HABERLER

G[A]
04 Haziran 2026 15:40 | Son Güncelleme: 05 Haziran 2026 20:01

Türkiye’de Genç Nüfusta Yükseköğretim Mezunu Oranı Yüzde 45,6’ya Yükseldi

TÜİK’in 2025 Ulusal Eğitim İstatistikleri’ne göre Türkiye’de 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 45,6’ya yükseldi. Ankara, ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il oldu. 

ANKARA - Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Politika Haberleri — Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı “Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025” bültenine göre Türkiye’de eğitim göstergeleri uzun dönemli artış eğilimini sürdürdü. Veriler, özellikle genç nüfusta yükseköğretim mezuniyet oranındaki yükselişin dikkat çekici boyuta ulaştığını gösterdi.

TÜİK verilerine göre, 25-34 yaş grubundaki nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008 yılında yüzde 13,5 düzeyindeyken, 2025 yılında yüzde 45,6’ya yükseldi. Aynı dönemde kadınlarda yükseköğretim mezun oranı yüzde 12,5’ten yüzde 50,3’e, erkeklerde ise yüzde 14,6’dan yüzde 41,0’a çıktı. Bu tablo, genç kuşakta yükseköğretime erişimde kadınlar lehine güçlü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koydu.

Türkiye OECD Ortalamasına Yaklaştı

TÜİK bülteninde, OECD ülkelerinin en güncel karşılaştırmalı verisi olan 2024 yılına da yer verildi. Buna göre, 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı OECD ortalamasında yüzde 48,7 olurken, Türkiye ortalaması yüzde 44,9 olarak kaydedildi.

OECD ülkeleri arasında bu göstergede en yüksek oran yüzde 70,6 ile Güney Kore’de, en düşük oran ise yüzde 29,1 ile Meksika’da gerçekleşti. Türkiye’nin genç nüfustaki yükseköğretim mezun oranıyla OECD ortalamasına yaklaşması, eğitim düzeyindeki yapısal dönüşümün uluslararası karşılaştırmalara da yansıdığını gösterdi.

25 Yaş ve Üzeri Nüfusta Yükseköğretim Mezunu Oranı Yüzde 26,1 Oldu

Bültene göre, 25 yaş ve üzerindeki nüfusta ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2025 yılında yüzde 26,1’e yükseldi.

Aynı yaş grubunda ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı da 2008’de yüzde 26,5 iken, 2025 yılında yüzde 50,5’e çıktı. Bu veri, Türkiye’de yalnızca yükseköğretimde değil, ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinde de geniş tabanlı bir artış yaşandığını ortaya koydu.

Yükseköğretim Mezunları Genç Yaş Gruplarında Yoğunlaştı

TÜİK verileri, yükseköğretim mezunlarının özellikle genç yaş gruplarında yoğunlaştığını gösterdi. 25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunlarının yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde, ileri yaş gruplarında oranların daha düşük seviyelerde kaldığı görüldü.

2008 yılında yükseköğretim mezunlarının dağılım piramidinde erkekler lehine bir görünüm bulunurken, 2025 yılına gelindiğinde genç yaş gruplarında kadınlar lehine bir yapı oluştu. Bu durum, eğitimde kuşaklar arası dönüşümün yanında cinsiyet temelli erişim farklarının da değiştiğini gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıktı.

Ortalama Eğitim Süresi 9,6 Yıla Ulaştı

Türkiye’de 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl olarak hesaplandı. Kadınlarda ortalama eğitim süresi 8,9 yıl, erkeklerde ise 10,3 yıl oldu.

2011-2025 dönemine bakıldığında ortalama eğitim süresinde hem kadınlarda hem erkeklerde düzenli artış görüldü. Kadınlarda eğitim süresindeki artış, toplumsal kalkınma ve işgücüne katılım açısından stratejik önem taşıyan göstergeler arasında yer aldı.

Eğitim Süresinde Zirvede Ankara Var

TÜİK verilerine göre, 2025 yılında 25 yaş ve üzeri nüfusta ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara oldu. Ankara’yı sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova izledi.

Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olarak kaydedildi. Ağrı’yı Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van takip etti.

Bu veri, Ankara’nın yalnızca idari başkent değil, aynı zamanda eğitim düzeyi bakımından da Türkiye’nin en güçlü merkezlerinden biri olduğunu gösterdi.

Son 10 Yılda En Yüksek Artış Şırnak’ta

2016-2025 döneminde 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresindeki artış oranlarına bakıldığında, en yüksek artış yüzde 48,5 ile Şırnak’ta gerçekleşti. Şırnak’ı yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van takip etti.

En düşük artış gösteren iller ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul oldu. Bu sonuç, eğitim seviyesi yüksek illerde artış hızının görece sınırlı kaldığını, buna karşılık düşük başlangıç düzeyine sahip bazı illerde daha hızlı bir iyileşme yaşandığını ortaya koydu.

Okuma Yazma Bilenlerin Oranı Yüzde 97,9’a Çıktı

TÜİK’in verilerine göre, 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı 2008 yılında yüzde 91,8 iken, 2025 yılında yüzde 97,9’a yükseldi.

Cinsiyete göre bakıldığında, 2008-2025 döneminde kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9’dan yüzde 96,4’e, erkeklerde ise yüzde 96,7’den yüzde 99,3’e çıktı. Bu artış, temel eğitim göstergelerinde cinsiyet farkının önemli ölçüde azaldığını gösterdi.

Ebeveynin Eğitim Düzeyi, Çocuğun Eğitim Seviyesini Etkiliyor

Bültende yer alan dikkat çekici göstergelerden biri de ebeveyn eğitim düzeyi ile fertlerin tamamladığı eğitim seviyesi arasındaki ilişki oldu.

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2’sinin yükseköğretimi tamamladığı belirlendi. Babası yükseköğretim mezunu olan fertlerde ise bu oran yüzde 80,4 oldu.

Annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin yüzde 64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin ise yüzde 56,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Buna karşılık, annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyine sahip fertlerde yükseköğretim mezun oranı yüzde 29,4; babası ortaöğretim altı eğitim düzeyine sahip fertlerde ise yüzde 28,2 olarak hesaplandı.

Bu sonuçlar, eğitimde fırsat eşitliği, kuşaklar arası sosyal hareketlilik ve aile eğitim düzeyinin bireysel eğitim başarısı üzerindeki etkisi açısından önemli bir veri seti sundu.

Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Açısından Kritik Gösterge

Ulusal Eğitim İstatistikleri, yalnızca eğitim alanına ilişkin bir tablo sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin beşeri sermaye kapasitesi, işgücü niteliği, verimlilik potansiyeli ve bölgesel kalkınma dinamikleri açısından da güçlü ipuçları veriyor.

Yükseköğretim mezun oranındaki artış, nitelikli işgücü arzının genişlediğini gösterirken; iller arası eğitim süresi farklılıkları, bölgesel kalkınma politikalarında eğitimin merkezi bir başlık olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Ankara’nın ortalama eğitim süresinde ilk sırada yer alması, başkentin kamu yönetimi, üniversite yoğunluğu, araştırma kapasitesi, teknoloji tabanlı üretim ve hizmet ekonomisi açısından taşıdığı stratejik konumu güçlendiren bir veri olarak öne çıkıyor.

Haber Kaynağı

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, “Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025”, Sayı: 58002, Yayım Tarihi: 02 Haziran 2026.
TÜİK Veri Portalı: Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025

Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim:
bilgi@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA