Bahçeli’den TBMM’de Kritik Mesajlar: Terörsüz Türkiye, Doğu Akdeniz ve Siyasette Arınma Çağrısı
MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda iç ve dış politikaya ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. “Terör bitecek, kardeşlik yükselecek” diyen Bahçeli, Avrupa Birliği’ne sert eleştiriler yöneltirken Türkiye–Libya deniz yetki alanları mutabakatının önemini vurguladı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve Bedir Mutabakatı’nı bölgesel güvenlik açısından değerlendiren MHP lideri, İsrail’de Arap partilerini de içeren hükümet kurulmasını önerdi. Konuşmasının son bölümünde ise demokratik siyaset, toplumsal huzur, yolsuzlukla mücadele ve siyasette arınma çağrısı öne çıktı.
ANKARA – GAZETE ANKARA DHP | POLİTİKA HABERLERİ- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhuriyet'in 103. yılından Türkiye'nin güvenlik politikalarına, Türk dünyasından Avrupa Birliği'ne, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'daki gelişmelere kadar geniş bir gündemi ele aldı.
Türkiye'nin iç güvenliğinin bölgesel istikrarla doğrudan bağlantılı olduğunu savunan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasında Avrupa'daki ekonomik ve toplumsal gelişmelere yönelik eleştirilerini dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunacağını vurguladı. Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını memnuniyetle karşıladı.
MHP lideri, savunma sanayisinde çok taraflı ortak üretim ve teknoloji geliştirme çalışmalarına da dikkat çekerek Mekke ve Bedir anlaşmalarını değerlendirdi. İsrail seçimlerinin ardından ortaya çıkan siyasi tabloya ilişkin açıklamalarında ise Arap partilerinin de yer aldığı bir hükümetin kurulmasının bölgesel barışa katkı sağlayabileceğini savundu.
Bahçeli'nin konuşmasının son bölümünde siyaset kurumuna yönelik uyarılar öne çıktı. Siyasi rekabetin demokratik zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten MHP lideri, yolsuzluk ve siyasi kirlilikle mücadele çağrısında bulundu.
Cumhuriyet'in 103. Yılı: “Cumhuriyet Yalnızca Bir Miras Değil, Emanettir”
Bahçeli, konuşmasının başlangıcında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecini tarihsel bir çerçevede değerlendirdi.
Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele dönemlerini hatırlatan Bahçeli, Cumhuriyet'in Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sonucu olduğunu belirtti.
Cumhuriyet'in yalnızca bir yönetim sistemi olmadığını, millî egemenlik, hukuk ve toplumsal dayanışmanın temelini oluşturduğunu ifade eden Bahçeli, özellikle genç kuşaklara yönelik mesajlarında şu sözlere yer verdi:
"Cumhuriyet sana bırakılmış yalnızca bir miras değil; aklınla, ahlakınla, azmin ve fedakarlığınla yaşatacağın bir emanettir."
Cumhuriyet'in demokratik kurumlarla güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, kalkınma ve toplumsal refah hedeflerinin de bu anlayışla bağlantılı olduğunu ifade etti.
MHP lideri, Türkiye'nin geleceğe yönelik hedeflerini değerlendirirken Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş medeniyet seviyesine ulaşma idealine işaret etti. Demokratik standartların yükseltilmesi, hak ve özgürlüklerin hukukla güvence altına alınması ve dış politikada bağımsız hareket edebilmenin Türkiye'nin temel hedefleri arasında bulunması gerektiğini savundu.
“Terör Bitecek, Kardeşlik Yükselecek”
Bahçeli'nin konuşmasında iç politikaya ilişkin en belirgin başlıklardan biri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri oldu.
Türkiye'nin güvenlik politikalarının bölgesel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Bahçeli, terörün sona erdirilmesini yalnızca bir güvenlik meselesi olarak değil, toplumsal huzur ve bölgesel refahın da ön koşullarından biri olarak gördüklerini ifade etti.
Bu konuda siyasi rakiplerine de eleştiriler yönelten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir."
MHP lideri, bu hedefin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını, çevre ülkelerde de güvenli ve istikrarlı bir düzenin oluşturulması gerektiğini savundu.
"O sebeple terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge diyoruz. Türk dünyasında birlik ve dirlik istiyoruz."
Bahçeli'nin bu açıklamaları, MHP'nin terörle mücadele ve bölgesel güvenlik politikalarını ortak bir stratejik çerçeve içinde değerlendirmeye devam ettiğini ortaya koydu.
Bununla birlikte konuşmada, sürece ilişkin yeni ve ayrıntılı bir yasal düzenleme takvimi açıklanmadı. Güvenlik, hukuk, silahsızlanma ve toplumsal bütünleşme alanlarında izlenecek somut uygulamaların nasıl şekilleneceği, kamuoyunun takip ettiği temel konular arasında bulunuyor.
Türk Dünyasında Birlik: Ankara Zirvesi ve Ortak Gelecek Vizyonu
Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatının Ankara'da gerçekleştirilen 13. Zirvesi'ni de değerlendirdi.
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin ekonomik, teknolojik, kültürel ve askerî boyutlarda geliştirilmesini desteklediklerini belirten Bahçeli, ortak tarih ve kültür birikiminin kurumsal iş birliğiyle güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türk dünyasına yönelik yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi:
"Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla Türk devletlerinin yolu aydınlanmalı, çağın gerektirdiği donanımla atılan umut tohumları muhabbet fidanlarına, kardeşlik ormanına dönüşmelidir.
MHP lideri, Ankara Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde yer alan iş birliği alanlarının önemine değinerek üye devletler arasındaki ilişkilerin daha ileri taşınması gerektiğini belirtti.
Bahçeli'nin aktardığına göre 167 maddeden oluşan sonuç bildirgesi, Türk devletleri arasında ortak geleceği şekillendirmeyi amaçlayan çok sayıda iş birliği alanını kapsıyor.
Konuşmada Türk dünyasıyla ilişkilerin yalnızca tarihî ve kültürel bağlar üzerinden değil, ekonomik kalkınma, teknoloji geliştirme, bölgesel güvenlik ve uluslararası diplomasi açısından da değerlendirilmesi gerektiği öne çıktı.
Avrupa Birliği'ne Sert Eleştiri: “Pedal Çevirecek Dermanı da Kalmamış Görünmektedir”
Bahçeli, Avrupa'da yaşandığını belirttiği protestolar, ekonomik sıkıntılar ve güvenlik sorunları üzerinden Avrupa Birliği politikalarını eleştirdi.
Fransa'da başlayan ve bazı Avrupa ülkelerine yayılan toplumsal hareketlerin nedenlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve Türk karşıtlığı üzerinden yürütülen siyaset anlayışının toplumsal sorunları derinleştirdiği görüşünü dile getirdi.
Avrupa ekonomisinin küresel rekabetteki konumunun zayıfladığını ileri süren Bahçeli, değerlendirmesinde dikkat çeken bir benzetme kullandı:
"Zira Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış görünmektedir."
MHP lideri, Türkiye'nin Avrupa bakımından stratejik öneminin arttığını savunarak Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik eleştirilerini de hedef aldı.
Türkiye'nin coğrafi konumu, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkilerinin Avrupa açısından önem taşıdığını ifade etti.
Bahçeli'nin Avrupa ekonomisinin durumu ve protestoların nedenlerine ilişkin değerlendirmeleri siyasi görüşlerini yansıtıyor. Farklı Avrupa ülkelerindeki ekonomik göstergeler ve toplumsal hareketlerin nedenleri, kendi ulusal koşulları içerisinde ayrıca ele alınmayı gerektiriyor.
Düzen, Dirlik ve Adalet: Devlet Yönetiminde Şeffaflık Vurgusu
Konuşmasının devlet ve toplum anlayışına ilişkin bölümünde Bahçeli, “düzen” ve “dirlik” kavramlarının üzerinde durdu.
Birey, toplum ve devlet arasındaki ilişkinin hukuk, ahlak ve adalet temelinde kurulması gerektiğini savunan Bahçeli, toplumsal huzurun yalnızca güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağına işaret etti.
MHP'nin devlet yönetimi anlayışını anlatırken Şeyh Edebali'nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü hatırlatan Bahçeli, hukukun üstünlüğü ve demokratik standartların önemini vurguladı.
"Devletin dini adalettir" şiarıyla hukukun üstünlüğüne ve yüksek demokratik standartlara haiz siyasal sistem ile hizmette kaliteyi esas alan şeffaf ve hesap verebilir kamu yönetimi, düzen ve dirlik anlayışımızın siyasal çatısını teşkil etmektedir.
Bu açıklamalarında Bahçeli, devlet yönetiminde adaletin, kamu hizmetlerinde kalitenin ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.
Türkiye–Libya Mutabakatı: Doğu Akdeniz'de Yeni Diplomatik Aşama
Bahçeli'nin dış politika gündeminde Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatı da önemli yer tuttu.
Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026 tarihinde Türkiye ile 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı onaylamasını memnuniyetle karşıladığını belirten Bahçeli, kararın iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi bakımından önem taşıdığını söyledi.
Mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle uyumlu olduğunu savunan MHP lideri, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunacağını ifade etti.
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ve Avrupa Birliği'nin Türkiye–Libya ilişkilerine yönelik tutumlarına eleştiriler yönelten Bahçeli, Türkiye'nin egemen kararlarına dışarıdan müdahale edilmesini kabul etmediklerini söyledi.
"Ne Türkiye ne de Libya, onların beklenti ve taleplerine uygun davranmak zorunda değildir."
Bahçeli'nin açıklamalarına konu olan 20 Ekim kararı, Türkiye'nin yanı sıra Libya Temsilciler Meclisinin de 2019 tarihli mutabakatı kabul etmesi bakımından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da aynı tarihte yayımladığı açıklamada kararı memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Ancak Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin diğer ülkelerin farklı hukukî ve diplomatik görüşleri bulunuyor. Libya Temsilciler Meclisinin kararı, bu görüş ayrılıklarını tek başına sona erdirmiyor.
İstanbul Diplomasisi: Türkiye'nin Çok Taraflı Girişimlerine Destek
Bahçeli, 23 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen ve Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarını bir araya getiren görüşmeleri de değerlendirdi.
Türkiye'nin bölgesel sorunlara yönelik diplomatik girişimlerini desteklediğini belirten Bahçeli, İstanbul'da gerçekleştirilen toplantıyı çok taraflı diplomasinin önemli bir örneği olarak nitelendirdi.
MHP lideri, görüşmelerde Filistin meselesi, Yemen ve bölgesel güvenlik sorunlarının gündeme gelmesine dikkat çekti.
Bahçeli'nin değerlendirmesinde Türkiye'nin bölgesel krizlerin çözümünde diplomatik imkânlarını kullanması ve uluslararası temaslarını geliştirmesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması: TBMM'deki Onay Sürecine Dikkat Çekti
Bahçeli, 7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı bölgesel güvenlik açısından değerlendirdi.
Anlaşmanın üç ülke arasındaki askerî iş birliğini ve dayanışmayı güçlendireceğini savunan Bahçeli, anlaşmanın TBMM'deki onay sürecine dikkat çekti.
MHP lideri, anlaşmanın tarafların güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda ortak tedbirler alabilmesini öngördüğünü belirterek Yemen çevresindeki çatışmalar ve Husi saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli, sivil kayıpların önlenmesi ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla anlaşmanın sağlayacağı imkânların değerlendirilmesini istedi.
Mekke Anlaşması'na ilişkin bu açıklamalar, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarında çok taraflı savunma iş birliklerinin önemine yönelik MHP yaklaşımını yansıtıyor.
Bedir Mutabakatı: Savunma Sanayisinde Ortak Üretim ve Teknoloji Paylaşımı
Konuşmanın sanayi ve teknoloji politikaları bakımından dikkat çeken bölümlerinden biri de 21 Ekim 2026 tarihinde Doha'da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı oldu.
Bahçeli, söz konusu mutabakatın savunma sanayisinde iş birliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Mutabakatın askerî üretim, ortak araştırma ve geliştirme, teknoloji paylaşımı ve teknik askerî eğitim alanlarını kapsadığına işaret eden Bahçeli, iş birliğinin yalnızca mevcut ürünlerin tedarikiyle sınırlandırılmaması gerektiğini savundu.
MHP lideri, ortak projelerin geliştirilmesi ve ülkeler arasında teknik kapasitenin paylaşılmasının savunma sanayisinde yeni imkânlar oluşturabileceğini ifade etti.
Bu alandaki açıklamalar, savunma sanayisinde ortak üretim, teknoloji geliştirme ve müşterek kabiliyet kazanımı hedeflerinin Türkiye'nin uluslararası iş birlikleri bakımından önemini ortaya koyuyor.
Millî Savunma Bakanlığının 21 Ekim tarihli açıklaması da dört ülke arasında Bedir Mutabakat Zaptı'nın imzalandığını doğruluyor.
İsrail Seçimleri: Bahçeli'den Arap Partilerinin de Katıldığı Hükümet Önerisi
Bahçeli'nin konuşmasında Orta Doğu gündemine ilişkin önemli açıklamalardan biri, İsrail seçimlerinin ardından ortaya çıkan parlamento tablosuna yönelik oldu.
Hiçbir siyasi partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemediğini belirten Bahçeli, Arap partilerinin seçim sonrasında kazandığı konuma dikkat çekti.
MHP lideri, İsrail'de farklı toplumsal kesimlerin temsil edildiği bir hükümet kurulmasının Filistin meselesinde yeni bir diplomatik imkân oluşturabileceğini savundu.
Bahçeli, Arap partilerinin de yer aldığı bir hükümetin İsrail siyasetinde önemli bir gelişme olacağını belirterek böyle bir yapının toplumsal uzlaşmayı güçlendirebileceği görüşünü dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ve uluslararası Yahudi kuruluşlarının kapsayıcı bir hükümet arayışına destek vermesinin Filistin barış sürecine katkı sağlayabileceğini de ifade etti.
Bahçeli'nin önerisi, İsrail'deki siyasi partilerin koalisyon görüşmeleri ve parlamento aritmetiğiyle doğrudan bağlantılı bulunuyor. MHP liderinin açıklaması, kurulmuş bir hükümeti veya kesinleşmiş bir diplomatik anlaşmayı değil, değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğü siyasi bir seçeneği ifade ediyor.
Gazze, İran ve Ukrayna: Savaşların Ekonomik Etkilerine Dikkat Çekti
Bahçeli, Gazze'deki ateşkese rağmen Batı Şeria'da devam ettiğini belirttiği yerleşimci saldırılarını da gündeme taşıdı.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki askerî gerilimin, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin ve Rusya–Ukrayna savaşının uluslararası güvenlik bakımından riskler oluşturduğunu savundu.
Savaşların yalnızca çatışmaların yaşandığı ülkeleri değil, enerji piyasalarını, uluslararası ticareti ve tedarik zincirlerini de etkilediğini belirtti.
Bahçeli, çatışmaların devam etmesinin küresel ekonomik belirsizliği artırabileceği uyarısında bulundu.
Irak ve Suriye: Silahsızlanma ve Kalkınma Yolu Projesi
Bahçeli, Irak'ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve yasa dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik açıklamaları da değerlendirdi.
Irak Başbakanının silahların devletin kontrolünde toplanması gerektiği yönündeki beyanını hatırlatan Bahçeli, bu yaklaşımı “Terörsüz Bölge” hedefi bakımından olumlu bir gelişme olarak gördüğünü ifade etti.
Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini belirten MHP lideri, Kalkınma Yolu Projesi'nin iki ülke arasındaki ticaret ve ulaşım bağlantılarını güçlendirebileceğini savundu.
Bahçeli'nin açıklamalarında, güvenlik ve ekonomik kalkınmanın birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Siyasi Rekabette Uyarı: “Siyasetin Görevi Tahrik Etmek Değil, Birleştirmektir”
Bahçeli, konuşmasının son bölümünde Türkiye'deki siyasi tartışmalara ve demokratik rekabetin sınırlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Siyasi kararların eleştirilebileceğini, demokratik denetimin meşru olduğunu belirten MHP lideri, siyasi rekabetin toplumsal huzuru bozacak bir çatışmaya dönüşmemesi gerektiğini savundu.
Bahçeli, farklı görüşlerin ifade edilmesinin demokratik siyasetin parçası olduğunu kabul etmekle birlikte, eleştiri ile toplumsal kışkırtıcılık arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtti.
MHP lideri, siyasi tartışmalarda sorumluluk ve hukuk vurgusunu öne çıkardı.
"Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir. Kutuplaştırmak değil, kucaklaştırmaktır."
Bahçeli'nin siyasi muhalefete yönelik eleştirileri, konuşmanın iç politika bakımından dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.
Bu açıklamalar, demokratik eleştiri hakkı ile kamu düzeninin korunması arasındaki ilişkinin nasıl ele alınacağı konusunu da gündeme taşıyor.
Yolsuzluk ve Siyasi Kirlilik: “Arınma ve Aklanma Ertelenemez”
Bahçeli, konuşmasını siyaset kurumunun ahlakî sorumluluğuna ilişkin mesajlarla tamamladı.
Yolsuzluk, siyasi kirlilik, kişisel çıkarlar ve parti taassubunun siyaset üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Bahçeli, siyasi hayatın demokratik ilkeler ve toplumsal sorumluluk temelinde yeniden güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
MHP lideri, kamuoyunun siyaset kurumundan beklentilerinin karşılanması gerektiğini ifade ederek yolsuzlukla mücadele ve siyasette arınma konusunda çağrıda bulundu.
Bahçeli'nin açıklamaları, Türkiye'de siyasi etik, kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve demokratik denetim konularını yeniden gündeme taşıdı.
Bununla birlikte konuşmasında belirli bir yeni yasal düzenleme paketi veya siyasette arınma konusunda uygulanacak ayrıntılı bir takvim açıklanmadı.
Bahçeli'den Cumhur İttifakı ve Erdoğan'a Destek Mesajı
Bahçeli, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü diplomatik girişimlere ilişkin olumlu değerlendirmelerde de bulundu.
Türkiye'nin uluslararası toplantılara ev sahipliği yapmasının ve diplomatik girişimlerde bulunmasının önemini vurgulayan Bahçeli, bu çalışmalarda emeği geçenleri tebrik etti.
Cumhur İttifakı'nın toplumsal dayanışmaya yönelik yaklaşımını desteklediğini belirten MHP lideri, iç politikada birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini ifade etti.
Bahçeli'nin açıklamaları, MHP'nin Cumhur İttifakı içindeki siyasi konumunu ve mevcut güvenlik ile dış politika yaklaşımına verdiği desteği yinelediğini gösterdi.
Ankara'dan İç ve Dış Politikaya Uzanan Geniş Gündem
MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin 3 Kasım 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı konuşması, Türkiye'nin iç güvenlik politikalarından bölgesel savunma iş birliklerine, Türk dünyasıyla ilişkilerden Avrupa ve Orta Doğu'daki gelişmelere kadar çok sayıda başlığı bir araya getirdi.
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinde kararlılık mesajı verirken Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerinin korunmasını savundu; savunma sanayisinde çok taraflı ortak üretim ve teknoloji geliştirme çalışmalarına destek verdi; İsrail'de Arap partilerinin de temsil edildiği bir hükümetin kurulmasını önerdi.
Konuşmanın iç politika bakımından önemli mesajlarından biri ise siyasi rekabetin hukuk ve demokratik sorumluluk çerçevesinde yürütülmesi, yolsuzlukla mücadele ve siyasette arınma çağrısı oldu.
Açıklamaların uygulamadaki karşılığı, TBMM'deki yasal süreçler, uluslararası anlaşmaların onay ve uygulama aşamaları, diplomatik görüşmeler ve ilgili ülkelerdeki siyasi gelişmeler üzerinden izlenebilecek.
ANA KAYNAK: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığı, Dr. Devlet Bahçeli'nin 3 Kasım 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı konuşmasının resmî tam metni.
Ek kaynaklar: T.C. Dışişleri Bakanlığı, 20 Ekim 2026 Türkiye–Libya mutabakatı açıklaması; T.C. Millî Savunma Bakanlığı, 21 Ekim 2026 Bedir Mutabakatı açıklaması; T.C. Cumhurbaşkanlığı, 30 Ekim 2026 Türk Devletleri Teşkilatı Ankara Zirvesi açıklaması.
Haber Editörü: Dr. Oğuz Poyrazoğlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP