HABERLER

G[A]
19 Eylül 2026 08:54 | Son Güncelleme: 20 Eylül 2026 10:11

Bahçeli: “Ahilik, geleceğin çalışma hayatı için en güçlü rehberdir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda Ahiliği; insanı, emeği, ahlakı ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan bir medeniyet projesi olarak nitelendirdi. Ahilik değerlerinin modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezlenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz” dedi.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla 18 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı yazılı basın açıklamasında, Ahilik kültürünün Türk milletinin iktisadi, toplumsal ve ahlaki hayatındaki tarihî önemine dikkati çekti.

Bahçeli, Ahilik sistemini, “13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun ruhunu dokuyan muazzam bir medeniyet projesi” olarak tanımladı.

Ahiliğin, Asya’dan Anadolu’ya gelen Türklerin bu topraklara kök salmasına katkı sağladığını belirten Bahçeli; sistemin kentleşme, mesleki uzmanlaşma, üretim, ahlak ve toplumsal dayanışma arasında özgün bir denge kurduğunu ifade etti.

“İnsan, doğa ve emek merkeze alındı”

Ahi Evran’ın öncülüğünde kurumsallaşan yapının üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet arasında çatışma yerine denge ve dayanışmayı esas aldığını kaydeden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ahilik; insanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir bir toplumsal dengenin, eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasının adı olmuştur.”

Bahçeli, Ahilik sisteminde eğitimin yalnızca bir meslek öğretiminden ibaret olmadığını, insanın karakterini ve toplumsal sorumluluk bilincini geliştiren hayat boyu bir eğitim modeli niteliği taşıdığını belirtti.

Mesleki yeterlilik ahlak ve liyakatle birleşti

Yamaklıktan ustalığa uzanan mesleki hiyerarşide yalnızca teknik becerinin değil, ahlak ve karakterin de sınandığını ifade eden Bahçeli, yeterliliğini kanıtlayanların şed kuşanma törenleriyle ustalığa kabul edildiğini hatırlattı.

Bahçeli, Ahilik eğitim modelini, “Gündüz zanaat, gece hikmet” anlayışıyla açıklayarak Ahilerin gündüz iş yerlerinde yaparak öğrenme yöntemiyle yetiştirildiğini; akşamları ise zaviye ve yaren odalarında ilim, edebiyat ve sanatla buluştuğunu kaydetti.

Ustalık seviyesine ulaşanlara orta sandıkları aracılığıyla sermaye aktarıldığını belirten Bahçeli, bu uygulamayla yeni iş yerlerinin açılmasının ve istihdamın desteklendiğini ifade etti.

Ahilik ile modern yönetim ilkeleri arasındaki bağ

Bahçeli, günümüzde kalite yönetimi, müşteri memnuniyeti, mentorluk, kümelenme, mesleki yeterlilik ve sosyal güvence başlıkları altında değerlendirilen birçok uygulamanın Ahilik sisteminde tarihî karşılığının bulunduğuna işaret etti.

İhtisab Kanunnameleri ile şekillenen kalite anlayışını hatırlatan Bahçeli, hatalı üretim yapan esnafın “pabucunun dama atılmasının” tavizsiz bir kalite denetimini temsil ettiğini belirtti.

Ahinin müşteriyi “velinimet” kabul etmesini müşteri memnuniyetiyle; usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesini mentorlukla ilişkilendiren Bahçeli, aynı meslek kolundaki esnafın belirli çarşılarda toplanmasını da kümelenme, öz denetim ve adil fiyatlandırmanın erken örnekleri arasında gösterdi.

“Ahiliğin mirasını tarih sayfalarına gömemeyiz”

Ahilik sisteminin Sanayi Devrimi’nin ucuz ve seri üretim düzeni, 1838 Baltalimanı Ticaret Antlaşması ve zaman içinde ortaya çıkan iç sorunlar nedeniyle güç kaybettiğini belirten Bahçeli, buna rağmen sistemin temel değerlerinin günümüz açısından önemini koruduğunu vurguladı.

Bahçeli, “Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz” diyerek şunları kaydetti:

“Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir.”

Ahiliğin insan merkezli değerlerinin modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezlenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, bu anlayışla geleceğin çalışma hayatının inşa edilmesi çağrısında bulundu.

Bahçeli, açıklamasının sonunda Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması temennisinde bulunarak bütün esnaf ve sanatkârların Ahilik Haftası’nı kutladı; sağlık, huzur ve bereket dileklerini iletti.

GA Editoryal Bakış: Ahilik kültürden kurumsal modele taşınmalı

Ahilik mirasının gelecek kuşaklara aktarılması, yalnızca anma programları ve belirli haftalarda düzenlenen etkinliklerle sınırlı kalmamalıdır. Türkiye’nin bu tarihî birikimi çağdaş üretim, eğitim ve çalışma hayatıyla buluşturan bütüncül bir Ulusal Ahilik Politikası ve Uygulama Programı geliştirmesi gerekmektedir.

Böyle bir programın beş temel bileşen üzerine kurulması mümkündür:

  1. Ortak ilke ve standartların belirlenmesi: Dürüstlük, helal kazanç, kaliteli üretim, tüketicinin korunması, iş ahlakı, çevreye saygı, dayanışma ve mesleki liyakat ilkeleri ölçülebilir uygulama standartlarına dönüştürülmelidir.
  2. Eğitim sistemine aktarılması: Ahilik değerleri; mesleki ve teknik eğitimden üniversitelere, çıraklık eğitiminden hayat boyu öğrenme programlarına kadar teorik bilgi ve iş yeri uygulamalarını birleştiren bir eğitim modeli içinde ele alınmalıdır.
  3. Usta-çırak ve mentorluk sisteminin güçlendirilmesi: Geleneksel usta-çırak ilişkisi çağdaş mentorluk, mesleki yeterlilik ve iş başında öğrenme yöntemleriyle yeniden yapılandırılmalıdır. Ustalık yalnızca teknik becerinin değil, meslek ahlakı ve toplumsal sorumluluğun da göstergesi olmalıdır.
  4. Belgelendirme ve teşvik mekanizması kurulması: Ahilik ilkelerini kalite yönetimi, çalışan hakları, tüketici memnuniyeti ve çevresel sorumluluk alanlarında uygulayan işletmeler için gönüllü ancak denetlenebilir bir “Ahilik Uyum Belgesi” geliştirilebilir. Bu belge kamu destekleri, eğitim imkânları ve kurumsal teşviklerle ilişkilendirilebilir.
  5. İzleme ve toplumsal yaygınlaştırma: Programın sonuçları; tüketici şikâyetleri, ürün ve hizmet kalitesi, çalışan memnuniyeti, çırak yetiştirme kapasitesi ve sosyal dayanışmaya katkı gibi göstergeler üzerinden düzenli olarak ölçülmelidir.

Bu çerçevede ilgili bakanlıklar, üniversiteler, meslek kuruluşları, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, odalar, yerel yönetimler ve Türk Standardları Enstitüsü arasında kalıcı bir iş birliği modeli oluşturulabilir.

Böylece Ahilik, yalnızca geçmişin değerli bir hatırası olarak değil; etik üretimi, nitelikli mesleki eğitimi, tüketici güvenini ve sosyal dayanışmayı güçlendiren yaşayan bir yönetim modeli olarak geleceğe taşınabilir.

Haber kaynağı: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi – Devlet Bahçeli’nin Ahilik Haftası münasebetiyle yaptığı yazılı basın açıklaması

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)