HABERLER

G[A]
02 Temmuz 2026 09:01 | Son Güncelleme: 22 Temmuz 2026 03:22

Dış Ticarette Mayıs Freni: Açık Daraldı, Teknoloji Farkı Sürüyor

Türkiye’nin Mayıs ayı dış ticaretinde ihracat ve ithalat çift hanelere yaklaşan oranlarda gerilerken, dış ticaret açığı yüzde 15,6 daraldı. Ancak yüksek teknolojili ürünlerde ihracatın payı yüzde 3,1’de kalırken, aynı ürün grubunun ithalattaki payının yüzde 11,8 olması; dış ticaret dengesinde katma değer ve teknoloji üretimi başlığının belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Ekonomi Haberleri Servisi- Türkiye’nin dış ticaret performansı Mayıs 2026’da aylık bazda gerileme gösterirken, ithalattaki düşüşün ihracattan daha güçlü gerçekleşmesi dış ticaret açığında sınırlı da olsa bir iyileşme sağladı. Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde yayımlanan geçici verilere göre; genel ticaret sisteminde ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,5 azalarak 22 milyar 461 milyon dolara, ithalat ise yüzde 10,8 gerileyerek 28 milyar 71 milyon dolara indi.

Mayıs ayında dış ticaret açığı yüzde 15,6 düşüşle 6 milyar 643 milyon dolardan 5 milyar 610 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise bir yıl önceki yüzde 78,9 seviyesinden yüzde 80’e yükseldi. Buna karşılık yılın ilk beş aylık toplamında ithalatın ihracattan daha hızlı artması, dış ticaret açığının dönemsel görünümünde baskının sürdüğüne işaret etti.

Mayıs verisi açıkta rahatlama, yılın ilk beş ayında ise baskı gösterdi

Ocak-Mayıs 2026 döneminde ihracat yüzde 0,2 artarak 111 milyar 118 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde ithalat yüzde 1,1 yükselişle 153 milyar 834 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece beş aylık dış ticaret açığı yüzde 3,6 artarak 42 milyar 716 milyon dolara ulaştı.

Bu görünüm, Mayıs ayındaki daralmanın dış dengeye olumlu yansımasına rağmen, yıl geneline ilişkin eğilimin henüz kalıcı bir denge iyileşmesine dönüşmediğini gösteriyor. İlk beş ayda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 72,9’dan yüzde 72,2’ye geriledi. Başka bir ifadeyle, Mayıs ayında açığın küçülmesi önemli bir gelişme olsa da yılın birikimli tablosunda ithalat bağımlılığı dış ticaret dengesini etkilemeye devam ediyor.

Enerji ve altın hariç dengede dikkat çeken tablo

Mayıs ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda ihracat yüzde 11,5 azalarak 20 milyar 500 milyon dolara, ithalat ise yüzde 16,2 düşüşle 21 milyar 25 milyon dolara geriledi. Bu kapsamda enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 525 milyon dolar olarak hesaplandı.

Söz konusu kalemde ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 97,5’e ulaşması, Türkiye’nin enerji ve altın etkisi dışında daha dengeli bir dış ticaret yapısına yaklaşabildiğini ortaya koydu. Ancak bu gösterge, ana dış ticaret tablosundaki yapısal sorunların tümüyle çözüldüğü anlamına gelmiyor. Özellikle ara malı ve yüksek teknoloji ithalatı, üretim zincirinde dışa bağımlılığın devam ettiğine işaret ediyor.

İthalatın merkezinde yine ara malı var

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre Mayıs ayında toplam ithalatın yüzde 72,7’sini ara malları oluşturdu. Sermaye mallarının payı yüzde 13,4, tüketim mallarının payı ise yüzde 13,8 oldu.

Ara malı ithalatındaki yüksek oran, Türkiye’deki üretim ve ihracat kapasitesinin önemli ölçüde ithal girdiye dayandığını gösteriyor. Bu durum, sanayi üretimi ve ihracatın devamlılığı bakımından kritik olmakla birlikte; kur hareketleri, küresel tedarik zinciri sorunları ve dış finansman koşullarındaki değişimlere karşı ekonominin hassasiyetini artırıyor.

Mayıs ayında sermaye malı ithalatının yüzde 18,3, tüketim malı ithalatının ise yüzde 30,1 gerilemesi; talep ve yatırım dinamiklerinde daha temkinli bir görünüm oluştuğuna işaret eden başlıklar arasında yer aldı.

İhracatın ana omurgası imalat sanayi

Türkiye’nin ihracatında imalat sanayinin ağırlığı Mayıs ayında da belirgin şekilde korundu. İmalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,3, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 1,6 oldu.

Ancak imalat sanayinin ihracattaki yüksek payı, teknoloji yoğunluğu bakımından tek başına yeterli bir gösterge oluşturmuyor. Mayıs ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yalnızca yüzde 3,1 oldu. Buna karşılık yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı yüzde 11,8’e ulaştı.

Bu fark, Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünlerinde net ithalatçı konumunu koruduğunu ve ihracat değerini yükseltmek için teknoloji geliştirme, patent, tasarım, savunma sanayii, elektronik, yazılım, ileri malzeme ve nitelikli üretim altyapısında daha güçlü bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Yüksek teknoloji açığı, dış ticaretin stratejik başlığı olmaya devam ediyor

Mayıs ayı verileri, dış ticaretin yalnızca miktar ve hacim açısından değil; ürün niteliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, geniş bir imalat sanayi ve ihracat kapasitesine sahip olmasına rağmen, yüksek teknolojili ürünlerde ithalat ihtiyacı ihracat kapasitesinin belirgin biçimde üzerinde bulunuyor.

Bu nedenle dış ticaret açığının kalıcı olarak azaltılmasında; enerji maliyetleri kadar yüksek katma değerli üretim, yerli teknoloji geliştirme, ara malı üretiminin güçlendirilmesi ve ihracatta ürün çeşitliliğinin artırılması da stratejik önem taşıyor. Mayıs ayındaki açık daralması kısa vadeli bir iyileşme olarak okunurken, yüksek teknoloji farkı uzun vadeli rekabet gücü açısından temel gündem maddesi olmayı sürdürüyor.

Almanya ihracatta, Rusya ithalatta ilk sırada

Mayıs ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke 1 milyar 714 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya’yı 1 milyar 520 milyon dolarla ABD, 1 milyar 380 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 144 milyon dolarla İtalya ve 922 milyon dolarla İspanya izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu.

İthalatta ise 3 milyar 758 milyon dolarla Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Rusya’yı 3 milyar 431 milyon dolarla Çin, 2 milyar 40 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 208 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 57 milyon dolarla İtalya takip etti. İlk beş ülkeden yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payı yüzde 40,9 olarak hesaplandı.

İhracatta Avrupa pazarının ağırlığı sürerken, ithalatta enerji, ara malı ve teknoloji girdileri bakımından Rusya ve Çin’in belirgin konumu dikkat çekti.

Takvim etkisinden arındırılmış veriler farklı bir görünüm sundu

Ham verilere göre Mayıs ayında yıllık bazda düşüş yaşanmasına rağmen, takvim etkilerinden arındırılmış seride ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,8, ithalatın ise yüzde 4,3 arttığı görüldü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık seride ise ihracat yüzde 0,8, ithalat yüzde 1,9 azaldı.

Bu ayrışma, Mayıs ayındaki yıllık düşüşün yalnızca ekonomik aktiviteden değil, çalışma günü ve takvim etkilerinden de etkilendiğini gösteriyor. Dolayısıyla dış ticaret verilerinin değerlendirilmesinde aylık ham değişimlerin yanı sıra, arındırılmış göstergelerin de birlikte okunması gerekiyor.

Ekonomi yönetimi açısından üç temel mesaj

Mayıs 2026 dış ticaret verileri ekonomi yönetimi açısından üç ana başlık ortaya koyuyor:

Birincisi, ithalattaki gerilemenin ihracattan daha güçlü olması dış ticaret açığını kısa vadede aşağı çekebiliyor. İkincisi, ara malı ithalatının yüksek payı üretim zincirindeki dış bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor. Üçüncüsü ise yüksek teknoloji ihracatının düşük payı, dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmenin yolunun yalnızca pazar genişletmekten değil, ürün niteliğini dönüştürmekten geçtiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’nin önündeki temel mesele; ihracat hacmini korurken, üretimin ithal girdi ihtiyacını azaltacak ve yüksek teknolojili ürünlerin küresel pazarlardaki payını artıracak sanayi politikalarını daha güçlü biçimde hayata geçirmek olarak öne çıkıyor.

Haber Kaynağı: Türkiye İstatistik Kurumu, Dış Ticaret İstatistikleri, Mayıs 2026 ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde yayımlanan geçici dış ticaret verileri.

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EKONOMİ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)