Türkiye Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yüzde 2,3 Büyüdü: Şimşek’ten “Dengeli Büyüme” Mesajı
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüdü. TÜİK verilerinde tarım yüzde 13,3 ile sektörler arasında öne çıkarken sanayi yüzde 2,4 büyüdü, inşaat yüzde 1,9 daraldı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını belirterek, iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir büyüme gerçekleştiğini açıkladı.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Ekonomi Haberleri- Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ikinci çeyrek büyüme tablosu açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Nisan-Haziran dönemine ilişkin ilk tahminine göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, zincirlenmiş hacim endeksiyle geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,3 arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüdü. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyüme de yüzde 2,3 olarak hesaplandı.
Böylece Türkiye ekonomisi, jeopolitik gerilimlerin, küresel ticaret belirsizliklerinin ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkili olduğu bir dönemde reel büyümesini sürdürdü.
Milli Gelir İkinci Çeyrekte 19,87 Trilyon TL
TÜİK verilerine göre üretim yöntemiyle GSYH, 2026 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL’ye ulaştı.
İkinci çeyrek GSYH’sinin cari fiyatlarla dolar karşılığı ise 438 milyar 347 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de dört çeyreklik toplamı ifade eden yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını açıkladı.
Tarım Yüzde 13,3 ile Büyümede Öne Çıktı
Üretim tarafında ikinci çeyreğin en güçlü performansı tarım sektöründen geldi.
TÜİK verilerine göre tarım, ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yıllık bazda yüzde 13,3 büyüdü. Bilgi ve iletişim faaliyetlerindeki artış ise yüzde 8,6 oldu.
Sektörel büyüme görünümü şöyle gerçekleşti:
TÜİK bülteninin ilk sayfasındaki sektörel dağılım ile ikinci sayfadaki grafik, genel yüzde 2,3’lük büyümenin altında sektörler arasında belirgin bir ayrışma bulunduğunu gösteriyor. Tarım ve bilgi-iletişim güçlü şekilde öne çıkarken inşaat, temel faaliyet grupları arasında daralma kaydeden sektör oldu.
Sanayide Yüzde 2,4’lük Büyüme
Sanayi katma değerinin yıllık yüzde 2,4 artması, büyümenin üretim ayağındaki diğer önemli gelişme oldu.
Bakan Şimşek, sanayideki görünümü değerlendirirken özellikle teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu performansa dikkat çekti.
Şimşek, tarım sektöründeki yüzde 13,3’lük büyümeyle birlikte sanayinin de büyümeyi desteklediğini belirterek ekonomideki üretim yapısının dayanıklılığına işaret etti.
Özel Tüketim Yüzde 3,5 Arttı
TÜİK’in harcama yöntemiyle yaptığı hesaplamalar, ikinci çeyrek büyümesinin talep tarafındaki görünümünü de ortaya koydu.
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 arttı.
Buna karşılık devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu, başka bir ifadeyle yatırımlar yüzde 0,6 arttı.
Bu tablo, ikinci çeyrekte iç talebin temel sürükleyicisinin özel tüketim olduğunu; yatırımların ise pozitif olmakla birlikte daha sınırlı bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
İhracat da İthalat da Geriledi
Dış ticaret cephesinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı.
Mal ve hizmet ihracatı ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,4 azalırken, ithalat yüzde 6,4 geriledi.
İthalattaki düşüşün ihracattaki gerilemeden daha güçlü olması, Bakan Şimşek’in de dikkat çektiği üzere net dış talebin büyümeye pozitif katkı vermesine imkân sağladı.
Bu nedenle ikinci çeyrekte dış talebin katkısının ihracattaki genişlemeden değil, ithalattaki daha yüksek oranlı gerilemeden kaynaklandığının altını çizmek gerekiyor.
Şimşek: “Dengeli Bir Büyüme Gerçekleşti”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme verilerini değerlendirirken Türkiye ekonomisinin zorlu küresel koşullara rağmen büyümeye devam ettiğine dikkat çekti.
Şimşek, özel tüketimdeki yüzde 3,5 ve yatırımlardaki yüzde 0,6’lık artış ile net dış talebin pozitif katkısını birlikte değerlendirerek ikinci çeyrekte iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir büyüme gerçekleştiğini ifade etti.
Bakan Şimşek ayrıca yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aşmasını, Türkiye ekonomisinin nominal büyüklüğü açısından önemli bir eşik olarak değerlendirdi.
Cari Açık 38,9 Milyar Dolar
Şimşek’in değerlendirmesinde büyümenin yanı sıra dış denge de önemli yer tuttu.
Jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin ticaret ortakları üzerindeki etkilerine ve başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışlara dikkat çeken Şimşek, yıllıklandırılmış cari açığın ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Cari açığın milli gelire oranının ise yüzde 2,3 seviyesinde kaldığını belirten Şimşek, bu oranı sürdürülebilir düzeyde değerlendirdi.
“Kayıt Dışılıkla Mücadele Önemli Bir Mali Alan Sağladı”
Şimşek’in açıklamasının bir diğer önemli ayağını maliye politikası oluşturdu.
Bakan Şimşek:
“Kayıt dışılıkla mücadele, güçlenen vergide adalet ve harcama disiplini sayesinde önemli bir mali alan sağladık.”
değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, küresel fiyat şoklarının vatandaşlara etkisini sınırlandırmak ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli bir vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini sürdürdüğünü belirtti.
Bu mesaj, ekonomi yönetiminin büyüme kadar bütçe disiplini ve dezenflasyon sürecini de eş zamanlı yürütme yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor.
Brüt Dış Borcun Milli Gelire Oranı Yüzde 31,6
Bakan Şimşek, borçluluk göstergelerine ilişkin olarak da ikinci çeyrek itibarıyla Türkiye’nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğini bildirdi.
Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 91 olduğunu belirten Şimşek, bu seviyenin kendi açıklamasında referans verdiği gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229 ve dünya ortalaması yüzde 306’nın altında bulunduğunu ifade etti.
İşgücü Ödemeleri Yüzde 36,7 Arttı
TÜİK bültenindeki gelir yöntemi verileri, büyümenin gelir paylaşımı boyutuna ilişkin önemli göstergeler de içeriyor.
İkinci çeyrekte işgücü ödemeleri cari fiyatlarla yıllık bazda yüzde 36,7, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 38,7 arttı.
İşgücü ödemelerinin gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e geriledi.
Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.
TÜİK bülteninin beşinci sayfasındaki grafik de bu değişimi açık biçimde ortaya koyuyor. İşgücü payındaki sınırlı gerilemeye karşılık işletme artığı/karma gelir payında yükseliş görülüyor.
2027-2029 OVP İçin Üç Temel Eksene İşaret
Bakan Şimşek, önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmesinde ekonominin güçlenen makroekonomik temellerinin şoklara karşı direnci artırdığını belirtti.
Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşulların etkisiyle büyümenin önümüzdeki dönemde kademeli olarak artmasını beklediklerini ifade eden Şimşek, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı için üç temel hedefe dikkat çekti:
Fiyat istikrarının sağlanması, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi.
GA Ekonomi Analizi: Büyümenin Kalitesi İçin Üç Gösterge Öne Çıkıyor
GA Dijital Haber Portalı açısından ikinci çeyrek büyüme verilerinin yalnızca yüzde 2,3’lük manşet oran üzerinden değerlendirilmesi, ekonomideki asıl tabloyu eksik bırakıyor.
İlk olarak, özel tüketimdeki yüzde 3,5’lik artışa karşılık yatırımların yalnızca yüzde 0,6 büyümesi, büyümenin uzun vadeli üretim kapasitesi açısından yatırım kanalının daha yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
İkinci olarak, üretim cephesinde tarımın yüzde 13,3 ve bilgi-iletişim sektörünün yüzde 8,6 büyümesi olumlu ayrışmaya işaret ederken, inşaattaki yüzde 1,9’luk daralma sektörler arasındaki dengesizliği ortaya koyuyor.
Üçüncü olarak dış ticarette ihracatın yüzde 3,4 gerilemesine rağmen ithalatın yüzde 6,4 azalması, net dış talebin büyümeye olumlu katkısını açıklıyor. Ancak önümüzdeki dönemde dış talebin kalitesi açısından ihracatın yeniden pozitif büyümeye dönmesi, en az net ihracat katkısı kadar önemli olacak.
Dolayısıyla 2026’nın ikinci yarısında yalnızca büyüme oranı değil; yatırımların seyri, ihracat performansı, sanayi üretimi, hanehalkı tüketimi ve işgücünün yaratılan katma değerden aldığı pay birlikte izlenecek.
TÜİK’in aynı konuya ilişkin bir sonraki dönemsel GSYH bülteni 1 Aralık 2026’da yayımlanacak.
Kaynaklar
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026 – Yayım tarihi: 31 Ağustos 2026, Sayı: 58211.
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 31 Ağustos 2026 tarihli “2026 Yılı II. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla Büyümesine İlişkin Değerlendirmesi”.
İhlas Haber Ajansı (İHA) / Muhabir: Kemal Diri
YORUM YAP