Yeni Adli Yıl Ankara’da Başladı: “Adalet Güçlü Olanın Değil, Haklı Olanın Yanında Olur”
2026-2027 Adli Yılı, Yargıtay heyetinin Anıtkabir ziyareti ve Yargıtay Başkanlığında düzenlenen törenle başladı. Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez; yargı bağımsızlığı, makul sürede yargılama, gerekçeli karar, içtihat birliği ve yapay zekânın sınırlarına dikkat çekerken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, reform iradesinin sürdürüleceğini ve “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Gündem ve Politika Haberleri- Türkiye’de 2026-2027 Adli Yılı, başkent Ankara’da gerçekleştirilen Anıtkabir ziyareti ve Yargıtay Başkanlığındaki açılış töreniyle başladı. Gün boyunca verilen mesajlarda; vatandaşın adalete güveni, hâkim bağımsızlığı, yargılamaların makul sürede tamamlanması, kararların niteliği, içtihat birliği ve adalet sistemindeki dijital dönüşüm öne çıktı.
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in “Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur” sözleri açılışın temel mesajlarından biri olurken, yapay zekânın yargıda ancak insan iradesinin ve hukuki güvencelerin yanında konumlandırılması gerektiği vurgulandı.
Adli yıl Anıtkabir ziyaretiyle başladı
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve beraberindeki Yargıtay üyeleri, yeni adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine ulaşan heyet adına Başkan Kerkez mozoleye çelenk bıraktı. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirildi.
Kerkez daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Deftere yazdığı mesajda, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde verilen mücadeleyi hatırlatan Kerkez, Yargıtayın adalet hizmetlerini en iyi şekilde sunma kararlılığını dile getirdi:
“Bizlere emanet ettiğiniz bu ülkede adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunmaya kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz. Yargıtay olarak sizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.”
Devlet ve yargı erkânı açılış töreninde buluştu
Yargıtay Başkanlığı İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yüksek mahkemelerin başkan ve üyeleri, yargı mensupları, kamu kurumlarının üst düzey temsilcileri ve davetliler katıldı.
Yargıtay Başkanı Kerkez, yeni adli yılın Türkiye’ye ve yargı camiasına hayırlı olmasını dileyerek görevleri başında hayatını kaybeden yargı mensupları ile adalet çalışanlarını andı. Kerkez ayrıca 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını şükranla yâd etti.
“Bağımsız vatanı adaletle yaşatmak görevimiz”
Adaletin devletin gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğunu söyleyen Kerkez, devletin gerçek gücünün vatandaşın adalet sistemine duyduğu güvenle ölçüldüğünü belirtti.
Kerkez, “Bir devleti gerçekten güçlü kılan, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güvendir. Bize düşen görev ise bu bağımsız vatanı adaletle yaşatmaktır” dedi.
Adaletin tarih boyunca insanların hak arama mücadelesinde şekillendiğini ifade eden Kerkez, hukuk düzeninin kişilerin gücüne veya toplumsal konumuna göre değil, yalnızca haklılık ölçüsüne göre işlemesi gerektiğini vurguladı.
“Hâkim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir”
Yargıtay Başkanı Kerkez, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde adaletin güç ilişkilerinden bağımsız olması gerektiğinin altını çizdi:
“Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur. Adalet, haklı ile güçlü arasındaki tercihini yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz. Hâkim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir.”
Hâkimlik mesleğinin beraberinde büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Kerkez, bağımsızlık ve tarafsızlığın yalnızca mesleki bir güvence değil, toplumun adalete güveninin korunması bakımından da vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Kararların gerekçeli, anlaşılır ve ikna edici olması gerektiğini dile getiren Kerkez, hukuk ve ceza dosyalarının yalnızca teknik ya da matematiksel birer problem olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
“Her dosyanın arkasında gerçek bir hayat vardır” diyen Kerkez, adalet sisteminin merkezinde insanın bulunması gerektiğini vurguladı.
Hızlı karar değil, zamanında ve adil karar
Yargılamaların makul sürede tamamlanmasının hukuk devleti bakımından taşıdığı öneme değinen Kerkez, hızlı karar vermek ile zamanında karar vermek arasında önemli bir fark bulunduğunu söyledi.
Kerkez, yargının görevinin yalnızca hız kazanmak olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hâkim doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir; en önemlisi adil bir karar verir.”
Uyuşmazlıkların her durumda mahkemeye taşınmadan çözülebilmesinin önemine de işaret eden Kerkez, arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının daha fazla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yapay zekâ yargıcın yerine değil, yanında olmalı
Açılış konuşmasının önemli başlıklarından biri de yargıda dijital dönüşüm ve yapay zekâ oldu.
Kerkez; UYAP, elektronik dosya, dijital mevzuat ve içtihat veri tabanları, elektronik tebligat, e-Duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargının çalışma biçimini önemli ölçüde değiştirdiğini söyledi.
Yapay zekânın milyonlarca kararın kısa sürede incelenmesi, benzer içtihatların bulunması ve dosyaların tasnif edilmesi gibi alanlarda önemli kolaylıklar sağlayabileceğini belirten Kerkez, teknolojinin kullanımında hukuk sisteminin güvence ve denetim mekanizmalarının mutlaka korunması gerektiğini vurguladı:
“Teknoloji insanın yerinde değil, insanın yanında olmalıdır. Çünkü teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz.”
Deprem davalarında içtihat uyumu çalışması
Kerkez, hukuki güvenlik ve belirliliğin yalnızca kanunların açık olmasıyla sağlanamayacağını, aynı hukuk kurallarının benzer olaylarda istikrarlı ve öngörülebilir biçimde uygulanması gerektiğini söyledi.
Yargıtayın, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleriyle içtihat birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü aktaran Kerkez, 6 Şubat depremlerinden kaynaklanan davalara ilişkin İzmir’de geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildiğini bildirdi.
Toplantıya deprem bölgesindeki bölge adliye mahkemeleri, ilgili ilk derece mahkemeleri ile Yargıtayın hukuk ve ceza dairelerinin katıldığını belirten Kerkez, çalışmanın amacının deprem dosyalarını bütün yönleriyle ele almak, yargılamaların sonuçlandırılmasını hızlandırmak ve içtihat uyumunu güçlendirmek olduğunu kaydetti.
Hâkim ve savcılara liyakat, vicdan ve sorumluluk mesajı
Yargı mensuplarına da seslenen Kerkez, hâkim ve savcıların sorumluluğunu; hukuka sadakat, kişinin kendi vicdanına karşı dürüstlüğü ve insan hayatına dokunan her kararda aynı özeni gösterebilmesi şeklinde tanımladı.
Mesleki tecrübenin hiçbir zaman dikkat ve özenin yerini almaması gerektiğini söyleyen Kerkez; hâkimlik görevinin liyakat, ahlak, cesaret, sabır, sağduyu ve tevazu gerektirdiğini ifade etti.
Kerkez ayrıca zabıt kâtiplerinden mübaşirlere, yazı işleri müdürlerinden icra personeline, teknik personelden infaz ve koruma memurlarına kadar adalet teşkilatının bütün çalışanlarına teşekkür etti.
Avukatların yargının vazgeçilmez unsurlarından olduğunu vurgulayan Kerkez, “Avukat vatandaşımızın mahkemedeki sesidir” dedi.
Yeni adli yılın hedefleri açıklandı
Yargıtay Başkanı Kerkez, yeni adli yıldaki temel hedefleri şöyle sıraladı:
- Vatandaşların haklarına daha hızlı ve eksiksiz ulaşmasını sağlamak
- Yargılamaları makul sürede tamamlamak
- İçtihat birliğini güçlendirmek
- Yargı kararlarının niteliğini ve gerekçelerini geliştirmek
- Meslek etiğini her şeyin üzerinde tutmak
- Vatandaşların adalete duyduğu güveni yükseltmek
“Alo Adalet 135 sistemini hizmete alıyoruz”
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da vatandaşların yargıdan en büyük beklentisinin adalet süreçlerinin makul sürede sonuçlandırılması olduğunu söyledi.
Yargılamalar hızlandırılırken kararların kalitesinden ve isabetinden taviz verilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu hâller dışında üç ayla sınırlandırıldığını, hedef süre uygulamasının ise istinaf aşamasına taşındığını kaydetti.
Yılmaz, devam eden soruşturma ve yargılamalardaki gecikmelere ilişkin başvurular için yeni bir sistemin devreye alınacağını açıkladı:
“Vatandaşlarımızın devam eden soruşturma ve yargılamalardaki gecikmelere ilişkin başvurularını doğrudan iletebileceği Alo Adalet 135 sistemini hizmete alıyoruz.”
Sistemin gecikmelere ilişkin şikâyetlerin takip edilmesini, sorunların erken aşamada tespit edilmesini ve adalet hizmetlerinin etkinliğinin izlenmesini sağlaması hedefleniyor.
Yargıdaki personel kapasitesine ilişkin rakamlar
Cevdet Yılmaz, 2002’den bu yana hâkim ve savcı sayısının 9 bin 349’dan 26 bin 667’ye, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine çıkarıldığını bildirdi.
Hâkim ve savcı yardımcılığı sistemi ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın uygulamaya konulduğunu belirten Yılmaz, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartının uygulanmaya başlandığını söyledi.
Yılmaz ayrıca uyuşmazlıkların ortaya çıkmadan önlenmesi, sözleşmelerin daha nitelikli hazırlanması, alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi ve bağımlılıkla mücadelenin güçlendirilmesinin yargının iş yükünü azaltabileceğini ifade etti.
Hükümetten reform iradesi mesajı
Adalet alanındaki eksikliklerin ve yeni ihtiyaçların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, değişen toplumsal şartlara cevap verecek reformların sürdürüleceğini belirtti.
Yılmaz, “Hükümet olarak adaleti daha ileriye taşıyacak stratejiler, reformlar ve eylem planları hazırlıyoruz; bunları hayata geçirmeye gayret ediyoruz” dedi.
Adalet hizmetlerindeki dijital dönüşüm kapsamında yapay zekâ destekli uygulamaların geliştirildiğini, e-Duruşma sisteminin kapsamının genişletildiğini ve e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının daha etkin kullanılmasının amaçlandığını belirten Yılmaz, yapay zekânın muhtemel olumsuz etkilerine karşı hukuki ve kurumsal tedbirlerin de oluşturulması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, reform iradesinin sürdürüleceğini belirterek “Türkiye Yüzyılı’nı ‘Adaletin Yüzyılı’ yapma amacı doğrultusunda gereken adımları bütün paydaşlarla birlikte atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Güç hukuk, adalet ve ahlakla kullanılmalı”
Dünyada jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin arttığına dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ancak bu gücün hukuk, adalet ve ahlak temelinde kullanılması gerektiğini dile getirdi.
Kanunların herkese eşit uygulanmasının, hakkın sahibine teslim edilmesinin, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve güçsüzün hukuk tarafından korunmasının milletin devlete duyduğu güvenin temelini oluşturduğunu söyledi.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin de hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz; şehitlerin hatırasının, gazilerin haklarının, milletin ortak değerlerinin ve devletin temel niteliklerinin korunmasının vazgeçilmez ölçütler olduğunu belirtti.
Yargıtay Hukuk Müzesi ziyarete açıldı
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, konuşmasının sonunda Yargıtay binasının protokol giriş katında oluşturulan Yargıtay Hukuk Müzesi’nin ziyarete açıldığını duyurdu.
Kerkez, müzenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile projede emeği bulunanlara teşekkür etti.
Yeni adli yılın Türkiye’ye, millete ve bütün yargı camiasına hayırlı olmasını dileyen Kerkez, 2026-2027 Adli Yılı’nı resmen açtı.
İHA Haber Bilgileri:
Anıtkabir ziyareti: Ahmet Furkan Gülap – Tolga Başer
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in konuşması: Ahmet Furkan Gülap
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları: Kemal Diri – Ahmet Furkan Gülap
Resmî doğrulama kaynağı: Adalet Bakanlığı – 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni
YORUM YAP