HABERLER

G[A]
25 Temmuz 2026 01:11 | Son Güncelleme: 25 Temmuz 2026 22:59

Prof. Dr. Ayhan Erdem’den 2026-YKS adaylarına kritik uyarı: Puanı değil, başarı sırasını merkeze alın

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Gazete Ankara Dijital Haber Portalı yazarı Prof. Dr. Ayhan Erdem, üniversite adaylarına tercih listesini yalnızca puana göre hazırlamamaları çağrısında bulundu. Erdem, “Tercih; yalnızca girilecek üniversiteyi değil, gelecek 40-50 yılın yaşam biçimini de etkileyen bir gelecek tasarımıdır” dedi.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Eğitim Haberleri- 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca aday ve ailesi için tercih dönemi heyecanı başladı. Sınav maratonunun ardından şimdi adayları, üniversite ve bölüm seçiminin belirleyici olacağı kritik bir süreç bekliyor.

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Gazete Ankara Dijital Haber Portalı yazarı Prof. Dr. Ayhan Erdem, 45 yıllık akademik birikiminden hareketle hazırladığı tercih rehberinde, adaylara puan yerine başarı sırasını esas almaları, tercihlerini istek sırasına göre düzenlemeleri ve programların özel koşullarını dikkatle incelemeleri çağrısında bulundu.

ÖSYM tarafından yayımlanan ön bilgilendirme kılavuzuna göre 2026-YKS tercih işlemleri 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. ÖSYM, mevcut kılavuzun ön bilgi amacıyla yayımlandığını belirterek adayların tercih döneminde yeniden yayımlanacak güncel 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu incelemelerini özellikle istedi.

“Tercih, geleceği tasarlama sanatıdır”

Akademik yaşamı boyunca binlerce öğrencinin üniversiteye girişine, mezuniyetine ve meslek hayatına tanıklık ettiğini belirten Prof. Dr. Ayhan Erdem, tercih sürecinin basit bir sıralama işlemi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Erdem, üniversite tercihinin öğrencinin yalnızca hangi kampüse gireceğini belirlemediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

“Üniversite tercihi, gelecek 40-50 yılınızın yaşam biçimini, düşünme tarzınızı, kuracağınız dostlukları ve dünyaya bırakacağınız izi etkileyen önemli bir gelecek tasarımıdır. Sınav maratonunda gösterilen büyük emek, son aşamada yapılan stratejik hatalar, kulaktan dolma bilgiler ve puan yanılsaması nedeniyle karşılıksız kalabilmektedir.”

Puanlar değişir, başarı sırası daha gerçekçi yol gösterir

Tercih döneminde yapılan en yaygın hatalardan birinin, adayın kendi başarı sırası yerine önceki yıl oluşan taban puanlara odaklanması olduğunu belirten Erdem, sınavın güçlük düzeyi ve puan dağılımının her yıl değişebileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle tercihlerin geçmiş yıl puanlarından çok, programların önceki yıllardaki başarı sıraları dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini kaydeden Erdem, adayların tek bir sıralama aralığına sıkışmamasını önerdi.

Prof. Dr. Erdem’in önerdiği tercih mimarisinde listenin ilk bölümünde adayın sıralamasından daha yüksek programlara, orta bölümünde kendi sıralamasına yakın seçeneklere, son bölümünde ise yerleşme olasılığı görece daha yüksek programlara yer verilmesi bulunuyor.

Erdem, bu dağılımın kesin bir yerleşme garantisi taşımadığının altını çizerek kontenjanlar, aday eğilimleri ve programlara yönelik talebin sıralamaları her yıl değiştirebileceğini ifade etti.

Tercih listesi başarı sırasına değil, istek sırasına göre düzenlenmeli

Tercih sistemiyle ilgili en yaygın yanlış bilgilerden birinin, daha düşük başarı sırasıyla öğrenci alan bir programın mutlaka listenin altına yazılması gerektiği düşüncesi olduğunu belirten Erdem, listenin adayın gerçek istek sırasını yansıtması gerektiğini söyledi.

Yerleştirme sisteminin adayın tercihlerini birinci sıradan başlayarak değerlendirdiğine işaret eden Erdem, “Aday, en çok istediği programı ilk sıraya yazmalıdır. Bir programın önceki yıl daha düşük başarı sırasıyla öğrenci almış olması, onun mutlaka alt sıralarda bulunmasını gerektirmez” değerlendirmesini yaptı.

Erdem, adaylara şu temel ölçüyü hatırlattı:

“Kazandığınızda kayıt yaptırmayacağınız, şehir ve barınma koşullarını karşılayamayacağınız veya öğrenim görmek istemediğiniz hiçbir programı yalnızca açıkta kalma korkusuyla listenize eklemeyin.”

Programların özel koşulları kayıt hakkını etkileyebilir

Üniversite ve bölüm adlarının tek başına karar vermek için yeterli olmadığını vurgulayan Erdem, ÖSYM kılavuzundaki program kodları ile “Özel Koşul ve Açıklamalar” bölümünün mutlaka okunması gerektiğini belirtti.

Bazı programlarda sağlık raporu, yaş, boy ve kilo ölçütü, yabancı dil hazırlık sınıfı, öğretim dili, uygulamalı eğitim, özel yetenek şartı veya vakıf üniversitelerine ilişkin burs ve ücret hükümleri bulunabiliyor.

Adayın bu koşulları taşımaması halinde yerleştirme sonrasında kayıt aşamasında sorun yaşayabileceğine dikkat çeken Erdem, üniversitelerin resmî internet sayfalarındaki açıklamaların da tercih yapılmadan önce incelenmesini istedi.

Başarı sırası şartları mutlaka kontrol edilmeli

2026-YKS tercih kılavuzunda bazı programlar için belirlenen en düşük başarı sırası şartları da tercih sürecinin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Kılavuzdaki sayısal puan türü esaslarına göre başarı sırası koşulları şöyle uygulanıyor:

Program En düşük başarı sırası
Tıp İlk 50 bin
Diş hekimliği İlk 80 bin
Eczacılık İlk 100 bin
Mimarlık İlk 250 bin
Mühendislik programları İlk 300 bin

Mühendislik programlarına ilişkin başarı sırası şartında ziraat, orman ve su ürünleri alanlarındaki programlar kapsam dışında tutuluyor. Adayların, tercih edecekleri her program için güncel kılavuzdaki şartları ayrıca kontrol etmeleri gerekiyor.

Yerleşip kayıt yaptırmamak OBP’yi korumuyor

Adayların yalnızca kayıt yaptırma kararını değil, yerleşme ihtimalini de dikkate alması gerektiğini belirten Erdem, bir programa merkezî yerleştirmeyle yerleşen adayın kayıt yaptırmasa bile sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanı katkısının düşürüldüğünü hatırlattı.

İlgili yıldaki resmî YKS kuralları çerçevesinde, bir yükseköğretim programına yerleşen adayın ertesi yıl sınava girmesi durumunda OBP’ye uygulanan katsayı yarıya indiriliyor. Bu uygulama, diploma notuna bağlı olarak yerleştirme puanında en fazla 30 puana ulaşabilen bir kayba yol açabiliyor.

Erdem, bu nedenle adayların “Gelirse gider miyim?” sorusuna açık biçimde “Evet” diyemedikleri bir programa listelerinde yer vermemelerini önerdi.

Yapay zekâ ve yazılım programlarına ilgi yükseliyor

Sayısal puan türündeki programları ayrıca değerlendiren Prof. Dr. Erdem; bilgisayar, yazılım, yapay zekâ, veri bilimi ve siber güvenlik alanlarına yönelik ilginin yükseldiğine dikkat çekti.

Bu alanlarda önceki yılın sıralamalarının tek başına yeterli olmayabileceğini belirten Erdem, artan talebin bazı programların daha yüksek başarı sıralarında öğrenci almasına yol açabileceğini söyledi.

Bilgisayar ve yazılım alanında yalnızca diploma sahibi olmanın istihdam güvencesi sağlamadığını dile getiren Erdem; teknik İngilizce, proje deneyimi, staj, yazılım geliştirme becerisi ve güçlü bir dijital portfolyonun mezuniyet sonrasında belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Bölüm kadar eğitim altyapısı da araştırılmalı

Üniversite seçiminde yalnızca kurum adı ve şehir tercihinin yeterli olmadığını vurgulayan Erdem, adayların şu başlıkları birlikte değerlendirmelerini önerdi:

  • Akademik kadronun niteliği ve sürekliliği
  • Laboratuvar ve uygulama altyapısı
  • Staj ve iş yeri eğitimi imkânları
  • Teknopark ve sanayi kuruluşlarıyla ilişkiler
  • Mezunların çalışma alanları ve istihdam başarısı
  • Uluslararası değişim olanakları
  • Programın öğretim dili
  • Barınma, ulaşım ve yaşam maliyetleri
  • İlgili programın geçerli bir akreditasyona sahip olup olmadığı

Mühendislik tercihi yapacak adayların, programların akreditasyon durumunu yalnızca tanıtım metinlerinden değil, YÖKAK’ın Akredite Programlar Bilgi Sistemi ile yetkili akreditasyon kuruluşlarının güncel listelerinden doğrulaması gerekiyor.

Sağlık, savunma sanayii ve temel bilimler birlikte değerlendirilmeli

Prof. Dr. Erdem, tıp, diş hekimliği ve eczacılık programlarının güçlü mesleki karşılıklarının bulunduğunu; ancak uzun eğitim süresi, yoğun çalışma şartları, uzmanlaşma gereksinimi ve bazı alanlardaki işletme sınırlamalarının karar sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.

Elektrik-elektronik, makine, havacılık ve uzay mühendisliği gibi alanların savunma sanayii, otonom sistemler, elektrikli ulaşım ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla önemini koruduğunu aktaran Erdem, bu programlarda laboratuvar altyapısı ile üniversite-sanayi iş birliğinin kritik olduğunu söyledi.

Matematik, fizik, kimya ve moleküler biyoloji gibi temel bilimlerin ise biyoteknoloji, genetik, veri bilimi ve kuantum teknolojileri bakımından stratejik alanlara dönüştüğünü kaydeden Erdem, bu bölümlerde lisansüstü eğitimin kariyer seçeneklerini önemli ölçüde güçlendirdiğini ifade etti.

“Yetenek, ilgi ve dünyanın gerçekleri aynı noktada buluşmalı”

Tercihlerin aile baskısı, çevrenin beklentileri veya dönemsel popülerlik üzerinden yapılmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ayhan Erdem, öğrencinin ilgi alanı, yeteneği, kişilik özellikleri ve yaşam beklentisinin merkeze alınması gerektiğini belirtti.

Erdem, adaylara şu sözlerle seslendi:

“Tercih listesi ne yalnızca hayallerle ne de sadece soğuk hesaplarla hazırlanmalıdır. En doğru tercih; yeteneklerinizin, tutkunuzun ve dünyanın gerçeklerinin kesiştiği noktadır. Hiçbir üniversite veya bölüm hayatın tek seçeneği değildir. Ancak bilinçli, sakin ve veriye dayalı atılan adımlar, geleceğinizi kurarken size önemli bir zaman ve yön kazandırır.”

Adaylar son kılavuzu beklemeli

ÖSYM’nin 21 Temmuz’da yayımladığı kontenjan kılavuzu ön bilgilendirme niteliği taşıyor. Bu nedenle adayların tercihlerini kesinleştirmeden önce tercih süresi içinde yayımlanacak güncel kılavuzu incelemeleri; kontenjan, program kodu, başarı sırası şartı, burs, ücret ve özel koşullarda değişiklik olup olmadığını kontrol etmeleri önem taşıyor.

Tercih işlemlerinin yalnızca ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden ve ilan edilen süre içinde tamamlanması gerekiyor.

Haber: GA Dijital Haber Portalı Haber merkezi / Eğitim Haberleri

Kaynak: Prof. Dr. Ayhan Erdem’in “2026-YKS Tercih Rehberi: Puanların Gölgesinden Sıralamanın Gerçeğine” başlıklı yazısı; https://www.gazeteankara.com.tr/writers/ayhan-erdem/2026-oyys-tercih-rehberi-puanlarin-golgesinden-siralamanin-gercegine-7697

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı EĞİTİM

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)