HABERLER

G[A]
02 Eylül 2026 08:02 | Son Güncelleme: 03 Eylül 2026 07:01

Bakan Kurum’dan COP31 Mesajı: “Antalya Çözümün Adresi Olsun”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde diplomatik misyon temsilcilerine seslendi. Zirvenin “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” temelinde yürütüleceğini belirten Kurum, Türkiye’nin COP31’i somut sonuçlar üreten bir “Uygulama COP’u” hâline getirmeyi hedeflediğini söyledi.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Çevre ve Doğa Haberleri- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da düzenlenen “COP31 Başkanlığı Diplomatik Misyonlar İçin Bilgilendirme Toplantısı”na katıldı.

Çok sayıda ülkeden büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin yer aldığı toplantıda konuşan Kurum, iklim krizinin sınırları aşan niteliğine dikkat çekerek uluslararası topluma dayanışma ve ortak hareket etme çağrısında bulundu.

Bakan Kurum, kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in yalnızca sorunların dile getirildiği bir konferans değil, uygulanabilir çözümlerin geliştirildiği tarihî bir buluşma olması gerektiğini vurguladı.

Deniz Kazasında Hayatını Kaybedenler İçin Başsağlığı

Konuşmasının başında Girne-Mersin seferini yapan yolcu gemisinin Kıbrıs açıklarında alabora olması sonucu hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarına başsağlığı dileyen Kurum, Nepal’de meydana gelen yıkıcı sel felaketinde yaşamını yitirenleri de andı.

Yaşanan felaketlerin iklim krizine karşı küresel iş birliğinin önemini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kurum, doğanın dengesinin bozulması durumunda ülkeler arasındaki sınırların anlamını yitirdiğini söyledi.

“İklimin Öfkesi Hiçbir Diplomatik Kuralı Tanımıyor”

İklim kaynaklı afetlerin herhangi bir ülkenin sınırları içinde kalmadığını belirten Bakan Kurum, şu ifadeleri kullandı:

“Doğanın dengesi bozulduğunda, haritalara gururla çizdiğimiz o sınırların hiçbir anlamı kalmıyor. Sel suları vize sormuyor. Kasırgalar kontrolümüzden geçmiyor. İklimin öfkesi hiçbir diplomatik kuralı tanımıyor. Şayet bir kriz sınırları aşıyorsa, biz de sınırları aşan bir irade göstermeye mecburuz.”

İklim adaletinin yürütülecek çalışmaların temel pusulası olacağını dile getiren Kurum; iklim krizinin ortaya çıkmasında sınırlı sorumluluğu bulunan Afrika ülkelerinin, küçük ada devletlerinin ve kırılgan toplumların en ağır bedeli ödemesine seyirci kalınamayacağını kaydetti.

COP31’in Üç Sütunu: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon

Antalya’ya uzanan COP31 sürecinin üç temel sütun üzerine kurulduğunu açıklayan Kurum, bunları “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” olarak sıraladı.

Öncelikle bütün tarafların birbirini yargılamadan dinlemesi gerektiğini belirten Kurum, kapalı kapılar ardındaki diplomatik manevralar yerine açık ve samimi müzakerelerin yürütülmesini istedi.

Ülkeler arasındaki farklılıkların bir zayıflık değil, ortak çözüm üretme kapasitesini artıran bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Kurum, “Aynı gemideyiz ve rotamız birdir” mesajını verdi.

“Tarihe Uygulama COP’u Olarak Geçmek İstiyoruz”

Dünyanın sürekli yeni hedefler açıklamaktan çok, mevcut hedefleri uygulayacak kararlı bir iradeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bakan Kurum, COP31’in somut eylemlere odaklanacağını söyledi.

Kurum, zirvenin temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

“Dünyanın yegâne ihtiyacı, o hedefleri tarlada, sanayide ve şehirlerde eyleme dönüştürecek sarsılmaz bir iradedir. Biz, tarihe ‘Uygulama COP’u’ olarak geçmeye geliyoruz.”

Paris Anlaşması’yla ortaya konulan hedeflerin Antalya’da görünür ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kurum, diplomatik kararların toplumun, yerel yönetimlerin ve iş dünyasının katılımıyla desteklenmesinin önemine işaret etti.

“Antalya’da Dünyanın En Büyük İmecesini Kuracağız”

İklim krizinin tek bir ülkenin imkânlarıyla çözülemeyeceğini söyleyen Bakan Kurum, Türkiye’nin geleneksel imece kültürünü küresel iklim mücadelesine taşıma önerisinde bulundu.

Teknoloji, finansman ve bilginin ülkeler arasında paylaşılması gerektiğini belirten Kurum, “Bizler Antalya’da dünyanın en büyük imecesini kuracağız, küresel imeceyi tarihin altın sayfalarına yazacağız” dedi.

Kurum, ülkelerin kendi sınırlarına çekilmesi yerine bilgi birikimlerini ve kaynaklarını ortak hedefler doğrultusunda kullanmasının iklim krizine karşı başarı şansını artıracağını kaydetti.

Türkiye Masaya 2053 Net Sıfır Hedefiyle Oturacak

Türkiye’nin COP31’e yalnızca ev sahibi ülke sıfatıyla katılmayacağını vurgulayan Kurum; 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi, yenilenebilir enerji yatırımları ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında atılan adımlarla zirve masasında yer alacağını söyledi.

COP31’in başarısının sonuç bildirgelerindeki ifadelerle değil, sahada oluşturulan gerçek dönüşümle ölçülmesi gerektiğini belirten Kurum, iklim politikalarının çiftçiden çocuklara kadar toplumun bütün kesimlerinin yaşamına olumlu biçimde yansıması gerektiğine dikkat çekti.

COP31 Öncesinde Yoğun Diplomasi Trafiği

Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31 hazırlıklarını yalnızca toplantı salonlarında yürütmeyeceğini, ulusal ve uluslararası düzeyde kapsamlı bir çalışma programı uygulanacağını açıkladı.

Bu kapsamda;

  • İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde finansman kaynakları ile iklim hedeflerinin buluşturulması,
  • Emine Erdoğan’ın katılımıyla Fethiye Körfezi’nde kapsamlı dip çamuru temizliğinin başlatılması,
  • Trabzon’da denizler ve okyanusların korunmasına yönelik çalışmalar yapılması,
  • Bakü, New York, Londra ve Fiji’de uluslararası temasların sürdürülmesi,
  • Fiji’de düzenlenecek Pre-COP zirvesinde kırılgan Pasifik ülkelerinin taleplerinin gündeme taşınması

planlanıyor.

Sürecin kasım ayında Antalya’da yapılacak COP31 ve Dünya Liderler Zirvesi ile en üst seviyeye ulaşması hedefleniyor.

Gençler, Bilim İnsanları ve Çiftçiler Aynı Masada Buluşacak

COP31’in yalnızca devlet ve hükûmet temsilcilerinin katılacağı diplomatik bir toplantı olmayacağını belirten Kurum; gençlerin, şehirlerin, iş dünyasının, çiftçilerin ve bilim dünyasının da karar süreçlerine dâhil edileceğini bildirdi.

Antalya’nın tarih boyunca medeniyetleri, kültürleri ve ticaret yollarını buluşturan bir barış limanı olduğunu söyleyen Kurum, kentin bu kez insanlığın ortak geleceği için geliştirilecek çözümlere ev sahipliği yapacağını ifade etti.

Büyükelçilere ülkelerinin yalnızca taleplerini değil, umutlarını ve kaygılarını da Antalya’daki müzakere masasına getirmeleri çağrısında bulunan Bakan Kurum, konuşmasını şu mesajla tamamladı:

“Antalya, sorunları tekrar tekrar konuşmanın yeri olmasın, çözümün adresi olsun.”

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Muhabirler: Hasan Özkan – Fırat Demir

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı ÇEVRE VE DOĞA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)