Yükseköğretimde yeni dönem: Öğrenci affından akademik etik yaptırımlarına kapsamlı düzenleme
Yükseköğretim sisteminde öğrencilerden akademisyenlere, vakıf üniversitelerinden üniversitelerin yurt dışı yapılanmasına kadar çok sayıda alanda önemli değişiklikler getiren 7592 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle üniversiteyle ilişiği kesilen çok sayıda kişiye yeniden öğrenime dönme hakkı tanınırken, başkasına tez, makale veya proje yazdırarak akademik derece ve unvan elde edenlere yönelik ağır yaptırımlar getirildi. Azami öğrenim süresi, intörnlük, vakıf üniversitelerinin denetimi ve üniversitelerin yurt dışı faaliyetleri konusunda da yeni hükümler yürürlüğe girdi.
ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Eğitim Haberleri- Yükseköğretim alanında milyonlarca öğrenciyi, akademisyenleri ve üniversiteleri ilgilendiren kapsamlı düzenleme yürürlüğe girdi.
30 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Kanun; öğrencilerin yeniden yükseköğretime dönüşünden akademik etik ihlallerine, azami öğrenim sürelerinden vakıf üniversitelerinin denetimine, teknoloji transferinden devlet üniversitelerinin yurt dışında yerleşke açmasına kadar geniş bir alanda yeni hükümler getiriyor.
Üniversiteyle ilişiği kesilenlere dört aylık başvuru hakkı
Kamuoyu açısından düzenlemenin en geniş kesimi ilgilendiren hükümlerinden biri, yükseköğretim kurumlarıyla daha önce ilişiği kesilen öğrencilere ilişkin oldu.
Kanuna göre hazırlık sınıfı dâhil olmak üzere intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlarda öğrenim görürken kendi isteğiyle ayrılanlar da dâhil olmak üzere, çeşitli nedenlerle üniversiteyle ilişiği kesilenler ile bir yükseköğretim programını kazandığı hâlde kayıt yaptırmayanlar, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları hâlinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenimlerine başlayabilecek.
Ancak düzenleme herkesi kapsamıyor.
Terör suçları ile kanunda tek tek sayılan kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar kapsam dışında tutuldu. Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ve kanunda belirtilen bazı fikrî hak suçları nedeniyle ilişiği kesilenler ile terör örgütleri veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla üyelik, mensubiyet, iltisak ya da irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler de düzenlemeden yararlanamayacak.
Kanun, askerlik görevini yapmakta olanlar için de özel hüküm içeriyor. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerde bulunanlar, terhislerini izleyen iki ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları hâlinde haktan yararlanabilecek.
Yatay geçiş ve açıköğretim imkânı da getirildi
Yeniden üniversiteye dönen öğrenciler açısından yalnızca eski programa kayıt hakkı öngörülmedi.
ÖSYS veya YKS puanı, üniversiteye giriş yılı itibarıyla aynı ya da farklı bir diploma programının aynı türdeki taban puanını karşılayan öğrenciler, şartların sağlanması hâlinde başka bir programa yatay geçiş talebinde bulunabilecek.
Bu kapsamda kabul edilecek öğrenci sayılarının belirlenmesinde programdaki mevcut öğrenci sayısı ile üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınacak; ayrıntılı esaslar üniversite senatolarınca belirlenecek.
Düzenlemeden yararlanarak yeniden öğrenci statüsü kazananlar ayrıca başvurmaları hâlinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki eşdeğer açıköğretim ön lisans veya lisans programlarına yatay geçiş yapabilecek.
Uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Yükseköğretim Kuruluna verildi.
Azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine yeni hak
Kanun, azami öğrenim süreleri konusunda da öğrenciler açısından önemli bir değişiklik yaptı.
Azami öğrenim süresinin sonunda, kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumundan mezun olabilmesi için intörn eğitimi dönemi hariç son sınıfta bulunan öğrencilere, başarısız oldukları veya daha önce alamadıkları teorik ve uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Teorik ve uygulamalı dersleri başarıyla tamamladığı hâlde uygulamalı eğitime veya intörn eğitimine başlamayan, bunları tamamlamayan ya da başarısız olan öğrencilere de söz konusu eğitimleri tamamlama imkânı tanındı.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
Düzenlemenin ayrıntılı uygulama esaslarını YÖK belirleyecek.
Başkasına tez yazdırana diploma ve akademik unvan kaybı
Kanunun akademik etik açısından en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de tez, makale, kitap ve projelerin başkalarına hazırlatılması konusunda getirildi.
Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme niteliği taşımayan katkılar hariç olmak üzere; kişisel emeği ve akademik birikimi dışında, ücretli veya ücretsiz olarak kısmen ya da tamamen başkasına yazdırdığı tez, makale veya kitap ya da yaptırdığı proje üzerinden ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak.
Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar da geri alınacak.
Düzenleme yalnızca çalışmayı kullanan kişiyi değil, çalışmayı başkası adına hazırlayanları ve aracılık edenleri de kapsıyor.
Başkaları adına bu tür akademik çalışmalar yapan, üreten veya bunlara aracılık edenler hakkında 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor. Fiilin meslek hâline getirilmesi durumunda cezanın alt sınırı 10 bin gün olacak ve 20 bin güne kadar çıkabilecek.
Başkasının hazırladığı çalışma yoluyla diploma veya akademik unvan elde edenler hakkında da 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanabilecek.
Mevzuata aykırı üniversite ve program açılmasına hapis cezası
Yükseköğretimde kamuoyunu doğrudan ilgilendiren bir diğer düzenleme, Türkiye'de mevzuata aykırı eğitim programı veya yükseköğretim kurumu açılmasına ilişkin.
Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek Türkiye'de mevzuata aykırı biçimde ön lisans, lisans veya lisansüstü program açan ya da işletenlere iki yıldan dört yıla kadar hapis ve adli para cezası verilebilecek.
Türkiye'de mevzuata aykırı biçimde yükseköğretim kurumu açan veya işletenler için de aynı ceza öngörülüyor.
Bu kurum ve faaliyetlerin tanıtımını yapanlara ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası getirildi. Sahte diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika düzenleyen ve düzenletenler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanacak.
Vakıf üniversitelerinde denetim ve yaptırım sistemi yeniden düzenlendi
Kanunun önemli bölümlerinden biri de vakıf yükseköğretim kurumlarının denetimine ilişkin.
Vakıf üniversitelerinde mevzuata aykırı fiil ve işlemlerin niteliğine göre;
uyarma veya düzeltme isteme, yeni akademik birim veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması, öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması olmak üzere kademeli bir yaptırım sistemi oluşturuldu.
Öğretim elemanı atama ve yükseltmelerinin mevzuata aykırı yapılması, öğretim elemanlarına uzmanlık alanları dışında veya belirlenen sınırların üzerinde ders yükü verilmesi, öğrenciler için gerekli eğitim ve uygulama alanlarının standartlara uygun olmaması, engelli öğrencilere yönelik hizmetlerin yetersizliği, öğrenci ücret artışlarının kanuna aykırı belirlenmesi ve ücretsiz okutulması gereken öğrenci oranının altında kalınması uyarı veya düzeltme isteme kapsamındaki ihlaller arasında sayıldı.
Sınav, yatay geçiş ve mezuniyette usulsüzlüğe kontenjan yaptırımı
Öğrenci kayıt-kabul işlemlerinde, sınavlarda, yurt içi veya yurt dışı yatay geçişlerde ya da mezuniyet işlemlerinde usulsüzlük yapılması daha ağır yaptırımlar arasında yer aldı.
YÖK'ten gerekli izin alınmadan eğitim programı veya çift diploma programı açılması, belirlenen kontenjanların üzerinde öğrenci kaydedilmesi, gerekli öğretim elemanı sayısının sağlanmaması veya sağlanmış gibi yanıltıcı beyanda bulunulması da öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması sonucunu doğurabilecek.
İhlalin gerçekleştiği programda öğrenci kontenjanı bir yıl süreyle yüzde 40'ı geçmemek üzere azaltılabilecek. Aynı ihlalin sonraki denetim döneminde yeniden tespit edilmesi hâlinde ise programa bir yıl boyunca öğrenci alımı tamamen durdurulabilecek.
Daha ağır ve tekrarlanan ihlallerde vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni geçici olarak durdurulabilecek ve yönetimi garantör üniversiteye veya YÖK tarafından belirlenecek aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilebilecek. Belirlenen ağır koşulların devam etmesi durumunda ise faaliyet izninin kaldırılması süreci işletilebilecek.
Üniversiteler yurt dışında yerleşke ve akademik birim kurabilecek
Yeni düzenlemeyle Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumlarına uluslararasılaşma bakımından da yeni bir hukuki imkân tanındı.
Devlet üniversiteleri, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bunların gerektirdiği tesisleri kurabilecek.
Bu birimlerde Türkiye'deki üniversitelerden görevlendirilen akademik ve idari personelin yanı sıra, bulunduğu ülkeden sözleşmeli veya saat başına ücretle personel de çalıştırılabilecek.
Üniversite buluşlarının ticarileştirilmesine yeni model
Kanun, üniversitelerde üretilen bilimsel bilginin ve buluşların ticarileştirilmesine ilişkin teknoloji transfer mekanizmalarını da genişletti.
Üniversite yönetim kurulları, hizmet buluşlarının hak sahipliğinin ilgili teknoloji transfer ofisine devrine karar verebilecek.
Ofis, kendi adına tescil edilen haklardan elde ettiği gelirin üçte birini üniversitenin döner sermayesine, üçte birinden az olmamak üzere bir bölümünü buluş sahibine ödeyecek; kalan bölüm ise ofise ait olacak.
Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak teknoloji transfer ofisi kurabilecek ve bu ofisler üretilen bilgi ile buluşların ticarileştirilmesi amacıyla yatırım yapabilecek veya kamu ve özel sektör şirketleriyle ortaklık kurabilecek.
Emeklilik yaşına gelen öğretim üyeleri için sözleşmeli çalışma düzenlemesi
Öğretim üyelerinin emeklilik yaşından sonraki çalışma sistemi de değiştirildi.
TBMM'nin kanunlaşma sürecine ilişkin resmî açıklamasına göre, gerekli görülen bölüm ve programlarda görev yapacak öğretim üyeleri, yükseköğretim kurumunun görüşü ve YÖK kararıyla 75 yaşını geçmemek üzere ikişer yıllık sözleşmelerle çalıştırılabilecek.
YÖK, sözleşmeli çalıştırılacak öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumu bazında sınırlandırabilecek.
Kanunda ayrıca 67 yaşını doldurmuş, tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olan ve daha önce devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapmış öğretim üyelerine, üç yıl içinde ihtiyaç bulunan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları hâlinde sözleşmeli çalışma imkânı getirildi.
Disiplin soruşturmalarında ifade ve savunma süresi
Akademik ve idari personel açısından disiplin soruşturmalarında ifade ve savunma hakkı da yeniden düzenlendi.
Soruşturulan kişiye hakkındaki iddialar açık biçimde bildirilecek ve ifade vermesi için yedi günden az olmamak üzere süre tanınacak.
Disiplin cezası verilmesi aşamasında da isnat edilen eylem ve karşılığı olan disiplin cezası bildirilerek en az yedi günlük savunma süresi verilecek. Ayrıca kişi savunmasını yapmadan önce soruşturma evrakını inceleyebilecek.
Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinin adı değişti
Kanunla yükseköğretim teşkilat yapısında da önemli bir değişikliğe gidildi.
Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinin adı “İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirildi.
Üniversite bünyesinde Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinin yanı sıra Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ve Yabancı Diller Yüksekokuluna ilişkin yeni yapılanma düzenlendi.
Bazı fakülte, yüksekokul ve programlar ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredildi; bu birimlerdeki öğrencilerin, personelin, bütçe ve laboratuvar donanımlarının aktarılmasına ilişkin hükümler belirlendi.
Uygulamada YÖK düzenlemeleri belirleyici olacak
7592 sayılı Kanun, yükseköğretim sisteminde öğrencilerin eğitim hakkından akademik etik ve üniversite denetimine kadar çok geniş bir alanı yeniden düzenliyor.
Özellikle yeniden öğrenciliğe dönüş hakkından yararlanmak isteyenlerin kanunda öngörülen dört aylık başvuru süresini dikkate almaları önem taşıyor. Yatay geçişler, azami öğrenim süreleri ve diğer bazı başlıklarda uygulama usul ve esaslarını belirleme yetkisinin YÖK'e verilmiş olması nedeniyle, öğrencilerin Yükseköğretim Kurulu ile ilgili üniversiteler tarafından yapılacak uygulama duyurularını takip etmeleri gerekiyor.
Kanunun bütün hükümleri 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Kaynak: 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete – 7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun; Türkiye Büyük Millet Meclisinin kanunlaşma sürecine ilişkin resmî açıklamaları.
YORUM YAP