WEF Raporu İş Dünyasının Yeni Gerçeğini Ortaya Koydu: Türkiye’de Becerilerin Yüzde 44’ü Dönüşecek
Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs Report 2025 araştırması, iş dünyasında yalnızca teknoloji kullanımının değil, çalışanlardan beklenen becerilerin de köklü biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Analitik düşünme yüzde 69 ile işverenlerin en fazla önem verdiği temel beceri olurken, Türkiye’de mevcut iş becerilerinin yüzde 44’ünün 2030’a kadar dönüşmesi bekleniyor. Küresel ortalama ise yüzde 39.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Ekonomi Haberleri- Dünya ekonomisinde yapay zekâ, dijitalleşme, otomasyon, yeşil dönüşüm ve jeoekonomik kırılmalar çalışma hayatının kurallarını yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm artık yalnızca hangi mesleklerin büyüyeceği veya küçüleceği meselesi değil; çalışanların hangi bilgi, yetkinlik ve becerilerle iş hayatında kalabileceği sorusunu da ekonominin merkezine taşıyor.
Dünya Ekonomik Forumu’nun (World Economic Forum-WEF) 7 Ocak 2025’te yayımladığı Future of Jobs Report 2025, 2030’a uzanan projeksiyonuyla bu değişimin ölçeğini ortaya koyuyor. Araştırma; 55 ekonomide, 22 sektör kümesinde faaliyet gösteren, toplamda 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1.000’in üzerinde büyük işverenin görüşlerine dayanıyor.
Raporun ortaya koyduğu temel mesaj oldukça açık: İş dünyasının geleceğinde teknoloji bilgisi tek başına yeterli olmayacak. Analitik düşünme, dayanıklılık, esneklik, liderlik, yaratıcı düşünme ve öz farkındalık gibi insan merkezli yetkinlikler teknoloji becerileriyle birlikte belirleyici olacak.
İşverenlerin Bir Numaralı Beklentisi: Analitik Düşünme
WEF araştırmasına göre işverenlerin yüzde 69’u analitik düşünmeyi çalışanlar açısından temel beceri olarak değerlendiriyor.
İkinci sırada yüzde 67 ile dayanıklılık, esneklik ve çeviklik, üçüncü sırada yüzde 61 ile liderlik ve sosyal etki geliyor. Yaratıcı düşünme yüzde 57, motivasyon ve öz farkındalık ise yüzde 52 ile ilk beş temel beceri arasında bulunuyor.
İNFOGRAFİK 1 | 2025’TE İŞVERENLERİN EN ÇOK ARADIĞI 5 TEMEL BECERİ

Bu tablo, iş dünyasında yaşanan dönüşümün dikkat çekici bir yönüne işaret ediyor. Yapay zekâ ve otomasyon geliştikçe insanın ekonomik değerini yalnızca teknik bilgi belirlemiyor. Veriyi yorumlayabilme, doğru problemi tanımlama, belirsizlik karşısında karar verebilme, değişime uyum sağlama ve insanları ortak bir hedef etrafında harekete geçirebilme kapasitesi giderek daha kritik hâle geliyor.
2030’a Kadar Becerilerin Yüzde 39’u Değişecek
Raporun en önemli göstergelerinden biri ise mevcut becerilerin dönüşüm hızına ilişkin.
WEF’e göre çalışanların bugün kullandıkları becerilerin ortalama yüzde 39’unun 2025-2030 döneminde değişmesi veya geçerliliğini kısmen kaybetmesi bekleniyor. Bu oran 2023 raporunda yüzde 44, 2020’de ise yüzde 57 seviyesindeydi.
Oranın geçmiş raporlara göre gerilemesi dönüşümün sona erdiği anlamına gelmiyor. WEF, bu gelişmede şirketlerin yeniden beceri kazandırma ve beceri geliştirme programlarına daha fazla yatırım yapmasının rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. İşverenlerin bildirimlerine göre eğitim, yeniden beceri kazandırma veya mevcut becerileri geliştirme çalışmalarına katılan çalışanların oranı 2023’te yüzde 41 iken 2025’te yüzde 50’ye yükseldi.
Türkiye Küresel Ortalamanın Üzerinde: Yüzde 44
Raporun Türkiye verileri ise dönüşümün ülke açısından daha hızlı gerçekleşebileceğini gösteriyor.
WEF’in Türkiye ülke profiline göre Türkiye’de faaliyet gösteren işverenler, 2030’a kadar iş başında kullanılan becerilerin yüzde 44’ünün dönüşmesini bekliyor.
Bu oran, yüzde 39 olan küresel ortalamanın 5 puan üzerinde.
Türkiye açısından dönüşümü hızlandırması beklenen başlıca unsurlar arasında dijital erişimin genişlemesi; yapay zekâ, robotik sistemler ve enerji teknolojilerinin yaygınlaşması bulunuyor.
Türkiye’de en hızlı önem kazanması beklenen beceriler arasında yapay zekâ ve büyük veri, teknoloji okuryazarlığı, ağlar ve siber güvenlik ilk sıralarda yer alıyor. Raporda ayrıca çok dilliliğin Türkiye’de küresel ortalamaya göre daha hızlı önem kazanmasının beklendiğine dikkat çekiliyor.
Türkiye’de Hangi Meslekler Öne Çıkabilir?
WEF araştırması Türkiye’de teknolojik ve yeşil dönüşümle bağlantılı bazı meslek gruplarının daha hızlı büyümesinin beklendiğini bildiriyor.
Türkiye için öne çıkan meslekler arasında robotik mühendisleri, yenilenebilir enerji mühendisleri ile otonom ve elektrikli araç uzmanları bulunuyor.
Bu görünüm, Türkiye’de sanayi politikası ile eğitim, mesleki eğitim, yükseköğretim ve yaşam boyu öğrenme politikalarının giderek daha fazla birlikte değerlendirilmesini gerekli kılıyor.
Özellikle mühendislik ve teknoloji alanlarında yalnızca diploma veren bir eğitim yaklaşımı yerine; yapay zekâ okuryazarlığı, veri analitiği, sistem düşüncesi, problem çözme, disiplinler arası çalışma, iletişim ve sürekli öğrenme becerilerini birlikte geliştiren modellerin önemi artıyor.
170 Milyon Yeni İş, 92 Milyon İşte Kayıp
Dönüşüm yalnızca becerilerle sınırlı değil.
WEF’in projeksiyonuna göre teknolojik değişim, yeşil dönüşüm, demografik hareketler, ekonomik belirsizlik ve jeoekonomik gelişmeler sonucunda 2030’a kadar dünya genelinde 170 milyon yeni iş oluşabilir.
Aynı dönemde yaklaşık 92 milyon mevcut işin ortadan kalkması veya yer değiştirmesi bekleniyor.
Böylece küresel işgücü piyasasında net 78 milyonluk istihdam artışı öngörülüyor. WEF, oluşturulan ve ortadan kalkan işlerin toplam etkisinin bugünkü istihdamın yaklaşık yüzde 22’sine karşılık geleceğini hesaplıyor.
İNFOGRAFİK 2 | 2030’A GİDERKEN KÜRESEL İŞGÜCÜ PİYASASI

Yapay Zekâ Büyüyor Ama “İnsan Becerileri” Kaybolmuyor
Raporda 2030’a kadar en hızlı önem kazanacak becerilerin başında yapay zekâ ve büyük veri geliyor.
Bunu ağlar ve siber güvenlik ile teknoloji okuryazarlığı izliyor. Ancak listenin devamı teknolojiyle sınırlı değil.
Yaratıcı düşünme; dayanıklılık, esneklik ve çeviklik; merak ve yaşam boyu öğrenme; liderlik ve sosyal etki; yetenek yönetimi; analitik düşünme ve çevresel sorumluluk da 2030’a giderken en hızlı önem kazanması beklenen beceriler arasında.
Bu sonuç, “yapay zekâ insanın yerini alacak mı?” tartışmasını daha farklı bir noktaya taşıyor.
WEF’in değerlendirmesi, geleceğin çalışma hayatında teknolojinin insanın tüm işlevlerini ortadan kaldırmasından çok insan ile teknoloji arasındaki iş bölümünün yeniden kurulacağına işaret ediyor. Raporda incelenen 2 bin 800’den fazla ayrıntılı becerinin yüzde 69’unda mevcut üretken yapay zekâ araçlarının ikame kapasitesinin düşük veya çok düşük olduğu değerlendiriliyor.
Dolayısıyla rekabet avantajı yalnızca yapay zekâ kullanabilmekten değil, yapay zekânın ürettiği bilgiyi sorgulayabilmek, değerlendirebilmek, bağlama oturtabilmek ve doğru karara dönüştürebilmekten oluşacak.
İş Dünyasının En Büyük Sorunu “Beceri Açığı”
WEF raporunun şirketler açısından ortaya koyduğu en önemli risklerden biri de beceri açığı.
Araştırmaya katılan işverenlerin yüzde 63’ü, işgücü piyasasındaki beceri açığını işletmelerinin dönüşümünün önündeki temel engel olarak gösteriyor. Beceri açığı 55 ekonominin 52’sinde ve 22 sektörün 19’unda en önemli dönüşüm engeli olarak öne çıkıyor.
İşverenlerin yüzde 85’i bu nedenle 2025-2030 döneminde çalışanlarının becerilerini geliştirmeyi öncelikli işgücü stratejilerinden biri olarak görüyor.
Her 100 Çalışandan 59’unun Eğitime İhtiyacı Olacak
Raporun eğitim ve insan kaynağı politikaları bakımından belki de en çarpıcı göstergelerinden biri 2030’a kadar ortaya çıkacak eğitim ihtiyacı.
WEF’in modellemesine göre küresel işgücü 100 kişiden oluşsaydı, 59 çalışanın 2030’a kadar yeni beceri kazanması veya mevcut becerilerini geliştirmesi gerekecekti.
Bunların 29’unun mevcut görevlerinde becerilerinin geliştirilmesi, 19’unun yeniden eğitilerek kuruluş içinde başka görevlere yönlendirilmesi bekleniyor. Buna karşılık 11 çalışanın ihtiyaç duyduğu eğitime erişememe riski bulunuyor.
İNFOGRAFİK 3 | 100 ÇALIŞAN ÜZERİNDEN 2030 EĞİTİM İHTİYACI

Türkiye İçin Kritik Soru: Eğitim Sistemi Dönüşüme Ne Kadar Hazır?
WEF verileri Türkiye açısından yalnızca işverenlerin insan kaynakları politikalarını ilgilendiren bir gösterge olarak değerlendirilmemeli.
Becerilerde beklenen yüzde 44’lük dönüşüm; üniversitelerden mesleki ve teknik eğitime, işletme içi eğitimlerden yaşam boyu öğrenmeye kadar uzanan geniş bir alanda yeniden yapılanma ihtiyacına işaret ediyor.
Türkiye’nin sanayi, teknoloji ve ihracatta yüksek katma değer hedeflerine ulaşabilmesi açısından yapay zekâ, büyük veri, robotik, otomasyon, siber güvenlik ve yeşil teknolojilerde uzman insan kaynağı oluşturması önem taşıyor. Ancak WEF raporunun verdiği mesaj, teknik becerilerin tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor.
Analitik düşünebilen, değişime uyum sağlayabilen, yaratıcı çözümler geliştirebilen, liderlik gösterebilen ve öğrenmeye devam eden çalışan, önümüzdeki dönemin işgücü piyasasında temel rekabet unsurlarından biri olacak.
Bu açıdan geleceğin çalışma hayatının temel sorusu giderek “hangi meslek ortadan kalkacak?” olmaktan çıkıyor.
Asıl soru şu hâle geliyor:
Çalışanlar, işletmeler ve eğitim sistemleri değişen mesleklerden daha hızlı biçimde yeni beceriler geliştirebilecek mi?
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2030 projeksiyonu, küresel ekonomi kadar Türkiye açısından da bu sorunun ertelenemeyeceğini gösteriyor.
Kaynaklar
World Economic Forum – Future of Jobs Report 2025: WEF Future of Jobs Report 2025 ana rapor sayfası
World Economic Forum – Skills Outlook: Beceri görünümü ve 2030 projeksiyonları
World Economic Forum – Region, Economy and Industry Insights: Türkiye dâhil ülke ve sektör analizleri
World Economic Forum – Jobs Outlook: Küresel istihdam projeksiyonları
World Economic Forum – Infographics: Future of Jobs Report 2025 resmî infografikleri
YORUM YAP