Bahçeli’den “Ahmet Özer” kararına dikkat çeken çıkış: “Terörsüz Türkiye hedefiyle taban tabana zıt”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası kararını eleştirdi. Bahçeli, kararın “evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiğini” savunarak, yargılamanın istinaf/temyiz aşamalarında düzeltilmesi temennisinde bulundu.
Bahçeli ne dedi?
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin barış, huzur, istikrar ve güvenlik arayışını temsil ettiğini vurguladı; Ahmet Özer’e verilen cezayı bu hedefle “zıt” gördüğünü ifade etti. Açıklamasında ayrıca, yargı kararının üst yargı mercilerinde gözden geçirilmesi ve “adaletin tecellisi” beklentisini dile getirdi.

Karara vesile olan olay: “Kent uzlaşısı” davasında hüküm
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Ahmet Özer, “kent uzlaşısı” olarak anılan dosya kapsamında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılandığı davada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Yargılama sürecinde iddianamede yer alan bazı delil ve iddialar da basına yansıdı.
Sürecin arka planı: Görevden uzaklaştırma ve kayyım uygulaması
Ahmet Özer’in 2024 yılı sonunda yürüyen soruşturma ve tutuklama sürecinin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı; Esenyurt Belediyesi’ne belediye başkan vekili/kayyım olarak İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un görevlendirildiği daha önce resmî açıklamalar ve ajans haberleriyle duyurulmuştu.
Editoryal değerlendirme: Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı çerçevesi
Bu tür yüksek toplumsal hassasiyet taşıyan dosyalarda kamuoyunun iki temel ilkeye aynı anda ihtiyaç duyduğu görülür:
1. Hukukun üstünlüğü ve gerekçeli karar standardı: Mahkemelerin kararları, maddi vakıa tespiti ile hukuki nitelendirmeyi gerekçeli, denetlenebilir ve ölçülü biçimde ortaya koymalıdır. Bu denetim, istinaf ve temyiz kanun yollarının işlevi açısından da kritik önemdedir.
2. Yargı bağımsızlığı ve masumiyet karinesi: Siyasal aktörlerin değerlendirme ve eleştirileri ifade özgürlüğü kapsamında kalsa da yargısal süreçlerin nihai denetimini üst yargı mercileri yapar. Kararın kesinleşme süreci tamamlanmadan toplumsal kanaatin “hüküm” yerine “süreç” dilinde kurulması hem masumiyet karinesi hem de toplumsal sükûnet açısından daha sağlıklı bir zemindir.
Bahçeli’nin açıklaması, bir yandan “Terörsüz Türkiye” hedefiyle uyum vurgusu üzerinden siyasî bir çerçeve kurarken, diğer yandan doğrudan üst yargı denetimine işaret etmesi bakımından hukuki süreç diline temas etmektedir. Nihai tabloyu belirleyecek olan ise, dosyanın gerekçesi ve kanun yolu incelemelerinde verilecek kararlardır.
Haber Kaynağı: Devlet Bahçeli’nin resmî X (sosyal medya) hesabı @dbdevletbahceli paylaşımı.
Haber Editörü: Dr. Oğuz Poyrazoğlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP