Okul Saldırıları: Bireysel Sapma Değil, Görünmeyen Bir Krizin Sonucu
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Dilşad Yıldız Miniksar uyardı: “Bugün yaşanan trajediler, aslında dünün duyulmayan sesleridir.” Son yıllarda dünya genelinde artış gösteren okul saldırıları, yalnızca bireysel bir şiddet davranışı değil; çoğu zaman ihmal edilen psikososyal süreçlerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu olayların önlenebilir olduğuna dikkat çekiyor.
Bir okulda silah sesi duyulduğunda kamuoyunun ilk tepkisi genellikle aynı oluyor:
“Bu çocuk nasıl böyle bir şey yapar?”
Ancak uzmanlara göre asıl sorulması gereken soru farklı:
“Bu çocuk bu noktaya nasıl geldi?”
Gazete Ankara Dijital Haber Portalı köşe yazarlarından, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Dilşad Yıldız Miniksar, okul saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, bu tür olayların anlık bir öfke patlamasından çok daha fazlasını ifade ettiğini vurguluyor.
Miniksar’a göre bu olayların arka planında çoğu zaman benzer risk faktörleri bulunuyor:
Aile içi çatışmalar, akran ilişkilerinde dışlanma, sosyal izolasyon ve karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar…
ULUSLARARASI VERİLER NE DİYOR?
Uluslararası araştırmalar da bu tespiti destekliyor.
Özellikle ABD merkezli çalışmalar, okul saldırılarının büyük çoğunluğunda saldırganların geçmişinde:
- Uzun süreli sosyal dışlanma
- Akran zorbalığı
- Aile içi sorunlar
- Psikolojik destek ihtiyacı
gibi birden fazla risk faktörünün birlikte bulunduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu tür vakaların “tek nedenli” değil, birikimli risk sürecinin sonucu olduğuna dikkat çekiyor.
“YARDIM ÇAĞRISI GÖRÜLMEZSE RİSK BÜYÜYOR”
Klinik gözlemler de benzer bir tabloyu işaret ediyor.
Miniksar, çocukların çoğu zaman doğrudan yardım istemediğini ancak davranışlarıyla bunu ifade ettiğini belirtiyor:
“Çocuklar çoğu zaman yardım istemez; ama davranışlarıyla yardım çağrısı yapar.”
Ancak bu çağrının çoğu zaman ya fark edilmediği ya da sürecin yarım bırakıldığı ifade ediliyor.
“BİRDENBİRE OLMAZ, SÜREÇ VARDIR”
Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlara göre, bu tür olayların “bir anda” ortaya çıkması nadir bir durum.
Miniksar bu noktayı şöyle özetliyor:
“Ruh sağlığında ‘birdenbire oldu’ dediğimiz çok az şey vardır; çoğu zaman süreç vardır, ama biz o sürece zamanında dokunamayız.”
FAİL Mİ, YOKSA GÖZDEN KAÇMIŞ BİR KURBAN MI?
Uzmanlar, okul saldırılarına yalnızca suç perspektifinden bakmanın eksik olduğunu vurguluyor.
Çünkü her saldırganın geçmişinde çoğu zaman anlaşılmayı bekleyen bir çocuk bulunuyor.
Bu nedenle mesele sadece “ne yaptı” değil,
“o noktaya gelene kadar neler yapılmadı” sorusuna odaklanmak.
EN KRİTİK NOKTA: OKUL SİSTEMİ
Uzmanlara göre çözümün merkezinde eğitim sistemi yer alıyor.
- Rehberlik hizmetlerinin aktif çalışması
- Riskli çocukların erken tespiti
- Psikolojik destekten psikiyatrik değerlendirmeye geçişin sağlanması
hayati önem taşıyor.
ÖNLENEBİLİR BİR KRİZ
Uzmanlar, okul saldırılarının çoğu zaman önlenebilir olduğunun altını çiziyor.
En kritik mesaj ise şu:
Bugün yaşanan trajediler, aslında dünün duyulmayan sesleridir.
Gazete Ankara DHP Notu:
Bu haber, Doç. Dr. Dilşad Yıldız Miniksar’ın köşe yazısından derlenerek hazırlanmıştır.
https://www.gazeteankara.com.tr/writers/dilsad-yildiz-miniksar/okul-saldirilari-bireysel-sapma-mi-toplumsal-ihmal-mi-6633
YORUM YAP