HABERLER

G[A]
13 Mart 2026 16:01 | Son Güncelleme: 13 Mart 2026 21:33

ASO Başkanı Ardıç’tan Kritik Uyarı: "Jeopolitik Kriz Tedarik Zincirlerini ve Enerji Piyasalarını Tehdit Ediyor"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin küresel ve yerel ekonomi üzerindeki tahribatına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan sürecin Hürmüz Boğazı gibi kritik ticaret rotalarını durma noktasına getirdiğini belirten Ardıç, bu durumun sanayicinin maliyet dengelerini altüst ettiğini vurguladı.

Küresel Enerji ve Lojistik Hattında "Maliyet Şoku"

Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksaklıklarının sadece bölgesel bir güvenlik sorunu olmadığını, doğrudan küresel bir ekonomik krize evrilebileceğini ifade eden Başkan Ardıç, enerji piyasalarındaki belirsizliğin altını çizdi. Ardıç, konuya ilişkin şu detaylı açıklamalarda bulundu:

"ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığını ciddi biçimde aksatan çatışma süreci, küresel enerji piyasalarını ve ticaret yollarını doğrudan etkilemektedir. Petrol akışındaki bozulma ve tanker trafiğindeki daralma, sigorta maliyetlerindeki fahiş artışla birleşerek dünya ekonomisine yeni bir belirsizlik dalgası yaymaktadır. Enerjiye bağımlı ekonomiler için bu tablo; üretim maliyetlerinden nihai enflasyona kadar çok geniş bir alanda baskı oluşturuyor. Bugün sanayicimiz sadece üretim planı yapmıyor; lojistik kördüğümleri, enerji maliyetleri ve ağır sigorta poliçeleri arasında adeta sıkışmış durumda. Dünyanın bir köşesindeki gerilim, doğrudan bizim üreticimizin navlun hesabına ek yük olarak biniyor."


Türkiye Ekonomisi ve İhracat Pazarlarındaki Riskler

Türkiye’nin 2025 yılındaki rekor ihracat performansına rağmen, 2026’nın ilk çeyreğinde jeopolitik riskler nedeniyle daha kırılgan bir görünüme sahip olduğunu belirten Ardıç, ihracatçıların rekabet gücünün korunması gerektiğini savundu. Yaklaşık 50 milyar dolarlık ihracat hacminin bulunduğu Yakın ve Orta Doğu pazarlarının risk altında olduğunu hatırlatan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye açısından risk çok net bir şekilde karşımızdadır. Enerji faturası yükseldiğinde sadece fabrikanın gideri artmıyor, ihracatçımızın uluslararası pazardaki rekabet gücü de ciddi yaralar alıyor. Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmalar, siparişten sevkiyata kadar bütün tedarik zincirini yavaşlatabilir. 2026 yılı verileri ihracatta daha temkinli olmamız gerektiğine, ithalatta ise yukarı yönlü bir baskıya işaret ediyor. Bu süreci sadece bir güvenlik meselesi değil; bir sanayi politikası ve ekonomik dayanıklılık meselesi olarak ele almak zorundayız."


"Pazar Çeşitlendirmesi Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluktur"

ASO tarafından yapılan saha anketleri ve veriler, sanayicilerin yaşadığı zorlukları somut bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda gümrük işlemlerinin zorlaştığı ve nakliye sürelerinin uzadığı tespit edildi. Bu bağlamda çözüm önerilerini sıralayan Ardıç, pazar çeşitlendirmesinin hayati önemine değindi:

"Sahadaki sanayicilerimizden aldığımız geri bildirimler; Körfez ülkelerine ihracat yapan firmalarımızın nakliye maliyetlerinin arttığını, mal sevkiyat sürelerinin uzadığını ve gümrük süreçlerinin giderek karmaşıklaştığını gösteriyor. Bu durumun kalıcı hale gelmesi tedarik zincirlerinde büyük kopuşlara yol açabilir. Türkiye’nin yeni dönemde pazar çeşitlendirmesini hızlandırması, lojistik güvenliğini tahkim etmesi ve ihracatçısını finansman araçlarıyla daha güçlü desteklemesi şarttır. Sanayicimizi enerji maliyetleri karşısında korumak ve yüksek teknolojiyi sanayi tabanına yaymak artık bir tercih değil, milli bir zorunluluk haline gelmiştir."


Ankara'nın Savunma Sanayii Gücü: 11 Milyar Dolarlık İhracat Potansiyeli

Krizlerin aynı zamanda yeni fırsat kapıları araladığını da belirten Seyit Ardıç, Ankara’nın savunma sanayiindeki öncü rolüne dikkat çekti. Savunma ve havacılık ihracatının 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlatan Ardıç, bu birikimin diğer sektörlere de can suyu olması gerektiğini belirtti:

"Savunma sanayiimizin kalbi olan Ankara; ileri mühendislik kapasitesi ve teknoloji altyapısıyla bu kriz döneminde öne çıkabilecek en güçlü merkezlerden biridir. Küresel güvenlik kaygılarının arttığı bu dönemde, yüksek teknolojiye dayalı Türk savunma ürünlerine olan ilgi daha da artacaktır. Bizim asıl hedefimiz, savunma sanayiinde yakaladığımız bu devasa teknoloji birikimini; makine, elektronik, yazılım ve malzeme gibi diğer sivil sektörlere de yayarak kalıcı bir sanayi kalkınması sağlamaktır."


Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EKONOMİ

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)