İndirim Reklamlarında Yeni Dönem: “12 Ay İndirim” Gerçek Bir İndirim Olabilir mi?
İndirimli satışlardan yapay zekâyla hazırlanan reklamlara kadar pek çok alanda yeni kurallar 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek. Düzenleme tüketicinin korunmasını güçlendirirken, mağazalarda aylar boyunca devam eden yüksek oranlı indirimler, önceki fiyatların gerçekliği, outlet mağazalarında indirimsiz ürün satılması ve kusurlu olabileceği düşünülen ürünlerin yeterince açıklanmaması yeni soruları gündeme getiriyor.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Ekonomi Haberleri- Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1 Temmuz 2026 tarihli, 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Yeni düzenlemeyle indirimli satış reklamları, hedefli reklamcılık, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları, yapay zekâyla oluşturulan reklamlar, tüketici değerlendirmeleri, çevresel beyanlar, takviye edici gıda reklamları ve akademik unvanların ticari iletişimde kullanılması konusunda daha sıkı kurallar uygulanacak.
Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre düzenlemenin temel amacı, dijitalleşmeyle birlikte her geçen gün daha fazla reklam ve ilana maruz kalan tüketicileri aldatıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı daha etkin biçimde korumak.
İndirimden önceki fiyat için son 10 gün esas alınacak
Yeni dönemde tüketiciye indirim veya başka bir menfaat sağlanmasının belirli bir koşula bağlandığı satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallara tabi olacak.
İndirimli satış reklamlarında, kampanyanın başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, üzeri çizilerek “indirimden önceki fiyat” olarak gösterilebilecek. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerle hizmetlerde ise indirimli fiyattan hemen önce uygulanan fiyat esas alınacak.
Düzenleme önemli bir güvence getiriyor. Ancak tüketici açısından asıl soru hâlâ geçerliliğini koruyor:
Bir ürün yılın büyük bölümünde, hatta 12 ay boyunca “indirimli” etiketiyle satılıyorsa burada gerçek bir indirimden söz edilebilir mi?
İndirim, doğası gereği olağan satış fiyatına göre belirli ve sınırlı bir dönemde sağlanan avantajı ifade eder. Bir fiyat aylar boyunca değişmeden “indirimli fiyat” olarak uygulanıyorsa bu bedelin artık kampanya fiyatı değil, ürünün fiilî ve olağan satış fiyatı hâline gelip gelmediğinin sorgulanması gerekir.
Etiketlerde yüzde 80’e yaklaşan indirimler
GA Dijital Haber Portalına ulaştırılan mağaza fotoğraflarında bazı ev ve yaşam ürünlerinde son derece yüksek indirim oranları dikkati çekti.
Fotoğraflardaki etiketlere göre:
- 1.499,99 TL olarak gösterilen bir katlanabilir sepet 299,99 TL’ye,
- 2.499,99 TL olarak gösterilen bir çerçeve 499,99 TL’ye,
- 1.999,99 TL olarak gösterilen bambu Amerikan servis takımı 399,99 TL’ye,
- 2.299,99 TL olarak gösterilen başka bir bambu ürün ise 499,99 TL’ye satışa sunuluyor.
İlk üç örnekte indirim oranı yaklaşık yüzde 80’e ulaşıyor. Bu kadar yüksek oranlar tüketiciye önemli bir fiyat avantajı sağlandığı izlenimi veriyor. Ancak etiketler, üzeri çizilen önceki fiyatların hangi tarihler arasında, hangi mağazalarda ve kaç adet ürün için fiilen uygulandığını göstermiyor.
Fotoğraflar tek başına söz konusu önceki fiyatların gerçek veya gerçek dışı olduğunu kanıtlamaz. Bununla birlikte tüketicinin şu soruları sorması son derece doğaldır:
Ürünler üzeri çizilen yüksek fiyatlardan gerçekten satışa sunuldu mu? Bu fiyatlar ne kadar süre uygulandı? O fiyatlardan kaç ürün satıldı? İndirimli olarak gösterilen fiyat kaç aydır değişmeden devam ediyor? Kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihleri tüketiciye neden açıkça gösterilmiyor?
12 ay süren kampanya, indirim kavramını anlamsızlaştırıyor
Mağazalarda ve çevrim içi satış kanallarında “yıl boyu indirim”, “her gün indirim” veya “sürekli yüzde 70-80 indirim” şeklindeki uygulamalar giderek yaygınlaşıyor.
Elbette bir işletme, stok fazlası, sezon sonu, teşhir, seri sonu, ambalajı zarar görmüş veya outlet için üretilmiş ürünleri sürekli olarak daha düşük fiyatla satabilir. Ancak ürünün zaten sürekli satıldığı bedelin üzerinde yapay bir “önceki fiyat” oluşturularak tüketicide büyük bir fırsat algısı meydana getirilmesi, indirim kavramının özünü tartışmalı hâle getirir.
Dünyanın farklı ülkelerinde sürekli düşük fiyatla satış yapan outlet ve fabrika mağazaları bulunuyor. Ancak “sürekli düşük fiyat” ile “12 ay boyunca devam eden geçici indirim” aynı şey değildir.
Avrupa Birliği’nde fiyat indirimi açıklanırken, indirimden önceki en az 30 günlük dönemde uygulanan en düşük fiyatın referans alınması gerekiyor. Avrupa Komisyonu, bu kuralın fiyatların kısa süreli olarak yükseltilip ardından sahte veya abartılı indirim görüntüsü oluşturulmasını engellemeyi amaçladığını belirtiyor. Avrupa Birliği Fiyat Gösterimi Direktifi
Türkiye’de 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek düzenlemede ise bu süre 10 gün olarak belirlendi. Tüketicinin daha etkin korunması bakımından, 10 günlük dönemin sürekli veya art arda yenilenen kampanyaları engellemek için yeterli olup olmayacağı uygulamada görülecek.
Outlet mağazasında indirimsiz ve yeni sezon ürünü satılabilir mi?
Outlet mağazalarının temel varlık nedeni; sezon sonu, seri sonu, stok fazlası, teşhir, iade, üretim fazlası veya belirli nedenlerle normal satış kanalından ayrılmış ürünleri daha uygun fiyatlarla tüketiciye sunmaktır.
Bununla birlikte outlet niteliği taşıyan bir mağazada indirimsiz veya yeni sezon ürününün bulunması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Asıl mesele, farklı nitelikteki ürünlerin aynı satış alanında birbirine karıştırılması ve tüketicinin hangi ürünü neden daha düşük ya da daha yüksek fiyatla satın aldığını anlayamamasıdır.
Tüketiciye açıkça şu bilgilerin verilmesi gerekir:
- Ürün sezon sonu mu, yoksa yeni sezon ürünü mü?
- Ürün yalnızca outlet mağazaları için mi üretildi?
- Ürün stok fazlası, teşhir veya iade ürünü mü?
- Üründe üretim, görünüm, ambalaj ya da kullanım kusuru bulunuyor mu?
- Gösterilen önceki fiyat, normal mağazada gerçekten uygulandı mı?
- Outlet ürünüyle normal mağazada satılan benzer ürün arasında kalite veya malzeme farkı var mı?
ABD’de California Başsavcılığı da outlet mağazalarındaki “karşılaştırma fiyatlarının”, ürünün daha önce normal mağazada o fiyattan satılmadığı durumlarda tüketicide yanıltıcı bir indirim algısı oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Kurum, bazı outlet ürünlerinin özellikle bu satış kanalı için üretilebildiğine ve normal mağazadaki benzer ürünle aynı kalite veya özellikleri taşımayabileceğine dikkat çekiyor. California Başsavcılığı outlet mağazaları bilgilendirmesi
Üründeki kusur neden açıkça gösterilmiyor?
GA Dijital Haber Portalına iletilen fotoğraflarda bazı bambu ürünlerin yüzeyinde ve malzeme görünümünde renk, doku ve biçim farklılıkları bulunduğu görülüyor. Bunların doğal malzeme farklılığı mı, üretim özelliği mi yoksa ürün kusuru mu olduğu yalnızca fotoğraflardan kesin olarak belirlenemez.
Ancak tüketici, üründeki farklılığın veya olası kusurun satıştan önce açıkça gösterilmediğini ve ürünün neden indirimli olduğuna ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını ifade ediyor.
Burada temel mesele, ürünün mutlaka kusurlu olduğu iddiası değil; tüketicinin satın alma kararını bilinçli biçimde verebilmesi için ürünün durumunun açık, anlaşılır ve görünür şekilde belirtilmesi gereğidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ambalajında, etiketinde, tanıtımında veya reklamında belirtilen özellikleri taşımayan; kullanım amacı bakımından değerini ya da tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan mallar ayıplı mal kabul edilebiliyor. Tüketicinin kusurdan satış sırasında açıkça haberdar olması durumunda ise değerlendirme farklılaşıyor. Bu nedenle kusurun satıştan önce saklanmaması, belirsiz bırakılmaması ve mümkünse etiket, ürün kartı veya satış belgesinde açıkça gösterilmesi önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı ayıplı mal bilgilendirmesi
Yapay zekâ reklamlarında açıklama zorunluluğu
Yeni yönetmelikle yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan ve gerçek insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlerin reklamlarda kullanılması hâlinde, bu durumun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi zorunlu olacak.
Gerçek bir kişinin yapay zekâyla oluşturulmuş dijital kopyasının, bir ürünü bizzat kullandığı veya tavsiye ettiği izlenimi veren reklamlarda kullanılması ise yasaklanacak.
Çocuklara yönelik profilleme yasaklanıyor
Çocukların kişisel verileri ve çevrim içi davranışları kullanılarak profilleme yapılması ve bu yöntemle çocuklara özel hedefli reklam gösterilmesi yasak olacak.
Diğer tüketicilere yönelik hedefli reklamlarda ise reklam verenler, reklamın hangi ölçütlere göre gösterildiği ve bu ölçütlerin nasıl değiştirilebileceği konusunda kolay ulaşılabilir bilgi sunmak zorunda olacak.
Sosyal medya tanıtımlarında “reklam” ibaresi kullanılacak
Sosyal medya etkileyicilerinin para, ücretsiz veya indirimli ürün, hizmet ya da etkinliğe katılım gibi herhangi bir menfaat karşılığında yaptığı paylaşımlarda, içeriğin reklam niteliği taşıdığı açıkça belirtilecek.
Paylaşımlarda “reklam” veya “tanıtım” ifadelerinin tüketici tarafından kolaylıkla görülebilecek şekilde kullanılması zorunlu olacak.
Çevre dostu iddiası belgesiz kullanılamayacak
“Çevre dostu”, “yeşil”, “doğaya duyarlı” ve benzeri genel ifadeler, açıklama ve kanıt olmadan reklamlarda kullanılamayacak. Çevresel beyanın ürünün yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğu açıkça gösterilecek.
Reklamlarda kullanılan sertifika ve onayların yetkili kurumlar, üniversitelerin ilgili birimleri veya akredite ve bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarının belgeleriyle doğrulanması gerekecek.
Akademik unvanlar tüketiciyi yanıltmak için kullanılamayacak
Ticari reklam ve ilanlarda akademik unvanların tüketicinin bilgi ve deneyim eksikliğini istismar edecek, ürüne gerçekte sahip olmadığı bir bilimsel güvenilirlik kazandıracak biçimde kullanılması yasaklanacak.
Takviye edici gıdaların normal beslenmenin yerine geçebileceği izlenimini veren reklamlarına da izin verilmeyecek.
Tüketici yorumlarında doğrulama dönemi
Satın alma işleminin doğrulanamadığı başka platformlardan alınan tüketici yorumları yayımlanamayacak. Ürün, hizmet, teslimat ve satıcı hakkında ayrı ayrı oluşturulan değerlendirmelerin tamamına aynı alandan açık ve kolay biçimde ulaşılması sağlanacak.
Şikâyet platformlarında satıcı veya hizmet sağlayıcıya cevap vermesi için tanınan süre de 72 saatten 48 saate indirilecek. Bu süre içinde cevap verilmemesi hâlinde tüketici değerlendirmesi doğrudan yayımlanabilecek.
Tüketici indirim oranını değil, gerçek satış geçmişini bilmek istiyor
Yeni düzenleme tüketicinin korunması açısından önemli bir adım olmakla birlikte, mağaza etiketlerinde yalnızca iki fiyatın gösterilmesi tek başına yeterli görülmüyor.
Tüketici; üzeri çizilen fiyatın hangi tarihler arasında uygulandığını, ürünün kaç gündür indirimde bulunduğunu, kampanyanın ne zaman sona ereceğini, ürünün outlet veya yeni sezon niteliğini ve üründe herhangi bir kusur bulunup bulunmadığını da bilmek istiyor.
Yüzde 70 veya yüzde 80 yazan büyük indirim etiketlerinden daha önemli olan, indirimin gerçek, doğrulanabilir ve tüketici tarafından anlaşılabilir olmasıdır.
Çünkü 12 ay boyunca devam eden bir fiyat, artık geçici indirim fiyatı değil, ürünün olağan satış fiyatı olabilir.
Kamuoyuna yansıyan fotoğraflarla ilgili işletmelerin fiyatların uygulanma süresi, ürünlerin outlet niteliği ve olası kusurların tüketiciye bildirilme yöntemi konusunda yapacağı açıklamalar haber değeri taşıyacaktır. İşletmelerin cevap ve açıklama hakkı saklıdır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı – Muhabir: Ömer Melih Demirbaş; Ticaret Bakanlığı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; Avrupa Birliği Fiyat Gösterimi Direktifi
Fotoğraflar: Tüketici gözlemi kapsamında GA Dijital Haber Portalına ulaştırılan mağaza görüntüleri
YORUM YAP