: Gürlek, Bahçeli ve Duran’dan değerlendirmeler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM 81. Genel Kurulu konuşmasında Gazze, Filistin, uluslararası hukuk, Güvenlik Konseyi reformu, Kıbrıs, Ukrayna ve küresel yönetişim öne çıktı. Gürlek, Bahçeli ve Duran konuşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YORUM YAP