HABERLER

G[A]
11 Ağustos 2026 09:48 | Son Güncelleme: 16 Ağustos 2026 04:10

TBMM’den “Terörsüz Türkiye” için çerçeve yasa: Af değil, şartlı erteleme ve denetimli süreç

“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Düzenleme; PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiilî varlığının sona ermesi ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesini temel şart olarak belirlerken, soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazında 5 ve 10 yıllık şartlı erteleme sistemi kuruyor. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ise sistemin dışında tutuluyor. Kanun, doğrudan ve genel bir af getirmiyor; ancak belirlenen sürelerin yeni bir terör suçu işlenmeden geçirilmesi halinde davaların düşmesi ve bazı cezaların infaz edilmiş sayılması sonucunu doğurabilecek yeni bir hukuki mekanizma oluşturuyor.

ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Politika Haberleri- Türkiye Büyük Millet Meclisi, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan en önemli düzenlemelerden birini kabul etti.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı oluşumların fiilî varlığının sona ermesi ve örgütün kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edilmesi sonrasında uygulanacak adli ve idari süreci düzenliyor.

Düzenlemenin en önemli özelliği, öngörülen hükümlerin hemen ve kendiliğinden uygulanmaması.

Kanunda belirtilen mekanizmanın devreye girebilmesi için öncelikle PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki bütün silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, ardından bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Kanun hangi suçları kapsıyor?

Kabul edilen düzenleme;

PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile örgüt lehine işlenen ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamına giren suçları kapsıyor.

Ancak kapsam bütün suçlar için aynı sonucu doğurmuyor.

Soruşturma ve davalarda 5 ve 10 yıllık erteleme

Kanunun aradığı şartların gerçekleşmesi halinde, kapsam içindeki suçlardan üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektirenler hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenecek.

15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren kapsamdaki suçlarda ise erteleme süresi 10 yıl olacak.

Burada önemli bir istisna bulunuyor:

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren belirtilen suçlar, soruşturma ve kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin bu düzenlemenin dışında tutuluyor.

Erteleme döneminde dava zamanaşımı işlemeyecek; dosyalar ve suçun ispatına ilişkin deliller muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve mal varlıkları bakımından ise tasfiye kararı verilerek bunların Hazineye irat kaydedilmesi mümkün olacak.

Yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kalkacak

Düzenleme, erteleme kararını koşulsuz hale getirmiyor.

Erteleme süresi içerisinde yeniden bir terör suçu işlenmesi halinde soruşturma veya kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin karar kaldırılacak ve adli süreç kaldığı yerden devam edecek.

Buna karşılık belirtilen 5 veya 10 yıllık süre yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasında ise düşme kararı verilebilecek.

Bu hüküm, düzenlemenin hukuki sonuçları bakımından en dikkat çekici maddelerinden birini oluşturuyor.

Kesinleşmiş cezalar açısından da 5 ve 10 yıllık sistem

Kanun yalnızca devam eden soruşturma ve davaları değil, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini de kapsayan ayrı bir mekanizma getiriyor.

Kapsama giren suçlardan toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası alanlar ile kapsama giren müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunanların infazı ise 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenebilecek.

Burada da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile kanunda ayrıca istisna tutulan 1 Haziran 2005 öncesine ilişkin ağır suçlar kapsam dışında bırakılıyor.

Erteleme süresi içerisinde yeni bir terör suçu işlenmesi durumunda infaz ertelemesi kaldırılacak.

Ancak 5 veya 10 yıllık süre yeni terör suçu işlenmeden tamamlanırsa verilen ceza infaz edilmiş sayılacak.

Kanun “genel af” mı getiriyor?

Kanunun kamuoyunda en çok tartışılacak yönlerinden biri bu noktada ortaya çıkıyor.

Metinde genel af veya özel af şeklinde doğrudan bir düzenleme bulunmuyor. Suçlar ve kişiler bakımından kategorik bir cezasızlık da öngörülmüyor.

Bunun yerine hukuki sonuçları belirli şartlara bağlanan soruşturma, kovuşturma ve infaz erteleme sistemi kuruluyor.

Bununla birlikte, mekanizmanın etkisi yalnızca geçici olarak dosyaları bekletmekten ibaret değil.

Çünkü belirlenen sürelerin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması halinde devam eden soruşturma ve kovuşturmaların sona ermesi; kesinleşmiş mahkûmiyetlerde ise cezanın infaz edilmiş sayılması mümkün olacak. Bu nedenle düzenleme, teknik olarak “genel af” şeklinde kurulmamış olmakla birlikte, şartları eksiksiz yerine getiren kişiler açısından ceza hukuku ve infaz hukuku bakımından kalıcı sonuçlar doğurabilecek.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de düzenlemenin kabulünün ardından bu tartışmaya doğrudan yanıt vererek yasanın “af, pazarlık veya taviz değil” olduğunu, temel amacının terör örgütünün bütün unsur ve uzantılarıyla tasfiyesi olduğunu açıkladı.

Kanun neleri getirmiyor?

Kabul edilen metnin sınırlarını doğru okumak da önem taşıyor.

Kanun, herkesi kapsayan otomatik bir tahliye sistemi getirmiyor. Her dosya ilgili savcılık, mahkeme veya infaz hâkimliği tarafından düzenlemedeki şartlara göre değerlendirilecek.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçunu erteleme sistemine dahil etmiyor.

Müsadere hükümlerini ortadan kaldırmıyor. Aksine mal varlığı ve eşya üzerindeki müsadere ve tasfiye sonuçlarının uygulanmasına devam edilmesi öngörülüyor.
Erteleme kararlarını yargısal denetimin dışında bırakmıyor. Savcılık ve mahkeme kararlarına karşı kanunda belirtilen sürelerde itiraz yolları açık tutuluyor.
Hak yoksunluklarını otomatik olarak kaldırmıyor. Bunların kaldırılması için Kurulun talebi ve ilgili yargı merciinin kararı gerekecek. Beş yıllık ertelemelerde en az iki, 10 yıllık ertelemelerde ise en az üç yıl geçmesi şartı aranacak.

Ayrıca düzenleme doğrudan yeni anayasa, vatandaşlık tanımı veya yerel yönetim sistemi gibi daha geniş siyasal alanları değiştiren hükümler kurmuyor. Kabul edilen kanunun merkezinde örgütün tasfiyesi sonrasında ceza soruşturmalarının, davaların, infazın, silah tesliminin ve sürecin kurumsal takibinin nasıl yürütüleceği bulunuyor. Bununla birlikte Kurul, ilerleyen aşamalarda gerekli görürse yeni adli, idari veya yasal düzenlemeler yapılmasını talep edebilecek.

Başvurular için 6 aylık süre

Düzenlemenin uygulanabilmesi için kişisel başvuru da gerekiyor.

Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, örgütün fiilî varlığının sona erdiğine ve silahların teslim edildiğine ilişkin MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde, bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara yazılı bildirimde bulunmaları gerekecek.

Teslim edilen silah, mühimmat, patlayıcı, araç, gereç ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak; uygulamanın ayrıntıları İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek.

Sürecin başında Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacak

Kanun, uygulamanın siyasi ve idari koordinasyonu için yeni bir Kurul oluşturuyor.

Kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek.

Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak.

İhtiyaç halinde alt komisyonlar oluşturulabilecek ve kamu kurumlarından veya gerekli görülen kişilerden temsilciler toplantılara davet edilebilecek.

Kurul ayrıca sürecin ilerleyişini dönemsel olarak değerlendirecek ve gerekli görmesi halinde yeni adli, idari veya yasal düzenleme talebinde bulunabilecek.

TBMM de süreç dışında bırakılmayacak. Kurulun Meclisi düzenli olarak bilgilendirmesi öngörülürken, TBMM Başkanlığı bünyesinde ayrıca bir İzleme Komisyonu oluşturulacak.

İlk değerlendirmeler: Devlet ve siyasetten art arda mesajlar

Kanunun TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesinin ardından devletin yürütme kademesi ile siyasi partilerden ilk değerlendirmeler geldi.

Cevdet Yılmaz: “Kazanan 86 milyon olacak”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kanunun geniş bir siyasi mutabakatla kabul edildiğini belirterek TBMM'de yaklaşık bir yıldır sürdürülen çalışmaların önemine dikkat çekti.

Yılmaz, sürecin devlet politikası haline geldiğini, devletin temel niteliklerinden ve milletin değerlerinden taviz verilmediğini ifade ederken provokasyon ve dezenformasyona karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde “kazanan Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon vatandaşımız olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanı Çiftçi: “Af, pazarlık veya taviz değil”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, düzenlemenin bir af olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kanunun esasının terör örgütünün bütün unsurları ve uzantılarıyla tasfiyesi olduğunu söyledi.

Çiftçi, şehitlerin hatırası ile gazilerin fedakârlığının devlet açısından kırmızı çizgi olmaya devam edeceğini belirterek süreci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin iradesi ve TBMM'nin desteğiyle ilişkilendirdi.

Adalet Bakanı Gürlek: Hukuki sürecin merkezinde birlik ve güvenlik var

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise kanunun milletin huzuru, devletin güvenliği ve ortak gelecek anlayışı üzerine kurulduğunu belirtti.

Gürlek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin huzur, güven ve kardeşliği kalıcı hale getirmesini beklediklerini belirterek kanunun hazırlanması ve kabul edilmesi sürecinde rol alan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile siyasi partilere teşekkür etti.

İletişim Başkanı Duran: “Kalıcı bir kazanım” vurgusu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TBMM'de atılan adımı “Terörsüz Türkiye” hedefi bakımından ortaya konulan siyasi iradenin göstergesi olarak değerlendirdi.

Duran, düzenlemenin Türkiye'nin terörden tamamen kurtulması, birlik ve bütünlüğünün güçlenmesi ve geleceğe daha güvenli şekilde ilerlemesi bakımından sonuç üretmesini beklediklerini belirtti; Meclisteki adımın gelecek nesiller açısından “kalıcı bir kazanım” olmasını diledi.

Kurtulmuş: Meclis sürecine dikkat çekti

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yasanın hazırlanmasında yalnızca bir teklif metni üzerinde çalışılmadığını, ayrıntılar üzerinde siyasi partilerin katkısıyla kapsamlı bir süreç yürütüldüğünü belirtti.

Kurtulmuş, kabulün ardından bundan sonraki sürecin düzenli şekilde işlemesini beklediğini ifade ederek Mecliste çalışmalara katkı sağlayan partilere teşekkür etti.

Bahçeli'den kısa değerlendirme

“Terörsüz Türkiye” sürecinin başlangıcındaki çağrılarıyla siyasi tartışmanın merkezinde yer alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kanunun kabulünün ardından kısa bir değerlendirmede bulunarak düzenleme için “Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

DEM Parti: Asıl önemli aşama uygulama

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise kanunun Türkiye'nin barışına katkı sağlamasını beklediklerini belirterek düzenlemeyi bir başlangıç olarak değerlendirdi.

Hatimoğulları'na göre bundan sonraki kritik aşama kanunun uygulanması olacak. Güvenlik kurumlarının tespitinin ardından MGK kararının hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanmasının geciktirilmemesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, Meclisin yeniden çalışmalarına başlamasıyla demokratikleşme alanında yeni yasal düzenlemeler beklediklerini açıkladı.

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da Mecliste ortaya çıkan yüksek desteği “büyük mutabakat” olarak değerlendirdi.

Yeniden Refah Partisi referandum istedi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Genel Kurul görüşmeleri sırasında düzenlemenin referanduma götürülmesini savundu.

Erbakan, PKK/KCK mensuplarıyla ilgili kararın şehit aileleri, gaziler ve millet tarafından verilmesi gerektiğini belirterek partisinin teklife çekimser yaklaşacağını açıkladı.

Zafer Partisi ve Demokrat Parti'den sert itiraz

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise kanunu açık biçimde reddederek düzenlemeyi “af” olarak nitelendirdi ve bundan sonraki süreçte anayasal ve siyasal düzenlemeler yapılacağı yönündeki endişesini dile getirdi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da düzenlemenin örgütün siyasi hedeflerine sonuç üretme riski taşıdığını savunarak kanuna karşı olduklarını açıkladı.

Bundan sonra ne olacak?

TBMM'deki kabul, sürecin hukuki ayağında önemli bir eşik olmakla birlikte kanunda öngörülen esas mekanizma henüz şartlara bağlı.

Bundan sonraki yol haritasında belirleyici aşamalar şöyle olacak:

Öncelikle PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığının sona erdiği ve kontrolündeki silahların bütünüyle teslim edildiği güvenlik kurumlarınca tespit edilecek.

Bu tespit MGK tarafından teyit edilecek.

MGK kararı Resmî Gazete’de yayımlanacak.

Ardından 6 aylık başvuru dönemi başlayacak.

Savcılıklar, mahkemeler ve infaz hâkimlikleri dosyalar hakkında kanunda öngörülen şartlara göre karar verecek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki Kurul uygulamayı takip edecek; TBMM bünyesinde kurulacak İzleme Komisyonu ise süreci parlamenter denetime açık tutacak.

Dolayısıyla TBMM'deki kabul, “Terörsüz Türkiye” sürecinin tamamlandığı anlamına değil, silahsızlanmanın doğrulanması sonrasında uygulanacak hukuki ve kurumsal yol haritasının oluşturulduğu yeni bir aşamaya geçildiği anlamına geliyor.

Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi; Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı açıklamaları ile siyasi parti temsilcilerinin 10-11 Ağustos 2026 tarihli değerlendirmeleri.

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı POLİTİKA

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)