Erdoğan: Dezenformasyonla mücadele millî güvenlik meselesidir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 yıl aradan sonra düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nda dezenformasyon, dijital egemenlik, yapay zekâ, mahremiyet ve toplumsal güven başlıklarında mesajlar verdi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise geleceğin güçlü ülkelerinin yalnızca teknoloji değil, güven de üreten ülkeler olacağını söyledi.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ankara ATO Congresium’da başladı.
İletişim dünyasının geçirdiği dönüşümün, Türkiye’nin stratejik iletişim kapasitesinin ve bu alandaki yeni ihtiyaçların ele alındığı Şûra’nın açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran konuştu.
Programa İletişim Başkanı Duran’ın yanı sıra bakanlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler, medya yöneticileri ve gazeteciler ile kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
İletişim politikaları ortak akılla ele alınıyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıkladığı programa göre Şûra, 28-29 Temmuz 2026 tarihlerinde iki aşamalı olarak düzenlendi. ATO Congresium’daki açılış programının ardından ikinci gün çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek panellerle devam edecek.
Şûra ile kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum, medya ve akademi temsilcilerinin ortak akıl temelinde bir araya getirilmesi; Türkiye’nin iletişim politikalarındaki ihtiyaçların belirlenmesi ve mevcut kapasitenin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Şûranın hazırlık sürecinde, 8-9 Ocak 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen çalıştay kapsamında 16 çalışma grubu oluşturuldu. Alanlarında uzman 425 katılımcının yürüttüğü çalışmalar sonucunda hazırlanan “2. İletişim Şûrası Raporlar” ve “2. İletişim Şûrası Tebliğler” kitaplarının da kamuoyuyla paylaşılması planlandı.
Duran: İletişim stratejik bir egemenlik unsuruna dönüştü
Açılışta konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ilk adımı 2003 yılında atılan İletişim Şûrası’nın 23 yıl sonra İletişim Başkanlığı bünyesinde yeniden hayata geçirildiğini söyledi.
Birinci İletişim Şûrası’ndan bugüne iletişim dünyasının büyük ölçüde değiştiğine işaret eden Duran; yapay zekâ, algoritmik yönlendirme, derin sahte içerikler, filtre balonları, yankı odaları ve dijital egemenlik gibi kavramların medya ve iletişim alanında yeni bir dönem oluşturduğunu belirtti.
İletişimin artık doğrudan devlet kapasitesiyle ilişkili stratejik bir egemenlik unsuruna dönüştüğünü ifade eden Duran, Şûra’nın dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu iletişim sorunlarını değerlendirmek amacıyla düzenlendiğini kaydetti.
“Dezenformasyonla mücadele hakikatin korunması meselesidir”
İletişim politikalarını millî kapasitenin ayrılmaz bir parçası hâline getirmeyi amaçladıklarını belirten Duran, dijital içeriklerin ve algoritmik yapıların gerçeğin algılanma biçimini etkilediğini söyledi.
Duran, “Bizler için bu ortamda dezenformasyonla mücadele, hakikatin korunması meselesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’de yaşananları aynı zamanda küresel ölçekte bir anlatı ve hakikat mücadelesi olarak nitelendiren Duran, TRT ve Anadolu Ajansının bölgedeki gelişmelerin uluslararası kamuoyuna aktarılmasında önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.
Türkiye’nin stratejik iletişim kapasitesini güçlendirirken hakikati merkeze alan yeni bir uluslararası iletişim anlayışının oluşmasına da katkı sunmayı hedeflediğini kaydeden Duran, şöyle konuştu:
“Geleceğin güçlü ülkeleri yalnızca teknoloji üretenler değil; güven üreten, hakikati savunan ve insanlığa ortak bir ufuk sunabilen ülkeler olacaktır.”
Duran, insan kaynağının güçlendirilmesinden dijital dönüşüme, yapay zekâ okuryazarlığından etik haberciliğe kadar geniş bir alanda kapasite oluşturma çalışmalarının sürdürüldüğünü belirtti.
Erdoğan: Bilgiye erişim hızlandı, riskler de arttı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına Gazze’de hayatını kaybedenler ile görevlerini yürüttükleri sırada yaşamını yitiren medya mensuplarını anarak başladı.
Bilgiye erişimin tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlandığını ve yaygınlaştığını belirten Erdoğan, dünyanın herhangi bir noktasında meydana gelen bir olayın saniyeler içinde milyarlarca insana ulaşabildiğini söyledi.
Yapay zekâ uygulamalarının eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma kadar birçok alanda önemli imkânlar sunduğunu ifade eden Erdoğan, teknolojik dönüşümün beraberinde bilgi kirliliği, manipülasyon, mahremiyet ihlalleri ve toplumsal kutuplaşma gibi sorunlar da getirdiğine dikkati çekti.
“Olgu ile algı arasındaki makas açılıyor”
Sosyal medya platformlarının insanların hangi konular üzerinde duracağını ve olaylara nasıl yaklaşacağını etkileyebildiğini belirten Erdoğan, algoritmaların bireysel tercihler ve toplumsal tepkiler üzerindeki yönlendirici gücüne işaret etti.
Günümüzde olgu ile algı arasındaki mesafenin giderek açıldığını savunan Erdoğan, iletişimin temel amacının doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa sürede ulaştırmak olduğunu söyledi.
Dezenformasyon ve manipülasyonun bilgiye olan güveni zayıflattığını belirten Erdoğan, iletişim teknolojilerinin sağladığı imkânlardan yararlanılırken hakikatin korunması gerektiğini ifade etti.
Salgın, yangın ve deprem dönemlerine dikkat çekti
Türkiye’nin Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri sırasında yoğun bir dezenformasyon süreciyle karşılaştığını ileri süren Erdoğan; yalan haberler, provokatif içerikler ve karalama kampanyalarının kamu kurumları ile sahada görev yapan personelin çalışmalarını hedef aldığını söyledi.
Devletin afet bölgelerinde yardım ve kurtarma faaliyetlerini yürütürken aynı zamanda yanlış ve yanıltıcı bilgilerle de mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Erdoğan, sosyal medyada yayılan bazı içeriklerin kamuoyunda korku ve güvensizlik oluşturmaya yönelik olduğunu savundu.
“Depremi kullananlar adalete hesap veriyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda ortaya çıktığını söylediği bilgi ve belgelerin 6 Şubat depremleri sırasında yaşanan bazı siyasi ve ekonomik ilişkileri görünür hâle getirdiğini ifade etti.
“Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor” diyen Erdoğan, hukuk çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılacağını belirtti.
Erdoğan, “Su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bunda son derece kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında sözünü ettiği soruşturma ve yargılama süreçlerine ilişkin belirli bir dosya, kişi veya kurum adı paylaşılmadı.
“Millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”
Dezenformasyonun artık yalnızca yanlış bilgi yayılmasından ibaret olmadığını söyleyen Erdoğan, bu tür içeriklerin toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatabileceğini ve demokratik süreçleri tehdit edebileceğini belirtti.
Erdoğan, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Erdoğan, iletişim alanında alınacak önlemlerde hukuk zemininden ayrılınmayacağını kaydetti.
Dijital egemenlik ve mahremiyet vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iletişim alanındaki önceliklerinden birinin dijital egemenliğin güçlendirilmesi olduğunu belirterek güvenli iletişim altyapısının bu hedefin temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi.
İletişimde başarının yalnızca görünürlük üzerinden ölçülemeyeceğini ifade eden Erdoğan; insan onuru, mahremiyet, hakikat ve toplumsal güvenin korunmasının esas alınması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, “Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diye konuştu.
Türkiye’nin kültürel görünürlüğü
Türkiye’nin kendi uyduları üzerinden yaklaşık 5 milyar insana ulaşma imkânına sahip olduğunu belirten Erdoğan; Türk yapımı film, dizi, belgesel ve dijital içeriklerin ülkenin uluslararası kültürel görünürlüğünü artırdığını söyledi.
Uluslararası kamuoyunun Türkiye’yi artık yalnızca yabancı kaynaklar üzerinden değil, ülkenin kendi kültürünü ve toplumsal gerçekliğini yansıtan yapımlar aracılığıyla da tanıdığını ifade eden Erdoğan, bu gelişmenin Türkiye’nin yumuşak gücüne katkı sunduğunu kaydetti.
Programda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Türkiye’nin iletişim alanındaki çalışmalarını anlatan bir video gösterildi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu takdim etti.
Kaynaklar: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İhlas Haber Ajansı / İHA muhabirleri: Ömer Faruk Karataş – Fırat Demir
YORUM YAP