Üretkenlik ve Hesap Verebilirlik Çalışma Hayatının Yeni Başarı Kriteri Oldu
Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu’nun Gazete Ankara’da yayımlanan “Üretkenlik ve Hesap Verebilirlik” başlıklı köşe yazısı, çağdaş iş hayatında yalnızca çok çalışmanın değil; kaliteli çıktı üretmenin, zamanı doğru kullanmanın, sorumluluk almanın ve yapılan işin sonucunu açıklayabilmenin de temel başarı ölçütü haline geldiğini ortaya koyuyor.
ANKARA – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / SEKTÖR/KOBİ (Çalışma Hayatı) Haberleri- Gazete Ankara Dijital Haber Portalı köşe yazarı Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu’nun yayımlanan son yazısı, iş dünyasında giderek daha fazla önem kazanan iki temel kavrama dikkat çekti: üretkenlik ve hesap verebilirlik.
Mahiroğlu, yazısında üretkenliği yalnızca çok çalışmak olarak değil; bilgi, zaman, enerji ve kaynakları doğru kullanarak yüksek kalitede çıktı üretme becerisi olarak ele aldı. Hesap verebilirliği ise bireyin yaptığı işin sonucunu sahiplenmesi, gerekçelerini açıklayabilmesi, gerektiğinde hatalarını kabul ederek düzeltici adımlar atabilmesi şeklinde değerlendirdi. Yazıda, bu iki becerinin çağdaş çalışma hayatında bireysel başarı kadar kurumsal güven, verimlilik ve sürdürülebilir performans açısından da belirleyici olduğu vurgulandı.
Üretkenlik Artık Sadece Ekonomik Değil, Kurumsal Bir Kültür Meselesi
Küresel araştırmalar, üretkenliğin yalnızca makineler, teknoloji veya sermaye yatırımlarıyla açıklanamayacağını; insan kaynağı, beceri düzeyi, organizasyon yapısı ve yönetim kalitesinin de verimlilik üzerinde belirleyici olduğunu gösteriyor. OECD’nin üretkenlik göstergelerine ilişkin çalışmaları, ülkelerin uzun dönemli büyüme performansında emek verimliliği, yatırım, firma ölçeği, iş gücü niteliği ve sektörel dönüşüm gibi değişkenlerin kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
Türkiye açısından bakıldığında da verimlilik konusu, sanayi ve çalışma hayatının temel gündem başlıkları arasında yer alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre sanayide çalışan kişi başına üretim, 2024 yılının dördüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4 artış gösterdi. 2025’in son çeyreğinde ise Anadolu Ajansı’nın aktardığı verilere göre sanayide çalışan kişi başına üretim endeksi yıllık yüzde 4,3 arttı. Bu tablo, üretkenliğin yalnızca bireysel çalışma disiplini değil; aynı zamanda kurumsal kapasite, süreç yönetimi ve kaynak kullanım etkinliği açısından da stratejik bir gösterge olduğunu ortaya koyuyor.
Hesap Verebilirlik Güven, Şeffaflık ve Kurumsal Gelişimin Temeli
Mahiroğlu’nun yazısında öne çıkan ikinci kavram olan hesap verebilirlik, günümüz kurumlarında güven kültürünün temel dayanaklarından biri olarak değerlendiriliyor. Yazıda hesap verebilirlik; üstlenilen görevin sonucunu kabul etmek, performansı nesnel biçimde değerlendirmek, kurumsal ve mesleki ilkelere uygun hareket etmek, hata karşısında çözüm üretmek ve yapılan işin gerekçesini açıklayabilmek olarak tanımlanıyor.
Bu yaklaşım, uluslararası yönetim araştırmalarıyla da örtüşüyor. McKinsey’nin Organizasyonel Sağlık Endeksi yaklaşımı, organizasyonel sağlığın sürdürülebilir performans için öncü bir gösterge olduğunu; liderlik, karar alma, çalışma normları, teknolojiyle uyum ve çalışan davranışlarının kurum performansını etkilediğini belirtiyor. McKinsey’nin bu alandaki çalışmaları, 2 bin 600’den fazla müşteri ve 8 milyondan fazla anket yanıtına dayanan geniş bir veri setiyle kurumların performans potansiyelini analiz etmeye odaklanıyor.
Düşük Bağlılık ve Verimsizlik Küresel Ekonomiye Ağır Maliyet Yüklüyor
Çalışan bağlılığı, üretkenlik ve hesap verebilirlik arasındaki ilişki de araştırmalarda güçlü biçimde öne çıkıyor. Gallup’un küresel işyeri araştırmasına göre 2025 yılında dünyada çalışanların yalnızca yüzde 20’si işine bağlı görünürken, düşük çalışan bağlılığının küresel ekonomiye 10 trilyon dolar düzeyinde üretkenlik kaybı maliyeti oluşturduğu tahmin ediliyor. Bu veri, Mahiroğlu’nun iş yaşamında disiplinli, güvenilir, sorumluluk alan ve sonuç üreten bireylerin önemine ilişkin vurgusunu daha da anlamlı hale getiriyor.
Gallup’un 2024 bulgularına ilişkin değerlendirmelerde de düşük çalışan bağlılığının küresel ekonomiye trilyonlarca dolarlık maliyet oluşturduğu, yöneticilerin çalışan deneyimi ve performans yönetimi üzerinde belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Bu çerçevede üretkenlik, yalnızca bireysel performans değil; yönetim kalitesi, geri bildirim kültürü, beklentilerin netliği ve kurum içi güvenle de doğrudan ilişkili hale geliyor.
Geleceğin İş Becerileri: Sorumluluk, Analitik Düşünme ve Sürekli Öğrenme
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 tarihli “Future of Jobs” raporu, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasalarının yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ekonomik belirsizlik ve demografik değişimlerden etkileneceğini ortaya koyuyor. Raporda, 55 ekonomiden ve 22 sektör kümesinden 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden binden fazla işverenin görüşleri değerlendiriliyor.
Aynı raporda analitik düşünme, yaratıcı düşünme, dayanıklılık, esneklik, çeviklik, teknoloji okuryazarlığı, liderlik ve yaşam boyu öğrenme gibi beceriler geleceğin iş gücü için öne çıkan yeterlilikler arasında sayılıyor. Bu tablo, Mahiroğlu’nun yazısında vurguladığı üretkenlik ve hesap verebilirlik becerilerinin yalnızca bugünün değil, geleceğin iş dünyasında da temel bir gereklilik olduğunu gösteriyor.
Eğitim Kurumlarına ve İş Dünyasına Ortak Sorumluluk
Mahiroğlu, yazısında üretkenlik ve hesap verebilirlik becerilerinin belirli bir dersle sınırlı şekilde kazandırılamayacağını; ölçülebilir amaçlar verme, gerçek görev ve projelerde sorumluluk yükleme, düzenli geri bildirim sağlama, öz değerlendirme yaptırma ve yapılan işlerin sonuçlarını açıklama fırsatı sunma gibi yöntemlerle geliştirilebileceğini ifade ediyor. Eğitim kurumlarında öğrenci merkezli, probleme dayalı, projeye dayalı ve işbirliğine dayalı yaklaşımların bu becerilerin gelişimine katkı sağlayacağı belirtiliyor.
Uzman bakışına göre bu yaklaşım, yalnızca öğrenciler için değil; kamu kurumları, özel sektör, organize sanayi bölgeleri, üniversiteler ve mesleki eğitim kurumları için de yol gösterici nitelik taşıyor. Çünkü üretkenlik ve hesap verebilirlik, kurumsal kültüre yerleşmediğinde performans düşüklüğü, mesleki gelişimin yavaşlaması, kaynak israfı, iş yapımında aksama, kurumsal güven kaybı ve rekabet gücünde azalma gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Mahiroğlu da yazısında bu eksikliklerin birey ve kurum düzeyinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.
Sonuç: Çalışma Hayatında Yeni Ölçü, Sadece Çalışmak Değil Değer Üretmek
Çağdaş çalışma hayatı, artık yalnızca “çok çalışan” bireyleri değil; doğru planlama yapan, kaynakları verimli kullanan, sonuç üreten, yaptığı işin arkasında duran ve gerektiğinde hesap verebilen profesyonelleri öne çıkarıyor.
Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu’nun yazısı, bu yönüyle yalnızca bir köşe yazısı değil; eğitimden iş dünyasına, kamu yönetiminden kurumsal performansa kadar geniş bir alanda dikkate alınması gereken bir beceri haritası sunuyor. Üretkenlik ve hesap verebilirlik, bugünün kurumlarında güvenin; yarının iş dünyasında ise sürdürülebilir başarının anahtarı olarak öne çıkıyor.
Haber Kaynakları:
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP