Türkiye’de Yapay Zekâ Kullanımı Yaygınlaşıyor: 2025 Raporu Çarpıcı Veriler Ortaya Koydu
Türkiye’de yazılım teknolojileri ve yapay zekâ kullanımına ilişkin yayımlanan 2025 raporu, kamu ve özel sektörde dönüşümün hızlandığını, yapay zekânın artık yazılım süreçlerinin merkezine yerleştiğini ortaya koydu.
Ankara – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Bilim ve Teknoloji Haberleri – Türkiye’de yazılım ve bilişim teknolojilerinin mevcut durumunu ortaya koyan “Türkiye Yazılım Teknolojileri Kullanım Raporu 2025”, yapay zekâ teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. TÜBİTAK BİLGEM Yazılım Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan rapor, hem kamu hem de özel sektör için stratejik bir referans niteliği taşıyor.

Yapay zekâ artık yazılım süreçlerinin merkezinde
Rapora göre, yapay zekâ yalnızca kod üretimi değil; hata ayıklama, test süreçleri, proje yönetimi ve tasarım gibi yazılım yaşam döngüsünün birçok aşamasında aktif olarak kullanılıyor. Bu durum, yazılım geliştirme anlayışında köklü bir dönüşüme işaret ediyor.
Özellikle dikkat çeken nokta, önceki yıllarda “planlanan” birçok teknolojinin 2025 itibarıyla aktif kullanıma geçmiş olması. Bu durum, Türkiye’de dijital dönüşümün teoriden pratiğe geçtiğini gösteriyor.
Türkiye’de yapay zekâ kullanımı oldukça yaygın
Raporda yer alan analizlere göre:
- Yapay zekâ kullanımı her yaş grubunda yaygın
- Kullanım oranı gençlerde daha yüksek
- Kullanım alanları oldukça geniş
Başlıca kullanım alanları şu şekilde öne çıkıyor:
- Yeni teknoloji öğrenme
- Kod yazma ve hata ayıklama
- Veri analizi ve raporlama
- Otomatik içerik üretimi
- Kullanıcı arayüzü tasarımı
Bu veriler, yapay zekânın sadece teknik bir araç değil, aynı zamanda üretkenliği artıran stratejik bir unsur haline geldiğini gösteriyor.
Özel sektör yapay zekâ adaptasyonunda önde
Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise sektörler arası farklar oldu.
- Özel sektörde yapay zekâ kullanım oranı: %77
- Kamuda kullanım oranı: %52
“Özel sektör, %77’lik aktif kullanım oranıyla yapay zekâ adaptasyonunda öne çıkmaktadır.”
Kamu tarafında ise daha temkinli ve güvenlik odaklı bir yaklaşımın benimsendiği görülüyor. Ancak planlama aşamasında olan projeler, kamuda da ciddi bir dönüşüm potansiyeline işaret ediyor.
Güvenlik ve gizlilik en büyük engel
Her ne kadar kullanım oranları yüksek olsa da, yapay zekâya ilişkin bazı temel çekinceler devam ediyor.
Başlıca engeller:
- Güvenlik ve veri gizliliği endişeleri
- Sonuçların tutarsız olması
- Maliyet kaygıları
- Teknik altyapı eksiklikleri
Bu nedenle hem kamu hem de özel sektör, yapay zekâyı “yerel sistemlerde (on-prem)” çalıştırma yönünde yatırımlar yapmaya başlamış durumda.
Yapay zekâ verimliliği artırıyor ama riskler sürüyor
Katılımcıların büyük çoğunluğu yapay zekâ araçlarının:
- İş süreçlerini hızlandırdığını
- Verimliliği artırdığını
- İş yükünü azalttığını
ifade ediyor.
Ancak buna rağmen:
- Hata riski
- Maliyet etkisi
- Güvenilirlik sorunu
gibi konular, teknolojinin gelişmesi gereken alanları olarak öne çıkıyor.
Stratejik bir dönüşüm süreci
Raporda yer alan genel değerlendirmeye göre, yapay zekâ artık geçici bir trend değil, kalıcı bir dönüşüm aracı olarak konumlanıyor.
Türkiye açısından bu süreç:
- İnsan kaynağı gelişimi
- Ar-Ge yatırımları
- Teknoloji politikaları
başlıklarında stratejik kararlar alınmasını zorunlu kılıyor.
Değerlendirme: Türkiye için kritik eşik
2025 raporu, Türkiye’nin yapay zekâ ve yazılım teknolojileri alanında önemli bir eşikte olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle şu üç başlık belirleyici olacak:
- Eğitim ve yetkinlik dönüşümü
- Güvenlik ve veri yönetimi politikaları
- Yerli ve milli teknoloji geliştirme kapasitesi
Bu alanlarda atılacak adımlar, Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu doğrudan etkileyecek.
Haber Kaynağı:
TÜBİTAK BİLGEM – TYTK Raporu 2025
Haber Editörü: Hasan Mutlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP